

-

-

-

-

-

-

-

-

-

-
Tarkan, tek hayali ünlü bir futbolcu olmak olan ama hayatın gerçekleri nedeniyle fizik öğretmenliği yapan genç bir adamdır. Futbola olan sönmeyen aşkı, onu okul koridorlarından yeşil sahalara doğru bir arayışa iterken, karşısına çıkan tesadüfler hayatını bambaşka bir noktaya taşır. Tarkan, bir yandan öğretmenlik mesleğinin getirdiği sorumluluklarla boğuşurken, diğer yandan girdiği bir iddia veya karşılaştığı bir fırsatla profesyonel futbol dünyasına adım atmaya çalışır.
Hikâyenin asıl düğümü ise Tarkan’ın hayatına giren iki farklı kadınla başlar. Bir yanda ailesinin beklentileri ve geleneksel bir hayat, diğer yanda ise kalbinin sesini dinlediği heyecan dolu bir aşk vardır. Komedi ve romantizmin futbol sahalarındaki rekabetle harmanlandığı filmde, Tarkan’ın zilin sesinden çok tribünlerin sesine kulak vermesiyle başlayan trajikomik olaylar silsilesini izliyoruz. Bu yapım, hayallerin peşinden gitmenin bazen en beklenmedik pasları karşılamak olduğunu neşeli bir dille anlatıyor.
Filmin başrolünde Tarkan karakterine hayat veren Kutsi, pop müzikteki başarısını sinema perdesine de taşıyarak sempatik ve içten bir performans sergiliyor. Kutsi, hayalleri ile gerçekleri arasında sıkışmış öğretmenin çaresizliğini ve azmini izleyiciye geçirmeyi başarıyor. Ona başrolde eşlik eden Wilma Elles, kendine has aksanı ve enerjisiyle filme renk katarken, hikâyenin romantik tarafını güçlendiriyor.
Yardımcı oyuncu kadrosunda yer alan Kemal Kuruçay ve Ayça Abana gibi deneyimli isimler, okul ve aile ortamındaki çatışmaları mizahi bir dille yansıtarak filmin temposunu ayakta tutuyor. Ayrıca Hakan Salınmış ve Sümer Tilmaç (film çekimlerinden kısa süre sonra kaybettiğimiz usta oyuncu) gibi isimlerin varlığı, oyuncuları ve oyuncu kadrosu başarısını Türk sinemasının o eski, samimi mahalle kültürüyle birleştiriyor.
Yönetmen Levent Demirkale, "Zilin Sesi" ile izleyiciye yormayan, pazar günü neşesi tadında bir yapım sunuyor. Film, Türk toplumunun futbol tutkusunu ve öğretmenlik gibi saygın bir mesleğin içindeki insani "kaçış" arzularını başarılı bir şekilde hicvediyor. Sinematografik açıdan büyük bir iddia taşımaktan ziyade, hikâyesindeki samimiyete ve karakterler arasındaki sıcak diyaloğa güvenen film, yerli romantik komedi türünde izlenebilir bir alternatif sunuyor. Özellikle futbol sahneleriyle sınıfta geçen sahneler arasındaki geçişler, hayatın iki farklı yüzünü temsil ediyor.
Hafta sonu ailesiyle birlikte keyifli vakit geçirmek isteyenler, Kutsi hayranları ve futbolun içinde olduğu her türlü hikâyeyi sevenler bu filmi kaçırmamalı. Eğer derin bir felsefeden ziyade sizi gülümsetecek, "bizden" karakterlerin olduğu bir romantik komedi arıyorsanız, Zilin Sesi tam size göre. Okul hayatının tatlı sert çekişmelerine ve imkansız görünen hayallerin peşinden giden bir adamın öyküsüne tanıklık etmek isteyenler de filmi listesine ekleyebilir.
Bu film, hayallerin yaşı veya mesleği olmadığını hatırlatan pozitif bir enerjiye sahip. Futbolun birleştirici gücüyle, aşkın kafa karıştırıcı etkisini bir araya getiren nadir yerli yapımlardan biri olması onu farklı kılıyor. Özellikle Sümer Tilmaç gibi duayen bir oyuncuyu son rollerinden birinde izlemek, Türk sineması tutkunları için duygusal ve değerli bir sebep.
Hayallerin Peşinden Gitmek: Mesleki kariyer ile çocukluk tutkusu arasındaki çatışma.
Aşk ve Sadakat: Karar verilmesi gereken duygusal dönemeçler.
Azim: Çevresindeki tüm engellere rağmen bir amaca odaklanma.
Mizah ve Hayat: En zor anlarda bile gülümseten tesadüflerin gücü.
Bu filmin sunduğu o sıcak mahalle ve öğretmenlik atmosferini sevdiyseniz, yine bir öğretmenin değişimini anlatan Hükümet Kadın veya futbol aşkını merkezine alan Takım: Mahalle Aşkına! filmlerine göz atabilirsiniz. Daha fazla romantik komedi arayanlar için Aşk Tesadüfleri Sever serisinin daha hafif ve komedi ağırlıklı bir versiyonu olarak da düşünülebilir.
Film, Kutsi’nin sinema kariyerindeki nadir başrol deneyimlerinden biri olmasıyla dikkat çeker.
Çekimlerin bir kısmı profesyonel futbol tesislerinde ve gerçek okul ortamlarında gerçekleştirilerek hikâyeye doğallık katılmıştır.
Türk sinemasının usta ismi Sümer Tilmaç'ın vefatından önce rol aldığı son projelerden biridir.
Film kurgusal bir hikâye olsa da, Türk futbol dünyasına dair pek çok gönderme ve cameo niteliğinde sürprizler barındırmaktadır.
Hayır, başrolde Kutsi'nin olması bir müzikal beklentisi yaratsa da, film saf bir romantik komedi ve macera yapımıdır.
Evet, genel izleyici kitlesine hitap eden, şiddet içermeyen ve ailece izlenebilecek oldukça temiz bir senaryoya sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...