
Maori Hino, geçirdiği bir kaza sonrası "anterograd amnezi" adı verilen nadir bir durumdan muzdariptir. Her gece uyuduğunda, o güne dair tüm anıları silinmekte ve her sabah hayata bomboş bir zihinle başlamaktadır. Günlüklerine notlar alarak ve odasının her yerine küçük hatırlatıcılar asarak hayatını sürdürmeye çalışan Maori için her gün, yabancı bir dünyaya uyanmak demektir.
Sınıf arkadaşı Toru Kamiya ise, bir zorbalığı durdurmak adına Maori’ye sahte bir çıkma teklifi eder. Ancak bu teklif, ikisi arasında beklenmedik ve derin bir bağın kurulmasına vesile olur. Toru, Maori’nin durumunu öğrendiğinde ona bir söz verir: Yarın uyandığında hatırlamayacak olsa bile, o günü yaşanmaya değer kılacaktır. Film, her sabah yeniden tanışan iki ruhun, zamanın ve unutuşun ötesine geçen fedakarlık dolu yolculuğunu işliyor.
Filmin başrollerinde Japon sinemasının yükselen yıldızları yer alıyor. Shunsuke Michieda, Toru Kamiya karakterine hayat verirken, sakin ve korumacı tavrıyla izleyicinin kalbine dokunuyor. Performansı, karakterin içindeki sessiz hüznü ve Maori’ye olan karşılıksız gibi görünen bağlılığını başarıyla yansıtıyor.
Riko Fukumoto ise Maori Hino rolünde büyüleyici bir iş çıkarıyor. Her sabah aynı şaşkınlığı ve korkuyu yaşayan bir genç kızın kırılganlığını, ardından gelen kabulleniş sürecini oldukça duru bir oyunculukla sergiliyor. Yan rollerdeki arkadaşlık dinamikleri, hikâyenin duygusal yükünü dengelerken dramatik yapıyı güçlendiriyor.
Takahiro Miki’nin yönetmen koltuğunda oturduğu yapım, sadece bir gençlik dramı olmanın ötesine geçerek hafıza, kimlik ve sevginin kalıcılığı üzerine derin sorular soruyor. Filmin temposu, bir günün döngüsünü hissettirecek şekilde ağır ama akıcı bir ritimde ilerliyor. Görsel dilin yumuşaklığı ve ışık kullanımı, hikâyenin masalsı atmosferini desteklerken, finaldeki duygusal patlama izleyiciyi hazırlıksız yakalıyor.
Eğer kalbinizi sızlatacak, mendillerinizi hazırlatacak romantik dram türündeki yapımlardan keyif alıyorsanız bu film tam size göre. Özellikle "50 İlk Öpücük" veya "A Moment to Remember" gibi temaları seven izleyiciler, bu hikâyede çok daha naif ve şiirsel bir anlatım bulacaktır. Japon filmleri meraklıları için de estetik ve duygusal açıdan doyurucu bir deneyim vaat ediyor.
Bu film, sevginin sadece anılarla değil, kalbin hissettiği "izlerle" ilgili olduğunu kanıtlıyor. Trajik bir temel üzerine kurulu olmasına rağmen, karamsarlıktan ziyade yaşamın her anının ne kadar değerli olduğunu hatırlatıyor. Senaryonun ters köşeleri ve karakterlerin birbirleri için göze aldıkları fedakarlıklar, filmi sıradan bir aşk hikâyesinden ayırarak unutulmaz bir yere konumlandırıyor.
Hafıza ve Unutuş: İnsanı var eden şeyin sadece anıları olup olmadığı sorgulanıyor.
Anı Yaşamak: Yarını olmayan bir ilişkide bugünün kıymeti vurgulanıyor.
Fedakarlık: Sevilen kişi için kendi acını gizleme ve onun mutluluğunu önceliklendirme.
Yaratıcılık: Günlükler ve resimler aracılığıyla silinen bir hayatın yeniden inşası.
Bu yapımı beğendiyseniz, benzer duygusal yoğunluğa sahip duygusal filmler listesine göz atabilirsiniz. Özellikle bir başka Japon başyapıtı olan ve zaman algısıyla oynayan Your Name veya hafıza kaybını merkezine alan I Want to Eat Your Pancreas sizin için harika birer alternatif olabilir. Ayrıca romantik türde klasikleşmiş Kore dramaları da benzer bir doku sunacaktır.
Film, Misaki Ichijo’nun popüler romanından uyarlanmıştır. Çekimler sırasında oyuncuların kimyasını korumak adına sahnelerin büyük bir kısmı kronolojik sırayla çekilmeye çalışılmıştır. Ayrıca film, vizyona girdiği birçok Asya ülkesinde gişe rekorları kırarak son yılların en çok ses getiren Japon dramalarından biri olmuştur.
Hikâye oldukça duygusal ve dramatik bir sona sahip. Mutluluk ve hüzün iç içe geçse de izleyicide derin bir burukluk bıraktığını söylemek mümkün.
Anterograd amnezi gerçek bir tıbbi durumdur; kişinin yeni anılar oluşturma yeteneğini kaybetmesini ifade eder. Film bu durumu dramatik bir dille işlemektedir.
Film, romanın ruhuna sadık kalsa da görsel anlatımın gücünü kullanmak adına bazı sahneleri daha sembolik ve estetik bir dille aktarmaktadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...