
Animasyon, Komedi
An Ostrich Told Me the World Is Fake and I Think I Believe It, Neil adında, monoton bir ofis hayatı süren ve tost makinesi satmaya çalışan sıradan bir adamın hikâyesini anlatır. Neil’ın sıradan dünyası, karşısına çıkan gizemli bir deven kuşunun ona "dünyanın sahte olduğunu" söylemesiyle altüst olur. Neil, bu iddiayı başta ciddiye almasa da, yavaş yavaş etrafındaki nesnelerin dokusunu, eklemli hareketleri ve evrenin fiziksel kusurlarını fark etmeye başlar. Film, karakterin içinde yaşadığı stop-motion evreninin bir parçası olduğunu, yani aslında manipüle edilen bir kukla olduğunu anlaması üzerine kurulu, "dördüncü duvarı" yıkan dahice bir meta-anlatıdır.
Filmin yönetmenliğini, senaristliğini ve animasyonunu Avustralyalı genç yetenek Lachlan Pendragon üstleniyor. Bu kısa film, Pendragon’un doktora çalışmasının bir parçası olarak, stop-motion tekniğinin mutfağını hikâyenin merkezine yerleştiriyor. Filmde kullanılan estetik, bilerek "bitmemiş" ve ham bir his bırakır; parmak izleri, kuklaların eklem yerleri ve animasyon setinin detayları kasten izleyiciye gösterilir. Bu sanatsal tercih, Neil’ın gerçekliğin sahteliğini keşfetme süreciyle kusursuz bir uyum içindedir. Ses tasarımı ise, ofis ortamının boğucu sessizliği ile varoluşsal şok anları arasındaki dengeyi başarıyla kurar.
An Ostrich Told Me the World Is Fake and I Think I Believe It, yaklaşık 11 dakikalık süresinde sinemanın teknik yapısını bir felsefi sorgulama aracına dönüştüren, son derece özgün bir yapımdır. Filmin temposu, Neil’ın şüphelerinin artışıyla birlikte izleyiciyi de geren bir ivme kazanır. İzleyici yorumları incelendiğinde, yapımın The Truman Show ve The Matrix gibi temaları stop-motion estetiğiyle birleştirmesinin "dahiyane" bulunduğu vurgulanmaktadır. En İyi Kısa Animasyon Film dalında Oscar adayı olan bu eser, eleştirmenler tarafından stop-motion sanatına yazılmış hem komik hem de ürkütücü bir aşk mektubu olarak nitelendiriliyor.
Bu yapım, özellikle animasyonun nasıl yapıldığına ilgi duyan, kamera arkası detaylarını seven ve varoluşsal felsefeyi mizahi bir dille izlemek isteyen her sinemasever için biçilmiş kaftandır. Ofis hayatının absürtlüğüne dair bir yergi arayanlar ve "gerçeklik nedir?" sorusu üzerine kafa yoran yetişkin izleyiciler bu kısa filmden büyük keyif alacaktır. Sadece 11 dakikada zihninizi açacak ve size "Acaba ben de mi bir kuklayım?" dedirtecek sarsıcı bir deneyim arıyorsanız, bu filmi mutlaka izlemelisiniz.
Eğer bu filmin sunduğu meta-anlatı ve gerçekliğin sorgulanması ilginizi çektiyse, bir animasyon karakterinin yaratıcısıyla olan ilişkisini işleyen klasik Duck Amuck veya stop-motion türünün sınırlarını zorlayan Charlie Kaufman imzalı Anomalisa listenizde yer almalı. Benzer bir varoluşsal kriz ve ofis mizahı için The Truman Show veya modern kısa animasyonlardan Negative Space de bu filmle benzer bir zihinsel frekans paylaşmaktadır.
2022 yapımı olan film, Lachlan Pendragon tarafından tek başına, bir ev stüdyosunda çekilmiştir. Filmin başlığı, modern internet kültüründeki uzun ve absürt başlık geleneğine göz kırparken, içeriği sinema tarihinin en eski tekniklerinden birini kullanarak en modern soruları sormaktadır. Oscar adaylığının yanı sıra öğrenci akademi ödülleri gibi pek çok prestijli festivalden ödülle dönen bu yapım, bağımsız animasyonun ne kadar yaratıcı olabileceğini tüm dünyaya kanıtlamıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...