
09 Şubat 2026
Paul Thomas Anderson'ın (PTA) DGA zaferi, Oscar tarihçilerinin "kazanan belli" demesi için genelde yeterli bir işarettir. Ancak bu yıl karşımızda 14 adaylık barajını aşan ilk film olan Sinners var. Bu iki yapım, teknik kulvarlarda tam bir satranç maçı veriyor.
One Battle After Another: PTA, bu filmde kurguyu bir ritim unsuru olarak kullanıyor. Uzun sekanslar ve geçişlerdeki akışkanlık, yönetmenlik dehasının bir kanıtı. Eğer En İyi Kurgu dalında Oscar’ı alırsa, PTA’nın yönetmenlik heykelciği için yolu tamamen temizlenmiş olacak.
Sinners: Ryan Coogler, kurguda seyirciye nefes aldırmıyor. Daha dinamik, daha sert ve türün (gerilim/korku) sınırlarını zorlayan bir montaj dili hakim. 16 adaylık rüzgarı, kurgu kategorisinde sürpriz yapabilir.
One Battle After Another: Geleneksel ama kusursuz. Doğal ışığın kullanımı ve 70mm hissiyatı veren geniş açılar, Akademi’nin "ustalığa saygı" damarını kabartıyor.
Sinners: Tam bir görsel anarşi! Yüksek kontrastlı sahneler, Aztek mitolojisinden beslenen renk paleti ve gölgelerin hikaye anlattığı bir sinematografi. Görsel tarafta Sinners şu an bir adım önde görünüyor.
One Battle After Another: Savaşın sesini en organik haliyle, adeta kulağınızın dibinde hissettiriyor. Ses tasarımı "gerçekçilik" üzerine kurulu.
Sinners: Ses tasarımı bu filmin ana karakterlerinden biri. Aztek ölüm düdüğünün o ürpertici sesiyle yaratılan atmosfer, Akademi’nin teknik dallarda Sinners'a bir ödül yağmuru başlatmasına neden olabilir.
Akademi bu yıl zor bir kararın eşiğinde. Bir yanda yıllardır hakkı teslim edilmesi beklenen ve DGA ile rüştünü bir kez daha ispatlayan Paul Thomas Anderson; diğer yanda ise sinemaya yeni bir soluk, yeni bir teknik standart getiren ve 16 adaylıkla odayı tamamen kaplayan Ryan Coogler.
İstatistikler Anderson’ı işaret etse de, Sinners'ın teknik kategorilerde başlatacağı bir "domino etkisi", En İyi Film ödülünü Coogler'ın ellerine bırakabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...