Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


Rick Dalton

Cliff Booth

Sharon Tate

Jay Sebring

'Pussycat'

Jim Stacy

Trudi Fraser

'Tex'

'Squeaky'

George Spahn
Bir Zamanlar... Hollywood'da, 1960'lı yılların sonunda, Hollywood'un altın çağının kapanış döneminde geçen nostaljik ve sarsıcı bir hikâyeyi konu alıyor. Rick Dalton, bir zamanlar popüler olan bir televizyon dizisinin yıldızıdır ancak değişen film endüstrisinde tutunmakta zorlanmaktadır. Dalton’ın en yakın dostu ve uzun süreli dublörü Cliff Booth ise, hem onun şoförlüğünü yapmakta hem de bu belirsiz süreçte ona duygusal destek vermektedir. İkilinin bu varoluş çabası, sinema tarihinin en unutulmaz dönemlerinden birine tanıklık etmemizi sağlıyor.
Hikâye, sadece iki dostun kariyer yolculuğunu değil, aynı zamanda dönemin karanlık yüzünü de ustalıkla işliyor. Rick’in yan komşusu olan Sharon Tate’in ışıltılı hayatı ile Charles Manson ve takipçilerinin yarattığı tekinsiz atmosfer paralel bir kurguyla anlatılıyor. Tarantino, bu dram filmleri arasında parlayan yapımda, gerçeği kurguyla harmanlayarak izleyiciye "ya öyle olmasaydı?" sorusunu sorduran alternatif bir tarih sunuyor. Rick ve Cliff'in yolları Manson tarikatıyla kesiştiğinde, film klasik bir Hollywood hikâyesinden çok daha fazlasına dönüşüyor.
Filmin oyuncu kadrosu, modern sinemanın devlerini bir araya getirerek izleyiciye tam bir görsel şölen sunuyor. Leonardo DiCaprio, kariyerinin en kırılgan ve etkileyici performanslarından birini sergileyerek Rick Dalton karakterine hayat veriyor. Dalton'ın yaşadığı özgüven krizlerini ve alkol problemini o kadar doğal yansıtıyor ki, karakterin içsel çatışmalarını iliklerinizde hissediyorsunuz. Brad Pitt ise, Cliff Booth rolüyle karizmanın tanımını yeniden yapıyor ve bu rolüyle Oscar kazanarak başarısını taçlandırıyor.
Margot Robbie, Sharon Tate rolünde sinemanın masumiyetini ve zarafetini simgelerken, Al Pacino ve Kurt Russell gibi efsane isimler kısa ama etkileyici performanslarıyla filme derinlik katıyor. Özellikle Margaret Qualley’nin "Pussycat" karakterindeki gizemli performansı ve Julia Butters’ın çocuk oyuncu olarak sergilediği yetenek, kadronun ne kadar titizlikle seçildiğini kanıtlıyor. Bu güçlü kadro, yapımı sadece bir film değil, bir aktörlük dersi haline getiriyor.
Quentin Tarantino, dokuzuncu filminde şiddet dozajını son ana kadar saklayarak daha çok karakter odaklı ve atmosferik bir anlatımı tercih ediyor. 1969 yılının Los Angeles sokaklarını, müziklerini ve kostümlerini o kadar detaylı inşa etmiş ki, izleyici kendini bir zaman makinesinde gibi hissediyor. Dram filmleri kategorisinde değerlendirilse de film, aslında sinemanın kendisine yazılmış uzun bir aşk mektubu niteliğinde.
Yönetmen, uzun diyaloglar ve yavaş ilerleyen tempoyla izleyiciyi hikâyenin içine çekerken, finaldeki o meşhur Tarantino dokunuşuyla her şeyi tersyüz ediyor. Film, izleyiciyi bir yandan güldürürken bir yandan da tarihin en trajik olaylarından birine dair ince bir sızı bırakıyor. Teknik açıdan kusursuz olan yapım, ses tasarımı ve görüntü yönetimiyle de tam not alıyor.
