

Rick Santoro

Kevin Dunne

Julia Costello

Gilbert Powell

Lincoln Tyler

Lou Logan

Jimmy George

Charles Kirkland

Cyrus

Ned Campbell
Atlantic City’nin ışıltılı ve gürültülü atmosferinde, ağır sıklet boks şampiyonluğu maçı için binlerce insan bir araya gelmiştir. Yerel bir polis dedektifi olan Rick Santoro, bu görkemli geceye hem eğlenmek hem de eski dostu Kevin Dunne ile vakit geçirmek için katılır. Ancak maçın en heyecanlı anında, Savunma Bakanı’na yönelik gerçekleştirilen kanlı bir suikast, stadyumu bir kaos alanına çevirir. Santoro, profesyonel kariyerinin en büyük davasıyla karşı karşıyadır.
Rick, olay anında stadyumda bulunan 14.000 kişiyi potansiyel şüpheli olarak kabul ederek binayı mühürletir. Ancak kamera kayıtlarını ve tanık ifadelerini inceledikçe, olayın basit bir terör saldırısı olmadığını, çok daha derin ve karanlık bir komplonun parçası olduğunu fark eder. Gece ilerledikçe, güvendiği insanların maskeleri düşer ve Rick, kendi yozlaşmış geçmişiyle vicdanı arasında sıkışarak gerçeğin peşine düşer.
Filmin başrolünde, kendine has enerjisi ve abartılı oyunculuk tarzıyla Nicolas Cage devleşiyor. Rick Santoro karakterinin o "hızlı yaşayan ve kuralları esneten" yapısını Cage, büyük bir ustalıkla yansıtır. Cage’in performansı, izleyiciyi hem güldüren hem de karakterin yaşadığı içsel çatışmaya ortak eden bir dinamizme sahiptir.
Ona, soğukkanlı ve disiplinli bir asker olan Kevin Dunne rolünde Gary Sinise eşlik eder. Sinise ve Cage arasındaki gerilim, filmin ana motorunu oluşturur. Ayrıca gizemli bir kadını canlandıran Carla Gugino, hikayenin kilit noktalarında sergilediği performansla gerilimi tırmandırırken, oyuncu kadrosunun geri kalanı Atlantic City’nin tekinsiz atmosferini başarıyla tamamlar.
Usta yönetmen Brian De Palma’nın imzasını taşıyan bu yapım, teknik becerisi ve anlatım diliyle tam bir sinematografi dersi niteliğindedir. Filmin özellikle ilk 13 dakikasını kapsayan ve kesintisiz bir planmış gibi görünen açılış sahnesi, sinema tarihinin en unutulmaz teknik başarılarından biri olarak kabul edilir. De Palma, izleyiciyi adeta olay yerinde bir gözlemciye dönüştürerek gerilimi her saniye diri tutar. Film, bir suç dramasından ziyade, gerçeğin farklı bakış açılarıyla nasıl değişebileceğini sorgulayan bir gerilim filmi klasiğidir.
Brian De Palma’nın görsel oyunlarını ve Nicolas Cage’in yüksek enerjili performanslarını sevenler için bu film kaçırılmaması gereken bir cevherdir. "Kim yaptı?" (whodunnit) tarzındaki gizemli hikayeleri ve tek mekanda geçen gergin atmosferleri tercih eden izleyiciler, filmin kurgusundan büyük keyif alacaktır. Siyasi komplolar ve polisiyeyi harmanlayan suç filmleri listenizde bu yapıma mutlaka yer açmalısınız.
Snake Eyes, sadece hikayesiyle değil, bu hikayeyi anlatış biçimiyle fark yaratır. Aynı olayın farklı karakterlerin gözünden defalarca anlatıldığı "Rashomon etkisi" tekniği, izleyicinin bulmacayı çözme isteğini canlı tutar. Filmin prodüksiyon tasarımı, Atlantic City’nin kumarhane ışıkları altındaki yapay cennetini ve arka plandaki karanlık oyunları mükemmel bir zıtlıkla sunarak görsel bir şölen vaat eder.
Algı ve Gerçek: Bir olayın farklı açılardan bakıldığında nasıl bambaşka anlamlara gelebileceği.
Yozlaşma ve Kefaret: Kendi çıkarları için yaşayan bir polisin, büyük bir suç karşısında vicdanını keşfetme süreci.
İhanet: En yakın dostlukların, güç ve para karşısında nasıl sınandığı.
Eğer bu filmdeki komplo teorilerini ve polisiye dokuyu sevdiyseniz, yine bir boks maçı ve suç temasını işleyen Pulp Fiction veya siyasi suikastların perde arkasını aralayan JFK ilginizi çekebilir. Ayrıca De Palma tarzı bir gerilim için yönetmenin diğer bir başyapıtı olan Blow Out (Patlama), benzer bir ses ve görüntü analizi üzerinden ilerleyen gizemli bir süreç sunar.
Filmin o meşhur kesintisiz açılış sekansı, aslında gizli kesmelerle birleştirilmiş birkaç farklı çekimden oluşmaktadır, ancak De Palma’nın ustalığı sayesinde bu geçişleri fark etmek neredeyse imkansızdır. Ayrıca film, orijinal senaryosunda büyük bir sel ve fırtına felaketiyle sonlanacaktı; ancak test izleyicilerinin tepkileri ve bütçe kısıtlamaları nedeniyle final daha karakter odaklı ve sade bir hale getirildi.
"Snake eyes" (yılan gözleri), barbut oyununda gelen iki adet "bir" sayısını temsil eder ve genellikle şanssızlığı simgeler. Filmde hem kumarhane atmosferine hem de ana karakterin başına gelen talihsizliklere bir göndermedir.
Sahnelerin büyük bir kısmı, Kanada'nın Montreal şehrinde bulunan "Forum" adlı stadyumda çekilmiştir. Atlantic City atmosferini yaratmak için mekan üzerinde büyük değişiklikler yapılmıştır.
Orijinal finalde dev bir gelgit dalgasının kumarhaneyi vurması planlanmıştı. Ancak hem teknik zorluklar hem de hikayenin duygusal ağırlığının felaket sahneleri arasında kaybolacağı düşüncesiyle daha dramatik bir son tercih edildi.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...