
23 Şubat 2026
76. Uluslararası Berlin Film Festivali (Berlinale) sona ererken, Türk sineması festival tarihine geçecek devasa bir başarıya imza attı. Berlin'den gelen ödül haberleri, yerli sinemanın küresel ölçekteki gücünü bir kez daha kanıtladı.
Almanya'nın başkentinde düzenlenen 76. Berlin Film Festivali’ne Türk yönetmenler tam anlamıyla damga vurdu. Festivalin en prestijli ödülleri, Türk sinemasının iki usta ismi arasında paylaşıldı.
Festivalin en büyük ödülü olan Altın Ayı, yönetmenliğini İlker Çatak’ın üstlendiği "Sarı Zarflar" filmine gitti. Sosyal meselelere dokunan güçlü anlatımıyla jüriyi etkilemeyi başaran yapım, Türk sinemasının uluslararası arenadaki prestijini en üst noktaya taşıdı.


Dram
05.03.2026
Ankara'da saygın bir sanatçı çift olan Derya ve Aziz, 13 yaşındaki kızlarıyla birlikte mutlu bir hayat sürmektedir. Ancak son tiyatro oyununun başarılı galasından sonra hayatları devletin keyfi gücüyle altüst olur. Bir gecede işlerini ve dolayısıyla geçim kaynaklarını kaybederler. Şimdi ideallerini ve inançlarını yaşamın gerçek gereklilikleriyle uzlaştırmak gibi zor bir görevle karşı karşıyalar. Ani işsizlik onların sadece mali güvenliğini değil aynı zamanda evliliğini de test eder. Kariyerlerini ilerletmek için birlikte yeni fırsatlar ararken idealleri ile günlük yaşamın pratik ihtiyaçları arasındaki çatışmalarla boğuşurlar. Dışarıdan gelen baskı ve sürekli belirsizlik, ilişkilerini giderek daha fazla zorlar.
Başarılar Altın Ayı ile sınırlı kalmadı; usta yönetmen Emin Alper’in yeni filmi "Kurtuluş" da festivalin bir diğer önemli ödülü olan Gümüş Ayı’ya layık görüldü. Alper'in kendine has sinematografisi ve derinlikli karakter analizleri, Berlin seyircisinden ve eleştirmenlerden tam not almayı başardı.


Dram, Gizem
12.02.2026
Kurtuluş, Emin Alper’in distopik bir atmosferde kurduğu, toplumsal çözülme ve hayatta kalma içgüdüsünü merkeze alan, gerilim yüklü bir politik dramadır.
Berlin'de kutlamalar sürerken, sinema dünyasının bir diğer önemli gündem maddesi ise Park Chan-wook’un son başyapıtı "No Other Choice" (2025) oldu.
Akademi’ye Tepki: Sinema çevrelerinde "bu yılın Parazit'i" olarak nitelendirilmesine rağmen filmin tek bir Oscar adaylığı bile alamaması, sosyal medyada ve eleştirmenler arasında büyük bir şaşkınlıkla karşılandı.
Sisteme Karşı Bir Adam: Film, uzun yıllar çalıştığı şirketten aniden kovulan bir adamın, ailesini geçindirme sorumluluğu ve toplumsal başarı baskısı altında sıkışmasını konu alıyor.
Gerilim ve Kara Mizah: Park Chan-wook’un imzası olan "rahatsız eden ama düşündüren" atmosferiyle harmanlanan yapım, sıradan bir iş arama hikâyesini ahlaki bir sınava dönüştürüyor.


Suç, Gerilim, Komedi
24.09.2025
Başka Yolu Yok, adaletin yerini bulması için her şeyi riske atan bir adamın, suç ve etik arasındaki ince çizgide yürüdüğü, gerilim dozajı yüksek bir intikam öyküsüdür.
Editörün Notu: İlker Çatak ve Emin Alper’in Berlin’deki eşzamanlı zaferi, Türk sinemasının altın çağlarından birini yaşadığının en somut göstergesi. Park Chan-wook’un görmezden gelinen dehası ise ödül sistemlerinin her zaman niteliği tam olarak yansıtmadığına dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...