

Cage

Rita

General Brigham

Master Sergeant Farell

Skinner

Kimmel

Griff

Ford

Kuntz

Nance
Yarının Sınırında, yakın gelecekte dünyayı ele geçiren ve "Mimics" olarak adlandırılan amansız bir uzaylı ırkına karşı verilen hayatta kalma mücadelesini konu alıyor. Binbaşı William Cage, aslında hiçbir savaş tecrübesi olmayan, ordunun halkla ilişkiler biriminde çalışan "vitrin" bir askerdir. Ancak bir anlaşmazlık sonucu kendisini cephenin en ön saflarında, imkansız bir çıkarma operasyonunun ortasında bulur. Savaşın başladığı anlarda bir "Alfa" uzaylıyı öldürerek onun kanına maruz kalan Cage, bu temasın ardından akılalmaz bir yetenek kazanır: Zamanı sıfırlamak.
Cage, her öldüğünde aynı günün sabahında yeniden uyanır. Başlangıçta bu korkutucu bir kabus gibi görünse de, her döngüde savaş alanındaki hatalarından ders alarak daha yetenekli ve stratejik bir savaşçıya dönüşür. Bu sonsuz döngüde ona rehberlik edecek tek kişi ise, geçmişte benzer bir deneyimi yaşadığı bilinen efsanevi savaşçı Rita Vrataski’dir. İkili, dünyayı bu yıkımdan kurtarabilmek için her gün yeniden ölmek ve her gün yeniden öğrenmek zorundadır.
Filmin başarısının arkasındaki en büyük güç, başrol oyuncularının arasındaki kusursuz kimyadır. Tom Cruise, William Cage karakteriyle alışılmışın dışında bir performans sergiliyor. Filmin başında korkak ve beceriksiz bir adamı canlandırırken, döngüler ilerledikçe karakterin geçirdiği evrimi seyirciye muazzam bir inandırıcılıkla aktarıyor. Cruise’un aksiyon sahnelerindeki disiplini, filmin realizmini en üst seviyeye taşıyor.
Emily Blunt ise "Metal Fırtına" lakaplı Rita Vrataski rolünde devleşiyor. Blunt, karakterin hem sarsılmaz otoritesini hem de içinde taşıdığı derin yorgunluğu ve hüznü bakışlarıyla bile yansıtabiliyor. Yardımcı kadroda yer alan rahmetli Bill Paxton, sert ama bir o kadar da karikatürize edilmiş Çavuş Farell rolüyle filme harika bir renk katarken, Brendan Gleeson ve Noah Taylor gibi isimler hikayenin derinliğini pekiştiriyor.
Yönetmen Doug Liman, zaman döngüsü gibi riskli bir konuyu, izleyiciyi asla sıkmadan ve tekrara düşmeden işlemeyi başarıyor. Filmin kurgusu o kadar zekice tasarlanmış ki, aynı sahneleri defalarca izlememize rağmen her seferinde yeni bir detay veya mizahi bir dokunuşla karşılaşıyoruz. Yarının Sınırında, sadece bir bilim kurgu filmi değil, aynı zamanda video oyunlarının mantığını sinema diline en iyi uyarlayan yapımlardan biri olarak kabul ediliyor. Görsel efektlerin kalitesi ve Mimics tasarımları, 2014 yapımı olmasına rağmen bugün bile güncelliğini koruyor.
Zaman yolculuğu ve döngü temalı hikayelerden hoşlananlar için bu film bir başyapıt niteliğinde. Eğer yüksek tempolu bir aksiyon filmi arıyorsanız ve karakter gelişiminin yüzeysel kalmamasını istiyorsanız, bu yapım tam size göre. Aynı zamanda Tom Cruise aksiyonlarını ve Emily Blunt’ın güçlü kadın karakterlerini seven izleyiciler, bu destansı mücadeleden büyük keyif alacaktır.
Filmi benzerlerinden ayıran en temel özellik, ciddiyeti ile mizahı arasındaki hassas dengedir. Cage’in ölme şekillerindeki absürtlükler yer yer güldürürken, insanlığın yok oluşuna dair sahneler kalbinizi sıkıştırıyor. Alıştığımız "ilk sahneden itibaren yenilmez kahraman" imajını yıkarak, bir kahramanın nasıl "inşa edildiğini" adım adım göstermesi, filmi izlenmesi gerekenler listesinde üst sıralara taşıyor.
Yaşa, Öl, Tekrarla: Hatalardan ders çıkarma ve mükemmele ulaşma çabası.
İrade ve Sorumluluk: Korkak bir adamın, dünyanın kaderini omuzlama zorunluluğuyla kahramana dönüşmesi.
Kaderin Manipülasyonu: Kaçınılmaz görünen bir sonu, zamanı bükerek değiştirme arzusu.
Eğer bu filmin döngü mantığını sevdiyseniz, benzer bir konsepti tren kazası üzerinden işleyen Yaşam Şifresi (Source Code) mutlaka izlemeniz gereken bir diğer yapım. Ayrıca zaman döngüsünün komedi tarafına bakmak isterseniz Bugün Aslında Dündü (Groundhog Day) veya uzaylı istilasına karşı verilen farklı bir savaşı görmek isterseniz Yıldız Gemisi Askerleri (Starship Troopers) iyi birer tercih olacaktır.
Film, Hiroshi Sakurazaka’nın "All You Need Is Kill" adlı Japon hafif romanından uyarlanmıştır.
Oyuncuların giydiği metal savaş kostümleri (Exo-suits) yaklaşık 39 ile 59 kilogram ağırlığındaydı. Emily Blunt, bu kostümlerle çalışmanın hayatındaki en zor fiziksel zorluklardan biri olduğunu belirtmiştir.
Tom Cruise, bu filmdeki tehlikeli sahnelerin neredeyse tamamında dublör kullanmadan kendisi oynamıştır.
Warner Bros. filmin ev sineması çıkışında ismini pazarlama stratejisi gereği "Live Die Repeat" olarak ön plana çıkarmıştır.
Yıllardır "Live Die Repeat and Repeat" ismiyle bir devam filmi konuşulsa da oyuncuların yoğun programları nedeniyle henüz resmi bir çekim takvimi belirlenmemiştir.
"Mimic" adı, bu canlıların düşmanlarının taktiklerini hızla öğrenip taklit edebilme ve onlara karşı uyum sağlama yeteneklerinden gelmektedir.
Cage, Omega’nın kanına son kez maruz kaldığında zamanı daha geriye, yani helikopterde olduğu ana sarar. Omega öldüğü için istila başlamadan durdurulmuş olur ancak Cage tüm olanları hatırlamaya devam eder.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...