
Kübra ve Ahmet, bebek bekleyen ve mutlu bir evlilik sürdüren genç bir çifttir. Ancak bu huzurlu tablo, Kübra’nın anlam veremediği paranormal olaylar yaşamaya başlamasıyla sarsılır. Kübra, görünmeyen varlıklar tarafından takip edildiğini ve bebeğinin tehlikede olduğunu hissetmektedir. Olaylar şiddetini artırdıkça, bu durumun sadece bir halüsinasyon olmadığı, geçmişte yapılan gizemli bir büyünün ve karanlık bir bedelin sonucu olduğu ortaya çıkar.
İlk filmdeki temalardan beslenen ancak hikayeyi farklı bir boyuta taşıyan yapımda, "Araf"ta kalan ruhların intikamı bu kez daha karanlık ve fiziksel bir boyuta bürünür. Araf 2, Anadolu korku kültürüyle modern gerilimi birleştiren, izleyiciyi klostrofobik bir kapana kıstıran bir hayatta kalma mücadelesidir.
Filmin başrollerini Emre Akat ve Cevahir Turan paylaşıyor. Cevahir Turan, hamilelik sürecinde psikolojik ve fiziksel şiddete maruz kalan bir kadının çaresizliğini ve korkusunu oldukça doğal bir performansla yansıtıyor. Oyuncunun yaşadığı panik nöbetleri, filmin gerilim dozunu artıran en önemli unsurlardan biri.
Emre Akat ise eşini korumaya çalışan ancak mantıklı açıklamaların yetersiz kaldığı bir noktada inançları ve korkuları arasında sıkışan bir adamı canlandırıyor. Ayrıca yan rollerdeki gizemli karakterler, hikayenin mistik tarafını güçlendirerek gerilimi filmin geneline yaymayı başarıyor.
İlk filmin de yönetmeni olan Biray Dalkıran, 12 yıl aradan sonra seriye geri dönerek kendi yarattığı evreni daha karanlık bir atmosfere taşıyor. Film, 2006 yapımı ilk filmin psikolojik derinliğinden ziyade, daha çok "slasher" ve yerli korku sinemasının sevdiği "cin" temalarına odaklanıyor. Görsel efektlerin ve ses tasarımının yoğun kullanımı, seyirciyi sürekli bir tetikte olma halinde tutuyor. Mekan kullanımı ve kasvetli renk paleti, "geçmişin peşini bırakmadığı" temasını başarıyla destekliyor.
Türk korku sinemasının yerel motiflerle süslenmiş yapımlarını seven, ilk filmin hayranı olan ve "lanetli miras" temalı hikayelere ilgi duyan izleyiciler bu yapımı mutlaka görmelidir. Gerilim ve korku dozunun yüksek olduğu, yer yer rahatsız edici sahneler barındıran filmlerden hoşlananlar için ideal bir tercih.
Film, bir seri katil filmi gibi başlayan ancak hızla mistik bir dehşete evrilen temposuyla dikkat çekiyor. Biray Dalkıran’ın korku sinemasındaki tecrübesini konuşturduğu yapım, özellikle son yarım saatindeki yüksek temposu ve ters köşeleriyle izleyiciyi şaşırtmayı hedefliyor. Bazı hataların bedelinin nesiller boyu ödenebileceğini anlatan sarsıcı bir devam filmi.
Mistik Miras: Ataların işlediği günahların veya yaptığı büyülerin sonraki nesilleri bulması.
Anneliğin Korunması: Hamile bir kadının, bebeğini doğaüstü güçlere karşı koruma güdüsü.
Karanlık Geçmiş: Hiçbir sırrın sonsuza kadar gömülü kalmayacağı gerçeği.
Bu filmin sunduğu tekinsiz atmosferi ve yerli korku öğelerini sevdiyseniz, yine Biray Dalkıran imzalı Cehennem 3D veya Türk korku sinemasının popüler serilerinden olan Siccin ve Üç Harfliler filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, hamilelik temalı korku arayanlar için Alkarısı: Cinnet de uygun bir öneridir.
Film, çekimleri sırasında tercih edilen mekanların doğal tekinsizliği ile prodüksiyon ekibine zor anlar yaşatmıştır.
Biray Dalkıran, bu filmle uzun bir aradan sonra en başarılı olduğu tür olan korku sinemasına geri dönüş yapmıştır.
Yapım, ilk filmin mirasını korurken günümüz korku sinemasının beklentilerine uygun daha agresif bir anlatım dilini benimsemiştir.
Hikaye ilk filmden izler taşısa da, kendi içinde bağımsız bir kurgusu olduğu için genel akışı anlamakta zorluk çekmezsiniz; ancak serinin ruhunu yakalamak için ilkini izlemek önerilir.
Film, yerli korku sinemasının klasik "jump scare" (ani korkutma) öğelerini ve bazı kanlı sahneleri yoğun olarak barındırmaktadır.
Hikaye, sadece tek bir varlığa değil, geçmişten gelen bir lanetin ve bu laneti temsil eden karanlık güçlerin kuşatmasına odaklanır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...