
Romantik, Dram, Tarih, Savaş

Zeina

Toni
Hotel Receptionist
Journalist
Zaynab
Tarek
L'enfant Ali
Le père de Zaynab
La tante de Tony

Reporter
2006 yılındaki Lübnan-İsrail savaşı sırasında geçen hikâye, ateşkesin ilan edilmesinden hemen sonra başlar. Dubai’de yaşayan Lübnanlı Zeina, savaşın ortasında kalan oğlu Karim’i bulmak için acilen Beyrut’a döner. Ancak ülkenin güneyine giden yollar bombalanmış, ulaşım imkânsız hale gelmiştir. Kimsenin tehlikeli bölgelere gitmeye cesaret edemediği bir ortamda Zeina, sadece paraya ihtiyacı olan Hristiyan şoför Tony’yi kendisine yardım etmesi için ikna eder.
Yolculuk ilerledikçe, birbirine tamamen zıt karakterlere ve geçmişlere sahip olan bu iki yabancı, bombalanmış şehirlerin, yok olan köylerin ve parçalanmış hayatların arasından geçerler. Tony ve Zeina’nın arasındaki mesafe, savaşın yarattığı ortak acı ve tanık oldukları trajedilerle zamanla erir. Bombalar Altında, bir annenin umutsuz arayışını anlatırken aynı zamanda bir ülkenin kolektif hafızasındaki derin yaraları da gün yüzüne çıkarıyor.
Filmin yükünü sırtlayan Nada Abou Farhat, Zeina rolünde sergilediği performansla bir annenin çaresizliğini ve metanetini iliklerimize kadar hissettiriyor. Duygusal patlamalardan ziyade, karakterin içsel sessizliği ve kararlılığı Farhat’ın oyunculuğunda devleşiyor.
Ona eşlik eden Georges Khabbaz ise Tony karakterine muazzam bir derinlik katıyor. Başlangıçta sadece kazancını düşünen, sert mizaçlı bir şoför gibi görünse de, yol boyunca Tony’nin insani katmanları birer birer açılıyor. İkilinin arasındaki kimya, filmin belgesel vari anlatımına editoryal bir güç katıyor ve izleyiciyi bu yolculuğun bir parçası haline getiriyor.
Yönetmen Philippe Aractingi, filmi savaşın hemen ardından, henüz dumanlar tüterken ve enkazlar kaldırılmamışken çektiği için yapım benzersiz bir gerçeklik duygusu taşıyor. Oyuncular dışındaki pek çok figürün gerçek savaş mağdurları olması, filmi bir kurgudan öteye taşıyıp tarihsel bir tanıklığa dönüştürüyor. El kamerası kullanımı ve doğal ışık tercihi, izleyiciyi klostrofobik bir enkaz yığınının içine hapsederek savaşın çıplak yüzüyle tanıştırıyor.
Siyasal gerilimlerden ziyade insani dramlara odaklanan, savaşın birey üzerindeki etkilerini inceleyen yapımlardan hoşlananlar bu filmi kaçırmamalı. Ortadoğu sinemasının samimi ve sert dilini seven izleyiciler için bu yapım, gerçekçi bir platform filmi tadı sunuyor. Ayrıca, bir yol hikâyesi üzerinden toplumsal bir portre izlemek isteyenler için de oldukça derinlikli bir seçenek.
Bu film, savaşı sadece stratejik hamleler veya patlamalar olarak değil, geride kalanların sessiz çığlığı olarak ele alıyor. Gerçek mekanlarda, gerçek acıların ortasında çekilmiş olması, onu sinema tarihindeki en dürüst savaş karşıtı filmlerden biri yapıyor. İzleyiciye sadece bir hikâye anlatmıyor, aynı zamanda Lübnan’ın o dönemki ruh halini ve insanın hayatta kalma refleksini damarlarında hissettiriyor.
Annelik İçgüdüsü: Her türlü tehlikeye rağmen evladına ulaşmaya çalışan bir kadının sarsılmaz iradesi.
Savaşın Yıkıcılığı: Sadece binaların değil, ruhların ve toplumsal bağların uğradığı tahribat.
Beklenmedik Dostluklar: Savaşın ortak paydasında buluşan farklı inanç ve sınıflara mensup iki insanın dayanışması.
Kayıp ve Umut: Enkazın altından sağ çıkma ihtimaline duyulan o ince ama güçlü inanç.
Savaşın gölgesindeki yolculukları ve insani dramları konu alan Incendies (İçimdeki Yangın) veya Capernaum (Kefernahum) gibi yapımlar, bu filmin bıraktığı izi derinleştirebilir. Ayrıca Lübnan iç savaşına ve sonrasına farklı perspektiflerden bakan dram türündeki diğer önemli eserler, Bombalar Altında ile benzer bir sinematik dili paylaşmaktadır.
Film, 2006 Lübnan Savaşı bittikten sadece birkaç gün sonra çekilmeye başlanmıştır.
Filmde yer alan pek çok yan karakter, gerçekten o bölgelerde yaşayan ve çocuklarını veya evlerini kaybetmiş yerel halktır.
Yönetmen Philippe Aractingi, filmin çekimleri sırasında gerçek mühimmatların ve enkazların arasında çalışarak prodüksiyonu tamamlamıştır.
Senaryo kurgu olsa da, çekimler gerçek savaş alanlarında yapılmış ve bölge halkının gerçek tanıklıkları hikâyeye entegre edilmiştir.
Film geleneksel bir aşk hikâyesinden ziyade, travmaların birleştirdiği iki insanın derin ruhsal bağını ve dayanışmasını işler.
Venedik Film Festivali başta olmak üzere birçok uluslararası festivalden "İnsan Hakları" ve "En İyi Film" dallarında ödüllerle dönmüştür.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...