
Korku, Dram, Bilim-Kurgu

Park Gang-du

Park Hie-bong

Park Nam-il

Park Nam-joo

Park Hyun-seo

The Monster (voice)

Se-jin
Se-joo

Homeless Man

Fat Guevara
Seul’ün kalbinden geçen Han Nehri, yıllar önce Amerikan askeri üssünden dökülen kimyasal atıklar yüzünden mutasyona uğramış devasa bir canavara ev sahipliği yapmaya başlar. Nehir kenarında büfe işleten Park ailesi, sıradan bir günde suyun derinliklerinden gelen bu dehşetle yüzleşir. Canavar, kalabalığın arasına dalarak Park ailesinin en küçük üyesi olan Hyun-seo’yu yakalar ve sulara gömülür.
Yetkililer nehrin bir virüs taşıdığını iddia ederek karantina ilan ederken, kızlarının hala hayatta olduğuna dair bir işaret alan aile, bürokrasinin ve korkunun ötesine geçmeye karar verir. Toplum tarafından pek ciddiye alınmayan bu "kaybedenler" ailesi; sakar bir baba, emekli bir okçu, işsiz bir üniversite mezunu ve yaşlı bir dededen oluşan kadrosuyla canavarın peşine düşer. Yaratık, sadece bir canavar avı değil, aynı zamanda sistemin işleyişine karşı verilen absürt ve dokunaklı bir direniş hikayesidir.
Filmin başrolünde, Güney Kore sinemasının en güçlü isimlerinden Song Kang-ho yer alıyor. Canı yanan ama sakarlığıyla gülümseten baba Gang-du rolünde, karakterin yaşadığı çaresizliği ve baba şefkatini muazzam bir doğallıkla sergiliyor. Ona eşlik eden Bae Doona, profesyonel okçu olan ancak en kritik anlarda tereddüt yaşayan kız kardeş rolünde sessiz ve etkileyici bir performans sunuyor.
Ailenin entelektüel ama hayata tutunamamış üyesi rolünde Park Hae-il ve bilge dede karakteriyle Byun Hee-bong, kadronun dramatik yapısını güçlendiriyor. Bu dört ismin arasındaki aile dinamikleri, filmin sadece bir korku-gerilim değil, aynı zamanda editoryal derinliği yüksek bir karakter çalışması olmasını sağlıyor.
Akademi Ödüllü yönetmen Bong Joon-ho’nun imzasını taşıyan Yaratık, canavar filmi türünü kökten değiştiren bir başyapıttır. Yönetmen, korku ve aksiyon öğelerini keskin bir mizah ve sosyal eleştiriyle harmanlıyor. Filmin canavarı, çoğu türdaşının aksine hikayenin başında tüm çıplaklığıyla gösterilir; ancak asıl gerilim canavarın kendisinden ziyade, devletin ve sistemin bu felakete verdiği tepkisizlikten doğar. Görüntü yönetimi ve ses tasarımı, Han Nehri’nin puslu atmosferini tekinsiz bir sahneye dönüştürürken, canavarın tasarımı da özgünlüğüyle dikkat çekiyor.
Sıradan bir aksiyonun ötesinde, içinde toplumsal mesajlar ve derin karakter analizleri barındıran yapımlardan hoşlananlar bu filmi kaçırmamalı. Eğer Parazit filminin yönetmeni Bong Joon-ho’nun sinema diline hayransanız, Yaratık sizin için bir referans noktası olacaktır. Hem bir korku filmi heyecanı hem de bir dram filmi dokunaklılığı arayan izleyiciler için mükemmel bir dengedir. Ayrıca canavar filmlerine (kaiju) meraklı olan ama daha "insani" ve özgün bir bakış açısı arayanlar için de idealdir.
Yaratık, canavarı bir "dış tehdit" olarak kullanırken asıl canavarın toplumun işleyişindeki aksaklıklar olduğunu gösterdiği için izlenmeli. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, kahramanlarının kusursuz askerler değil, toplumun dışladığı sıradan ve hatalarla dolu bir aile olmasıdır. Mizahın en karanlık anlarda bile hikayeye dahil olması, izleyiciyi duygusal bir hız trenine bindirir. Hem görsel efekt başarısı hem de senaryo zekasıyla türünün en iyi örneklerinden biri kabul edilir.
Aile Bağları: En zor şartlarda bile kopmayan, kusurlu ama sarsılmaz sadakat.
Sistem Eleştirisi: Devlet mekanizmalarının ve uluslararası güçlerin bireyi korumadaki yetersizliği.
Çevre Kirliliği: İnsan eliyle yaratılan doğa felaketlerinin geri dönüşü olmayan sonuçları.
Bu filmin yarattığı gerilim ve toplumsal eleştiri karışımını sevdiyseniz, yine Bong Joon-ho’nun yönettiği ve bir sınıf mücadelesini anlatan Parazit veya bir trenin içinde geçen distopik aksiyon filmi Kar Küreyici (Snowpiercer) yapımlarına bakmalısınız. Ayrıca devasa bir yaratığın şehri istilasını farklı bir teknikle işleyen Cloverfield da ilginizi çekebilir.
Canavarın tasarımı için yönetmen Bong Joon-ho, Steve Jobs'ın Pixar'ından tanınan tasarımcılarla çalışmıştır. Film, vizyona girdiği dönemde Güney Kore'de tüm zamanların en çok izlenen yapımı olarak rekor kırmış ve dünya çapında pek çok festivalden ödülle dönmüştür. İlginç bir detay olarak, filmin başlangıcındaki kimyasal atık sahnesi, 2000 yılında Seul'deki bir Amerikan üssünde gerçekten yaşanmış bir olaydan esinlenilmiştir.
Canavar, kimyasal atıklar nedeniyle mutasyona uğramış, devasa bir balık ile amfibi bir canlının karışımına benzeyen, son derece hızlı ve çevik bir yaratıktır.
Filmin finali, izleyiciyi duygusal olarak sarsan ve geleneksel Hollywood finallerinden ayrılan, spoilersız söylemek gerekirse hem hüzünlü hem de umut dolu bir sona sahiptir.
Evet, film Amerikan askeri varlığına ve Güney Kore hükümetinin bürokratik hantallığına dair ince ve yer yer sert eleştiriler barındırmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...