

Ayten Öztürk

Nejat Aksu

Lotte Staub

Ali Aksu

Yeter Öztürk

Susanne Staub

Cousin Ufuk

Commissioner

Security Guard

Mr. Obermüller
Yaşamın Kıyısında, Almanya ve Türkiye arasında mekik dokuyan, kaderleri birbirine görünmez iplerle bağlı altı farklı karakterin çarpıcı hikâyesini konu alıyor. Emekli Ali, Bremen’de yaşayan ve yalnızlığını dindirmek için hayat kadını Yeter ile bir anlaşma yapan yaşlı bir adamdır. Ali’nin oğlu Nejat ise Alman dili ve edebiyatı profesörü olarak hayatını sürdüren, babasının bu ilişkisine başta mesafeli yaklaşan ancak zamanla Yeter’in hikâyesinden etkilenen bir entelektüeldir. Yeter’in ani ve trajik ölümü, Nejat’ı vicdani bir borçla İstanbul’a sürükler; amacı Yeter’in kayıp kızı Ayten’i bulmaktır.
Öte yandan, siyasi bir aktivist olan Ayten, Türkiye’deki polis takibinden kaçarak Almanya’ya sığınmıştır. Burada yolu genç ve idealist Lotte ile kesişir. İkilinin arasındaki derin bağ, Lotte’nin annesi Susanne’ın tüm itirazlarına rağmen onları tehlikeli bir yolculuğun eşiğine getirir. Hikâye, karakterlerin birbirini asla tanımasa bile birbirlerinin hayatlarını kökten değiştirdiği, coğrafi sınırları aşan bir kayıp ve yeniden doğuş anlatısına dönüşür. Dram filmi türünün en zarif örneklerinden biri olan yapım, tesadüflerin hayatımızdaki sarsıcı gücünü ustalıkla işler.
Filmin kadrosu, Türk ve Alman sinemasının dev isimlerini bir araya getiriyor. Usta oyuncu Tuncel Kurtiz, Ali karakterinde sergilediği doğal ve derinlikli performansıyla filmin duygusal yükünü sırtlıyor. Baki Davrak, içsel bir huzur arayışındaki Nejat rolünde sakin ama etkili bir oyunculuk sunarken, Nurgül Yeşilçay hırçın ve tutkulu Ayten karakteriyle kariyerinin en unutulmaz performanslarından birine imza atıyor.
Alman sinemasının efsanelerinden Hanna Schygulla (Susanne) ve Nursel Köse (Yeter) gibi isimler de hikâyenin dramatik yapısını güçlendiriyor. Patrycia Ziolkowska’nın canlandırdığı Lotte karakteri, filmin masumiyet ve fedakârlık temsilcisi olarak izleyicide derin izler bırakıyor. Oyuncular arasındaki kimya, filmin hem yerli film izle hem de uluslararası bir yapım olarak kabul görmesinin temel nedenlerinden biridir.
Fatih Akın’ın "Aşk, Ölüm ve Şeytan" üçlemesinin ikinci halkası olan bu film, yönetmenin olgunluk dönemi eseri olarak kabul edilir. Cannes Film Festivali’nde En İyi Senaryo ödülünü kazanan yapım, parçalı anlatımı ve kusursuz kurgusuyla dikkat çeker. Yönetmen, ölümü bir son değil, yeni başlangıçlara vesile olan bir kapı olarak betimler. Sinematografisiyle hem İstanbul’un arka sokaklarını hem de Almanya’nın melankolik atmosferini harika yansıtan film, yabancı filmler ve Türk sineması arasındaki kültürel köprüyü başarıyla kurar.
Derinlikli karakter analizlerinden hoşlanan, hayata dair felsefi sorular soran ve duygusal yoğunluğu yüksek yapımları tercih eden sinemaseverler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer sadece yüzeysel bir hikâye değil, üzerine saatlerce konuşulabilecek bir kült filmler örneği arıyorsanız, Yaşamın Kıyısında sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Göç, kimlik çatışması ve kuşak çatışmaları gibi temalara ilgi duyanlar için de eşsiz bir referans kaynağıdır.
Fatih Akın’ın ödüllü senaryosunun kusursuz matematiğini görmek için.
Tuncel Kurtiz’in o eşsiz ekran karizmasına ve oyunculuk dersi niteliğindeki sahnelerine tanık olmak için.
İstanbul ve Bremen ekseninde gelişen, insana dair en saf duyguları (bağışlanma, pişmanlık, sevgi) hissetmek için.
Kader ve Tesadüf: İnsanların birbirinin yanından fark etmeden geçip gitmesi ve hayatlarının trajik olaylarla birleşmesi.
Ölüm ve Yas: Kayıpların ardından gelen arayışın ve vicdani hesaplaşmanın iyileştirici gücü.
Kültürel Kimlik: Gurbetçilik, aidiyet ve iki farklı kültür arasında sıkışmış bireylerin varoluş sancısı.
Anne-Çocuk İlişkisi: Yeter-Ayten ve Susanne-Lotte üzerinden kurulan, çatışmalı ama kopması imkânsız bağlar.
Fatih Akın sinemasını seviyorsanız, yönetmenin bir diğer başyapıtı olan Duvara Karşı filmini veya yolları kesişen hayatları anlatan Alejandro G. Iñárritu imzalı Babel gibi yabancı dram filmleri listesini inceleyebilirsiniz. Ayrıca Ferzan Özpetek’in kültürel dokunuşlar taşıyan filmleri de benzer bir tat verebilir.
Film, Türkiye’nin 80. Akademi Ödülleri (Oscar) için "Yabancı Dilde En İyi Film" dalında adayı olmuştur. Fatih Akın, senaryoyu yazarken karakterleri gerçek hayattaki gözlemlerinden ve göçmenlik deneyimlerinden yola çıkarak oluşturmuştur. Ayrıca filmde yer alan sahaf sahneleri, İstanbul’un entelektüel atmosferine ve kitabın birleştirici gücüne zarif bir saygı duruşu niteliğindedir.
Film, 2007 yılında Cannes Film Festivali'nde "En İyi Senaryo" ödülünü kazanarak uluslararası alanda büyük bir başarı elde etmiştir.
Usta oyuncu Tuncel Kurtiz, Almanya’da yaşayan, yalnız ve inatçı bir baba olan Ali Aksu karakterine hayat vermektedir.
Çekimler Almanya’nın Bremen ve Hamburg şehirleri ile Türkiye’de İstanbul ve Karadeniz bölgesinde (Artvin/Hopa) gerçekleştirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...