

Defne

Kerem

Genç Sema

Genç Niko

-

Yorgo
-

Aylin

Sema

Niko
Film, izleyiciyi 1960’lı yılların nostaljik atmosferinden günümüzün modern ama karmaşık dünyasına uzanan, iç içe geçmiş iki farklı hikâyeye davet ediyor. Bir tarafta, 1960'larda toplumsal baskılara ve imkânsızlıklara rağmen yeşeren saf bir aşkın hüznü; diğer tarafta ise günümüz Ankara’sında tesadüfler sonucu yolları kesişen iki gencin tutkulu serüveni işleniyor. Geçmişin romantizmi ile günümüzün dijitalleşen ilişkileri arasındaki tezat, kaderin ilmik ilmik ördüğü gizemli bir bağla düğümleniyor.
Hikâye, "Aşk nedir?" sorusuna sadece romantik bir cevap aramakla kalmıyor, aynı zamanda aşkın zamanla nasıl değiştiğini veya aslında hiç değişip değişmediğini sorguluyor. Farklı dönemlerde yaşayan bu iki çiftin hayatları, birbirlerinden habersiz olsalar da benzer mucizeler ve trajedilerle şekilleniyor. Romantik anlatımıyla dikkat çeken yapım, izleyiciye tesadüflerin aslında birer işaret olabileceğini fısıldıyor.
Filmin başrollerini Nesrin Cavadzade, Yiğit Kirazcı, Elif Doğan ve Aytaç Şaşmaz paylaşıyor. Nesrin Cavadzade, karakterinin içsel dünyasını ve duygusal derinliğini büyük bir zarafetle yansıtırken; Yiğit Kirazcı modern dönem aşkının getirdiği karmaşayı başarıyla canlandırıyor. Geçmişin hikâyesinde ise Elif Doğan ve Aytaç Şaşmaz, nostaljik atmosferin getirdiği naifliği ve dönemin ruhunu etkileyici bir performansla beyaz perdeye taşıyor.
Yardımcı kadroda yer alan usta isimler Zuhat Olcay ve Uğur Polat, filme editoryal bir ağırlık ve dramatik derinlik katıyor. Oyuncuların her biri, canlandırdıkları karakterlerin farklı zaman dilimlerindeki bağlarını o kadar doğal bir oyunculuk ile sunuyor ki, izleyici zamanlar arası geçişlerde kopukluk yaşamadan hikâyeye odaklanabiliyor.
Ömer Faruk Sorak ve İpek Sorak’ın yönetmen koltuğunda oturduğu film, 2011 yapımı ilk filmin ruhunu korurken hikâyeyi daha geniş bir perspektife yayıyor. Sinematografik açıdan 1960’lar İstanbul’unun renk paleti ile günümüz Ankara’sının dinamik yapısı harika bir kontrast oluşturuyor. Anlatım dili son derece akıcı ve duygusal açıdan doyurucu. Müzik kullanımı, ilk filmde olduğu gibi yine hikâyenin kalbinde yer alıyor ve izleyicinin duygularını harekete geçirmede anahtar bir rol üstleniyor. Bu yerli yapım, aşkın zamansızlığını kanıtlayan sinematografik bir şiir niteliğinde.
Hüzünlü aşk hikâyelerinden hoşlanan, tesadüflerin ve kaderin gücüne inanan tüm sinemaseverler için bu yapım mükemmel bir tercih. Nostalji tutkunları 1960’lar sahnelerinde kendinden bir parça bulurken, modern ilişkilerin çıkmazlarını merak edenler de günümüz hikâyesine kapılacaktır. Eğer hafta sonunu mendillerinizi hazırlayarak, kaliteli bir dram ile geçirmek istiyorsanız bu filmi mutlaka izlemelisiniz.
Film, sadece bir aşk hikâyesi değil; aynı zamanda kuşaklar arası aktarılan duyguların ve benzer yazgıların izini süren bir keşif yolculuğu. İlk filmden bağımsız bir hikâye sunması, yeni izleyiciler için büyük bir avantaj sağlarken; müziklerin sahnelerle uyumu izleyiciye görsel ve işitsel bir şölen sunuyor. Aşkın en saf halini ve en sancılı süreçlerini bir arada görmek isteyenler için editoryal bir şaheser.
Kader ve Tesadüf: Hayatın planlanamaz oluşu ve küçük rastlantıların büyük dönüşümlere yol açması.
Zamansız Aşk: Duyguların on yıllar geçse de değişmeyen evrensel doğası.
Fedakârlık: Sevilen kişi uğruna nelerin feda edilebileceğinin duygusal sınırı.
Bu filmin yarattığı atmosferi ve zamanlar arası geçişleri sevdiyseniz, ilk film olan Aşk Tesadüfleri Sever’i veya Çağan Irmak imzalı duygusal yapım Issız Adam’ı izleyebilirsiniz. Ayrıca global sinemadan The Notebook da benzer bir etki yaratacaktır.
Film, gerçek hayattan alınmış bazı aşk hikâyelerinden esinlenilerek kurgulanmıştır.
Çekimler Ankara ve İstanbul’un tarihi dokusunu koruyan özel seçilmiş mekânlarda gerçekleştirilmiştir.
Filmin soundtrack albümü, en az hikâyenin kendisi kadar popülerlik kazanarak listelerin üst sıralarında yer almıştır.
Evet, hikâye ve karakterler tamamen farklı olduğu için ilk filmden bağımsız bir şekilde izlenebilir ve anlaşılabilir.
Film, hayatın hem neşeli hem de hüzünlü taraflarını dengeli bir şekilde yansıtan, duygusal yoğunluğu yüksek bir dramadır.
Geçmiş ve günümüz hikâyeleri, izleyiciyi şaşırtacak ve duygulandıracak anlamlı bir noktada birbirine bağlanmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...