
Zeynep (Fadik Sevin Atasoy), hayatını son derece katı rutinler üzerine kurmuş, dış dünyaya ve insanlara kapılarını kapatmış genç bir kadındır. Sabah uyanışından işe gidişine, akşam yemeğinden uyku saatine kadar her anı programlıdır. Bu rutin, onun dış dünyadaki "tehlikelerden" ve duygusal yaralanmalardan kaçış mekanizmasıdır.
Ancak bu mekanik hayat, bir gün ansızın karşısına çıkan bir adamla sarsılır. Film, Zeynep'in sekiz gününü gün gün takip ederken; izleyiciyi bir kadının kendi ördüğü duvarların yıkılışına, bastırılmış duygularının patlamasına ve modern hayatın getirdiği o büyük yabancılaşmaya tanıklık etmeye davet eder. Zeynep, sekiz gün içinde yalnızlığının konforundan, aşkın ve hayal kırıklığının huzursuz edici dünyasına doğru bir yolculuğa çıkar.
Fadik Sevin Atasoy (Zeynep): Filmin neredeyse her karesinde olan Atasoy, az diyalogla sadece bakışları ve vücut diliyle bir insanın iç dünyasındaki fırtınaları muazzam bir şekilde yansıtır. Bu performansıyla 44. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü almıştır.
Ahmet Mümtaz Taylan: Zeynep'in hayatına giren karakterlerden biri olarak, her zamanki doğal ve derinlikli oyunculuğuyla hikayeye dahil olur.
Ali Sürmeli & Cengiz Okuyucu: Filmin yan karakterleri olarak hikayenin dramatik yapısını güçlendiren performanslar sergilerler.
Baba Zula Müzikleri: Filmin ruhuna eşlik eden Baba Zula'nın o kendine has, psikedelik ve hüzünlü melodileri, Zeynep'in yalnızlığını adeta somut bir sese dönüştürüyor.
Modern Yalnızlık Üzerine Bir Etüt: Kalabalık şehirlerin içinde aslında ne kadar tek başımıza olduğumuzu ve bir başkasına dokunmanın ne kadar zor ama elzem olduğunu çok yalın bir dille anlatıyor.
Sanatsal Sinema: Cemal Şan, Hollywood tarzı hızlı kurgu yerine uzun planlar ve sessiz sahneler kullanarak izleyiciyi karakterin iç dünyasına hapsediyor.
Üçlemenin İlk Adımı: Türk sinemasında nadir görülen tematik üçlemelerden birine başlamak için harika bir giriş noktasıdır.
Yabancılaşma: Bireyin hem kendine hem de içinde yaşadığı topluma karşı hissettiği duygusal kopukluk.
Rutinlerin Güvenli Bölgesi: Değişimden ve acıdan kaçmak için yaratılan yapay düzen.
Aşkın Dönüştürücü Gücü: Aşkın, en katı kalpleri ve en düzenli hayatları bile nasıl darmadağın edebileceği gerçeği.
Film, özellikle çekim teknikleri ve renk paletiyle Zeynep'in duygusal durumunu destekler. İlk günlerdeki soğuk ve gri tonlar, karakterin dönüşümüyle birlikte yerini daha farklı bir atmosferik yapıya bırakır. Eğer "içsel yolculuk" temalı, sakin ama derinden sarsan filmleri seviyorsanız, bu sekiz günlük serüven sizi çok etkileyecektir.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...