

Simón Fisher (segment "Bombita")

Diego (segment "El más fuerte")

Romina (segment "Hasta que la muerte nos separe")

Mauricio (segment "La propuesta")

Cook (segment "Las ratas")

Waitress (segment "Las ratas")

Salgado (segment "Pasternak")

Isabel (segment "Pasternak")

Professor Leguizamón (segment "Pasternak")

Cuenca (segment "Las ratas")
Asabiyim Ben (Wild Tales), gündelik hayatın sıradan görünen detaylarının nasıl birer şiddet patlamasına dönüşebileceğini anlatan, birbirinden bağımsız altı farklı kısa öyküden oluşur. Film, bir uçak yolculuğunda başlayan tesadüfler zincirinden, trafikte yaşanan basit bir tartışmanın kanlı bir düelloya evrilmesine kadar geniş bir yelpazede insan doğasının en karanlık ve "asabi" taraflarını irdeler. Yolsuzluğun, bürokratik engellerin ve adaletsizliğin hüküm sürdüğü bir düzende, bireylerin sabrının taştığı o kritik eşik filmin ana temasını oluşturur.
Öykülerden birinde, aracının haksız yere çekilmesine isyan eden bir mühendisin sistemle olan savaşına tanıklık ederken; bir diğerinde ihanete uğradığını öğrenen bir gelinin, en mutlu günü olması gereken düğününü nasıl bir kaosa sürüklediğini izleriz. Satın alınan şereflerin, yozlaşmış zenginlerin ve çaresiz bırakılan halkın iç içe geçtiği bu dünya, bazen trajik bazen de kara mizah dolu anlarla bezelidir. Her bir hikaye, toplumsal normların ince örtüsünün altındaki vahşi içgüdüleri gün yüzüne çıkarır.
Filmin kadrosunda Arjantin sinemasının en yetenekli isimleri bir araya gelmiştir. Özellikle usta oyuncu Ricardo Darín, bürokrasiye karşı savaş açan "Dinamit" lakaplı mühendis karakteriyle filmin en akılda kalıcı performanslarından birine imza atıyor. Darín, karakterinin sakinliğinin altındaki patlamaya hazır öfkeyi izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor.
Düğün sekansındaki performansıyla Érica Rivas, ihanetin getirdiği yıkımı ve ardından gelen intikam hırsını muazzam bir enerjiyle yansıtıyor. Oyuncu kadrosunun her bir ferdi, kendi kısa öyküsünde karakterinin psikolojik derinliğini ve o anlık "delirme" sürecini editoryal bir titizlikle canlandırıyor. Oyuncuların bu kadar inandırıcı olması, filmin absürt görünen olaylarının bile aslında ne kadar gerçekçi olduğunu kanıtlar niteliktedir.
Damián Szifron’un yönetmen koltuğunda oturduğu Asabiyim Ben, sinema tarihinin en başarılı antoloji filmlerinden biri olarak kabul edilir. Film, insan psikolojisinin en kırılgan noktalarını, toplumsal eleştiri ve kara mizahla ustaca harmanlıyor. Sinematografi, sahnelerdeki gerilimi izleyicinin üzerine yıkacak kadar dinamik; kurgu ise öyküler arasındaki tempoyu her daim yüksek tutacak kadar keskindir. Film, izleyiciyi hem güldüren hem de dehşete düşüren o tekinsiz bölgede başarıyla yürütüyor.
Modern dünyanın getirdiği stresle baş etmeye çalışan, bürokrasiden ve haksızlıklardan bunalan her yetişkin bu filmde kendinden bir parça bulacaktır. Psikolojik gerilimden hoşlanan, toplumsal hicivleri seven ve alışılagelmişin dışındaki anlatım tarzlarını merak eden sinemaseverler için bu yapım bir zorunluluktur. Sert gerçeklerin kara mizah ile sunulduğu, temposu yüksek ve zekice kurgulanmış bir dram arayanlar kaçırmamalıdır.
Film, içimizdeki bastırılmış öfkeye bir ayna tutuyor ve "Ya ben de o durumda olsaydım?" sorusunu sorduruyor. Altı hikayenin her biri, adaletsizliğin insanı nasıl bir canavara dönüştürebileceğini sarsıcı bir dille anlatıyor. Pedro Almodóvar'ın yapımcılığını üstlendiği bu eser, sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda modern toplumun yozlaşmışlığına dair çok güçlü bir manifesto niteliği taşıyor.
İntikam: Geçmişin ya da anlık haksızlıkların yarattığı, kontrol edilemeyen ödeşme arzusu.
Toplumsal Yozlaşma: Adalet sisteminin ve ahlaki değerlerin para ve güç karşısında erimesi.
Kontrol Kaybı: İnce bir çizgide duran medeni insanın, bir anlık öfkeyle ilkel doğasına dönüşü.
Bürokrasi ve Birey Çatışması: Sistemin çarkları arasında ezilen insanın isyan bayrağını çekişi.
Eğer bu filmin yarattığı o kaotik ve "patlamaya hazır" atmosferi sevdiyseniz, bir adamın her şeyi bırakıp sisteme karşı şiddet dolu bir isyan başlattığı Falling Down (Sonun Başlangıcı) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir kara mizah ve şiddet estetiğine sahip olan Quentin Tarantino filmleri veya karakter odaklı kısa hikayelerden oluşan Dört Oda (Four Rooms) da ilginizi çekebilir. İnsan doğasının karanlık yüzünü işleyen gerilim yapımları arıyorsanız, bu film doğru bir başlangıçtır.
Film, 2015 yılında Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adaylığı elde etmiş ve Cannes Film Festivali dahil pek çok platformda ayakta alkışlanmıştır. Arjantin tarihinin en çok izlenen yapımlarından biri olan film, ülkedeki yolsuzluklara ve ekonomik sıkıntılara bir tepki olarak da okunmaktadır. Filmin unutulmaz müzikleri ise ünlü besteci Gustavo Santaolalla'nın imzasını taşımaktadır.
Hayır, film altı tamamen bağımsız hikayeden oluşur; karakterler birbiriyle kesişmez ancak "öfke ve intikam" teması tüm hikayeleri birbirine bağlayan ortak ruhu oluşturur.
Hayır, film bir korku yapımı değildir; ancak bazı sahnelerdeki şiddet ve gerilim dozu oldukça yüksektir. Daha çok psikolojik drama ve kara mizah türüne yakındır.
Hikayelerin tamamı Arjantin'de, farklı şehir ve kasaba ortamlarında geçmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...