
Film, ilk hikâyeden bağımsız görünse de aynı karanlık evrende geçer. Hikâye, sıradan bir hayat süren ancak çocukluğundan beri açıklayamadığı kabuslar ve sanrılarla boğuşan Yeliz etrafında şekillenir. Yeliz, yaşadığı bu tuhaf olayların psikolojik olduğunu düşünse de durum kısa sürede çok daha karanlık bir boyuta evrilir.
Yeliz’in ailesinin geçmişinde saklı kalan karanlık bir sır, bir cin aşiretinin intikam arzusuyla birleşir. Kendisini bir anda insanoğlunun algılarının ötesinde, "Cinler Alemi"nin (Alem-i Cin) ortasında bulan genç kadın, hem kendi ruhunu hem de sevdiklerini korumak için korkunç bir mücadeleye girişir. Film, izleyiciyi cinlerin kadim dünyasına dair ürpertici bir yolculuğa çıkarır.
Özgür Bakar, bu devam filminde geleneksel Türk korku öğelerini (musallat, büyü, aşiret yapısı) modern görsel efektlerle birleştirmiştir.
Atmosfer ve Mekan: Film, klostrofobik mekan tasarımları ve ses kullanımıyla izleyicide sürekli bir tetikte olma hali yaratmayı başarır.
Görsel Efektler: Yerli korku sinemasında sıkça başvurulan makyaj ve pratik efektlerin yanı sıra, cin tasvirlerinde kullanılan dijital efektler de dönemin standartlarına göre dikkat çekicidir.
Korku Düzeyi: "Jumpscare" (ani korku) öğelerinden ziyade, hikâyenin geneline yayılan tekinsizlik hissi ve metafizik gerilim ön plandadır.
Bekir Aksoy: Deneyimli oyuncu, filmdeki kilit karakterlerden birine hayat vererek dramatik yapıyı güçlendiriyor.
Sennur Nogaylar: Korku türündeki etkileyici performansıyla hikâyenin o tekinsiz havasını başarıyla yansıtıyor.
Yerli Korku Meraklıları İçin: Eğer Siccin veya Büyü gibi serileri takip ediyorsanız, bu film de benzer temaları işleyen ancak kendine has bir anlatısı olan bir yapım.
Mitolojik Merak: Doğu mitolojisindeki cin inanışlarını ve tasvirlerini sinematik bir dille görmek isteyenler için ilginç bir seçenek.
Gerilim ve Gizem: Hikâye boyunca çözülmeyi bekleyen bir aile sırrının olması, filmi sadece bir korku şöleni değil, aynı zamanda bir merak unsuru haline getiriyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...