Bu yapım, özellikle 60’ların sinema estetiğine hayran olan ve uzun, diyalog odaklı komedi filmleri tarzından hoşlanan izleyiciler için biçilmiş kaftandır. Tarantino sinemasını sevenler zaten bu filmi listelerinin en başına koyacaktır; ancak sinema tarihine meraklı olan, oyuncu performanslarına önem veren herkes bu deneyimi yaşamalıdır. Eğer sadece hızlı aksiyon değil, derinlikli bir karakter çalışması arıyorsanız, bu film beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacaktır.
Filmi izlemek için en büyük neden, tarihin gidişatını kurgusal bir deha ile değiştiren o eşsiz finalidir. Ayrıca DiCaprio ve Pitt ikilisini ilk kez aynı projede bu kadar uyumlu izlemek paha biçilemez bir keyif sunuyor. Hollywood’un kulislerine, set arkası çekişmelerine ve bir dönemin nasıl kapandığına dair sunduğu perspektif, filmi benzersiz kılan unsurlardan biri.
Sadakat ve Dostluk: Rick ve Cliff arasındaki sarsılmaz bağın, profesyonel ilişkiden çok daha öteye geçmesi.
Değişim ve Adaptasyon: Eski Hollywood’un yerini yeni düzene bırakırken yaşanan kimlik arayışı.
Masumiyetin Kaybı: Sharon Tate üzerinden simgelenen o dönemin neşeli ve umut dolu ruhunun, dış tehditlerle sarsılması.
Alternatif Tarih: Gerçek hayattaki trajedilerin sinemanın gücüyle yeniden yazılması.
Tarantino'nun bu tarzını sevdiyseniz, yönetmenin diğer işlerinden olan ve tarihi yeniden kurguladığı Soysuzlar Çetesi (Inglourious Basterds) mutlaka izlemeniz gereken bir diğer yapım. Ayrıca 70'lerin Hollywood atmosferini hissettiren Paul Thomas Anderson imzalı Boogie Nights veya kara mizah ile suç dünyasını harmanlayan komedi filmleri arasındaki Büyük Lebowski (The Big Lebowski), bu filmden aldığınız tadı devam ettirebilir. Sınıfsal ve dönemsel sancıları işleyen nitelikli dram filmleri de bu listenin bir parçası olabilir.
Brad Pitt, Cliff Booth rolüyle En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazanmıştır.
Filmde kullanılan birçok araç ve set tasarımı, 1969 yılına ait orijinal parçalar veya aslına birebir uygun reprodüksiyonlardır.
Bruce Lee’nin tasvir edildiği sahneler, Lee’nin kızı Shannon Lee tarafından eleştirilmiş ve tartışmalara neden olmuştur.
Filmde Rick Dalton'ın oynadığı "Bounty Law" gibi kurgusal diziler için Tarantino özel sahneler çekmiştir.
Film, gerçek kişileri (Sharon Tate, Bruce Lee, Charles Manson) içerse de ana karakterler Rick ve Cliff kurgusaldır. Film, gerçek olayları (Manson cinayetlerini) temel alarak alternatif bir son sunan kurgusal bir hikâyedir ve yer yer komedi filmleri unsurlarıyla harmanlanmıştır.
Tarantino, gerçek hayatta yaşanan trajik olayları olduğu gibi yansıtmak yerine, sinemanın gücünü kullanarak hikâyeyi farklı bir yöne evriltiyor. Bu yüzden film, beklediğinizden çok farklı ve sarsıcı bir finalle sonuçlanan başarılı dram filmleri örneğidir.
Film genel olarak nostaljik ve eğlenceli aksa da, özellikle Spahn Çiftliği sahnesi ve final bölümü, ustalıkla kurgulanmış gerilim filmleri dozajında sahneler barındırıyor. Bu sahneler izleyiciyi koltuğuna çivileyecek kadar etkileyicidir.
Akademi Ödülleri (Oscar)
BAFTA Film Ödülleri
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...