Feminist Frankenstein Bu Hafta Vizyona Giriyor: "Gelin!"

Feminist Frankenstein Bu Hafta Vizyona Giriyor: "Gelin!"

05 Mart 2026

Sinema tarihinin en köklü efsanelerinden biri olan Frankenstein, yönetmen Maggie Gyllenhaal’ın ellerinde, alışılagelmiş korku kalıplarının çok uzağında, "asi bir punk feminist trajikomedi" olarak yeniden hayat buluyor. Başrollerini Jessie Buckley ve Christian Bale’in paylaştığı "Gelin!" (The Bride!), Owen Gleiberman’ın eleştirisine göre, hikâye anlatımında bazı eksiklikler barındırsa da barındırdığı "cesaret kıvılcımıyla" izleyiciyi manyetik bir etkileyiciliğe sürüklüyor.

İşte bu sıra dışı yapıma dair öne çıkan detaylar:

1936 Chicago’sunda Bir "Canavar" Aşkı

Film, orijinal mitolojiyi alıp neon ışıklarıyla dolu, çetelerin hüküm sürdüğü 1936 Chicago’suna taşıyor.

  • Christian Bale (Frank): Alnındaki kirli zımbalar ve lobotomi sonrası uyuşuk ses tonuyla Bale, Frankenstein’ın canavarını "etkileyici bir aptallıkla" ama derin bir bilinçle canlandırıyor.

  • Jessie Buckley (Ida/Gelin): 1930’ların bir parti kızı olarak ölen ve hayata döndürülen Ida, "yürüyen bir karanlık mankeni" olarak karşımıza çıkıyor. Buckley, karakterine hem masumiyet hem de öfke katan performansı ile filmin kalbi konumunda.

  • Dr. Euphronious (Annette Bening): Geleneksel "çılgın bilim insanı" imajının dışında, esprili ve arkadaş canlısı bir figür olarak Frank’e sevebileceği bir eş yaratıyor.

Feminist Bir İntikamcı: "Tercih Etmem"

Film, sadece bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda toplumsal bir başkaldırı niteliği taşıyor:

  • Bartleby Göndermesi: Ida’nın "Tercih etmem" (I would prefer not to) repliği, erkek egemen bir dünyaya uyum sağlamayı reddedişinin sembolü haline geliyor.

  • Devrim Dalgası: Ida, bir feminist intikamcıya dönüşerek kadınlar arasında siyah mürekkeple ağızlarına dövme yaptırdıkları bir kardeşlik ve devrim dalgasına ilham veriyor.

Eleştirmen Notu: "Canlı Ama Daha Fazla Enerjiye İhtiyacı Var"

Variety eleştirmeni Owen Gleiberman’a göre yapım, görsel ve performans anlamında oldukça canlı olsa da bazı noktalarda durağanlaşıyor:

  • Görsel Başarı: Film, altı ay önce vizyona giren ve "hiçbir canlılığı olmayan" Del Toro’nun Frankenstein’ına kıyasla çok daha enerjik ve özgün bir ruha sahip.

  • Zayıf Noktalar: Senaryonun sahnelerdeki "bulanık ve durağan ritmi", hikâye anlatım omurgasının yeterince güçlü olmamasından kaynaklanıyor.

  • Jake Gyllenhaal Sürprizi: Yönetmenin kardeşi Jake Gyllenhaal, filmde bir şarkı ve dans yıldızı olan Robbie Reed karakteriyle "Puttin' on the Ritz" performansını sergileyerek filme büyüleyici bir canlılık katıyor.

"Gelin!"; dikişli deri, siyah rujlu kanun kaçağı bir aşk öyküsü ve ahlaksız bir peri masalı gibi. Maggie Gyllenhaal, bu mitolojiyi mumyalamak yerine sapkınlığını yeniden hayal ederek perdede "manyetik canavarlar" yaratmayı başarmış.

like
love
haha
wow
sad
angry

Yorumlar 0

Yorum yazmak için giriş yapınız.

Yükleniyor...