

Catrin Cole

Tom Buckley

Ambrose Hilliard / Uncle Frank

Ellis Cole

Sophie Smith

Sammy Smith

Carl Lundbeck / Brannigan

Phyl Moore

Gabriel Baker

Raymond Parfitt
Aşkın Çekimi (Their Finest), 1940’ların Londra’sında, Blitz saldırılarının yarattığı yıkımın ortasında geçiyor. İngiliz hükümeti, halkın moralini yükseltmek ve Amerika’nın savaşa girmesini teşvik etmek amacıyla propaganda filmleri yapılmasına karar verir. Genç ve yetenekli bir yazar olan Catrin Cole, bu filmlere "kadın dokunuşu" katması için senaryo ekibine dahil edilir. Catrin, başlangıçta sadece diyalog yazmakla görevlendirilse de, kısa sürede Dunkirk tahliyesinde kahramanlık gösteren iki kız kardeşin hikâyesini beyaz perdeye taşımak için kendini büyük bir prodüksiyonun içinde bulur.
Catrin, bu süreçte alaycı ama tutkulu senarist Tom Buckley ile birlikte çalışırken hem sektördeki cinsiyet bariyerlerini aşmaya çalışır hem de savaşın karanlığına karşı sanatın iyileştirici gücüne tutunur. Film, bir yandan set arkasındaki trajikomik olayları ve dönemin sinema anlayışını yansıtırken, diğer yandan karakterlerin arasındaki sessiz ve derin duygusal çekimi işliyor. "Dunkirk" efsanesinin nasıl kurgulandığını izlerken, gerçek hayatın kurgudan çok daha sarsıcı olabileceğine tanıklık ediyoruz.
Filmin başrolünde yer alan Gemma Arterton, Catrin Cole rolünde zekâsı ve zarafetiyle parlıyor. Arterton, karakterin hem profesyonel dünyadaki mücadelesini hem de içsel duygusal çatışmalarını son derece duru bir performansla sergiliyor. Ona eşlik eden Sam Claflin, Tom Buckley karakterindeki keskin zekâyı ve gizli romantizmi harika bir uyumla yansıtıyor. Ancak filmin en unutulmaz performanslarından biri, yaşlanan ve gözden düşmekte olan kibirli aktör Ambrose Hilliard rolündeki Bill Nighy’den geliyor. Nighy, her sahnesine kattığı mizah ve melankoliyle filmin duygusal dengesini kusursuzlaştırıyor.
Yönetmen Lone Scherfig, Aşk ve Küller (An Education) filminden tanıdığımız o karakteristik hassasiyeti bu yapımda da sürdürüyor. Film, savaşın trajedisini arka planda tutarken, odağına insan ruhunun yaratma tutkusunu alıyor. Mizah ve hüzün arasındaki geçişler o kadar doğal ki, izleyici bir sahnede kahkahalarla gülerken bir sonraki sahnede savaşın acı gerçekliğiyle yüzleşebiliyor. Sinemaya yazılmış bir aşk mektubu niteliğindeki yapım, teknik açıdan dönemin ruhunu yansıtan kostümleri ve prodüksiyon tasarımıyla tam bir görsel şölen sunuyor.
Tarihi dokusu olan romantik film tutkunları için bu yapım eşsiz bir hazine. Eğer sinemanın mutfak kısmına ilgi duyuyor ve bir hikâyenin nasıl inşa edildiğini merak ediyorsanız bu içerik sizi fazlasıyla tatmin edecektir. Savaşın ortasında geçen ama odağını insani bağlara çeviren bir drama arayanlar, Lone Scherfig'in bu zarif anlatımını kaçırmamalı. Ayrıca güçlü kadın karakterlerin ön planda olduğu dönem hikâyelerinden hoşlanan her sinemasever bu filme şans vermelidir.
Bu filmi benzerlerinden ayıran en büyük fark, savaşın vahşetini doğrudan göstermek yerine, o vahşetin gölgesinde üretilen "umudun" teknik ve duygusal inşasına odaklanmasıdır. Aşkın Çekimi, izleyiciye bir filmin nasıl "halkın ruhu" haline gelebileceğini gösteriyor. Ayrıca Sam Claflin ve Gemma Arterton arasındaki klişelerden uzak, saygı ve yaratıcılık üzerine kurulu ilişki, modern romantik anlatılara taze bir nefes getiriyor.
Sanatın İyileştirici Gücü: En zor zamanlarda bile hikâye anlatmanın topluma moral verme potansiyeli.
Kadınların Mücadelesi: Erkek egemen bir sektörde ve savaş döneminde kadının var olma savaşı.
Gerçek ve Kurgu: Propaganda ile gerçeklik arasındaki ince çizgi ve hayatın kurguyu aşan sürprizleri.
Fedakârlık: Ortak bir amaç uğruna bireysel isteklerden vazgeçme ve adanmışlık.
Eğer bu yapımın atmosferinden keyif aldıysanız, yine İkinci Dünya Savaşı döneminde geçen ve bir yazarın hayatına odaklanan Aşk ve Gurur (Atonement) veya sinema tutkusunu merkeze alan klasik Cennet Sineması (Cinema Paradiso) gibi filmleri mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir dönem mizahı ve dramı sunan Guernsey Edebiyat ve Patates Turtası Derneği de ilginizi çekebilecek kaliteli bir seçenektir.
Film, Lissa Evans’ın Their Finest Hour and a Half adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır. Yapımın çekimleri Londra ve Galler'in otantik bölgelerinde gerçekleştirilerek 1940’ların atmosferi aslına uygun şekilde yeniden yaratılmıştır. Film içinde çekilen propaganda filmi sahnelerinde, o dönemin gerçek çekim teknikleri ve renk paletleri kullanılarak izleyiciye nostaljik bir derinlik sunulmuştur. Bill Nighy’nin canlandırdığı Ambrose karakteri, dönemin birçok unutulmuş karakter oyuncusundan esintiler taşır.
Film kurgusal bir hikâye olsa da, İkinci Dünya Savaşı sırasında İngiltere Enformasyon Bakanlığı’nın yürüttüğü gerçek propaganda filmi çalışmalarından ve dönem kadınlarının iş gücüne katılımından ilham almıştır.
Film içindeki filmde anlatılan Dunkirk tahliyesi hikâyesi kurgusal karakterler üzerinden anlatılsa da, tahliyenin kendisi tarihin en büyük askeri olaylarından biridir.
Film savaşın doğası gereği bazı trajik ve hüzünlü anlar barındırsa da, genel olarak mizahi dili, umut dolu mesajları ve sinema sevgisiyle izleyiciye pozitif bir his bırakan dengeli bir yapıdadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...