

Paddington Brown (voice)

Mary Brown

Henry Brown

Judy Brown

Jonathan Brown

Mrs. Bird

Phoenix Buchanan

Aunt Lucy (voice)

Knuckles McGinty

Samuel Gruber
Paddington, Brown ailesiyle yaşadığı mahallede herkesin yardımına koşan, nazik ve sevgi dolu bir fert olarak hayatını sürdürmektedir. Teyzesi Lucy'nin 100. yaş günü yaklaşırken, ona layık en özel hediyeyi bulmak için çeşitli işlerde çalışmaya başlar. Aradığı hediyeyi Bay Gruber’in antika dükkanında bulur: Londra’yı betimleyen çok özel ve nadir bir açılır kapanır (pop-up) kitap. Ancak bu kitap, sadece bir hediyelik eşya değil, içinde büyük bir hazinenin ipuçlarını barındıran gizli bir haritadır.
Kitap, eski bir oyuncu olan sinsi Phoenix Buchanan tarafından çalındığında, olay yerinde bulunan Paddington haksız yere suçlanır ve hapse atılır. Brown ailesi dışarıda gerçek hırsızın peşine düşerken, Paddington ise hapishane atmosferini bile kendi nezaketi ve marmelatı sayesinde değiştirmeyi başarır. Ayı Paddington 2, adaletin peşinde koşan bir ailenin ve en zor şartlarda dahi iyiliğinden ödün vermeyen bir ayının ilham verici macerasını konu alıyor.
Ben Whishaw, Paddington’a sesiyle hayat vererek karaktere olan bağlılığımızı pekiştiriyor. Devam filminde kadronun en parlayan ismi ise kuşkusuz Hugh Grant. Gözden düşmüş, kibirli ve kılıktan kılığa giren aktör Phoenix Buchanan rolüyle kariyerinin en eğlenceli performanslarından birini sergiliyor. Grant, kötü karakteri korkutucu olmaktan ziyade karikatürize ve komik bir tonda yansıtarak filme büyük bir enerji katıyor.
Hapishane sahnelerinde karşımıza çıkan Brendan Gleeson, sert mizaçlı aşçı "Knuckles" McGinty rolünde harikalar yaratıyor. Paddington ile olan etkileşimi, filmin en duygusal ve mizahi anlarını oluşturuyor. Hugh Bonneville ve Sally Hawkins ise Brown çifti olarak aile bağlarının gücünü temsil etmeye devam ederken, her bir aile üyesinin kendi kişisel yetenekleriyle gizemi çözmeye katkıda bulunması oyuncu kadrosunun uyumunu gözler önüne seriyor.
Genellikle devam filmleri ilkinin gölgesinde kalsa da, yönetmen Paul King bu filmle sinema tarihinin en başarılı devam yapımlarından birine imza atıyor. İlk filmdeki sıcaklık korunurken, görsel yaratıcılık ve mizah dozu bir üst seviyeye taşınmış. Hapishanedeki pembe üniformalı sahnelerden kitap sayfalarının içinde yapılan hayali yolculuklara kadar her sekans, yönetmenin vizyonunu kanıtlar nitelikte.
Filmin senaryosu, hiçbir boşluk bırakmadan işleyen bir saat mekanizması gibi kurgulanmış. Hikayenin başındaki en ufak bir detay, finalde hayati bir önem kazanıyor. Duygusal derinliği ise sadece çocukları değil, yetişkinleri de derinden etkileyecek kadar güçlü. İyiliğin bir zincirleme reaksiyon başlatabileceği teması, didaktik olmadan, son derece samimi bir şekilde işleniyor.
Bu yapım, sinemanın birleştirici gücünü hissetmek isteyen her yaştan izleyici için mükemmel bir aile filmi örneğidir. Özellikle moralinin bozuk olduğu bir günde içini ısıtacak bir hikaye arayanlar, bu komedi ve macera dolu yapımı kesinlikle izlemeli. Sinematografik açıdan kusursuz bir işçilik arayan estetik tutkunları ve Hugh Grant’in muazzam geri dönüşüne tanık olmak isteyenler için de kaçırılmayacak bir fırsat.
İlk filmden daha yüksek bir tempo ve daha yaratıcı bir mizah anlayışı sunması.
Hugh Grant'in kariyerindeki en iyi performanslarından birini sergilemesi.
Hapishane gibi soğuk bir ortamın bile nezaketle nasıl bir yuvaya dönüşebileceğini göstermesi.
Görsel efektlerin (CGI) kusursuzluğu sayesinde Paddington'ın gerçekliğine olan tam inanç.
Adalet ve Doğruluk: Suçsuzluğun kanıtlanması için verilen kolektif mücadele.
Nezaketin Dönüştürücü Gücü: Kibar bir tavrın en sert karakterleri bile nasıl değiştirebileceği.
Toplumsal Dayanışma: Bir mahalle sakininin çevresine kattığı değerin, o yokken daha iyi anlaşılması.
Vefa: Teyze Lucy'ye verilen sözün her şeyin üzerinde tutulması.
Eğer bu filmin yarattığı pozitif enerjiye kapıldıysanız, aynı yönetmenin bir başka büyülü dünyayı anlattığı Wonka (2023) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir görsel titizlik ve mizah anlayışı barındıran Wes Anderson’ın Büyük Budapeşte Oteli (yetişkinler için daha uygun olsa da) veya çocuk ruhunu koruyan Küçük Prens animasyonu benzer keyfi verecektir.
Film, Rotten Tomatoes sitesinde uzun süre boyunca "gelmiş geçmiş en iyi eleştirilen film" unvanını %100 puanla korumuştur.
Hugh Grant, filmdeki karakterinin evindeki otoportrelerin çoğu için kendi eski fotoğraflarını kullanmıştır.
Filmdeki tren sahneleri, çekimler için özel olarak kapatılan tarihi demiryolu hatlarında gerçekleştirildi.
Brendan Gleeson’ın canlandırdığı Knuckles karakterinin marmelatlı sandviç tutkusu, çekimler sırasında sette gerçekten binlerce marmelatlı sandviç tüketilmesine neden oldu.
Paddington aslında hapisten kendi başına kaçmıyor; yeni tanıştığı arkadaşlarıyla birlikte bir planın parçası oluyor, ancak asıl amacı kaçmak değil, masumiyetini kanıtlayacak olan gerçek hırsızı yakalamaktır.
Evet, hikayenin merkezinde Teyze Lucy'ye alınacak hediye olduğu için, Lucy karakteri filmin özellikle başında ve kalpleri eriten final sahnesinde karşımıza çıkıyor.
Evet, serinin üçüncü filmi olan "Paddington in Peru" hazırlık aşamasında olup, kahramanımızın ana vatanına dönüş macerasını konu alacaktır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...