

Süleyman Dirliği

Ayla

Yaşlı Süleyman

Ali

Üsteğmen Mesut

Fuat Binbaşı

Hüseyin Dilbirliği

Yaşlı Nimet

Nuran

Nimet Dilbirliği
1950 yılında Türkiye, Birleşmiş Milletler yardımı kapsamında Kore’ye bir tugay gönderir. Bu tugayda yer alan Astsubay Süleyman, savaşın ortasında yetim kalmış, korkudan konuşamayan küçük bir kız çocuğu bulur. Süleyman, ona ay gibi parlayan yüzünden dolayı Ayla ismini verir.
Savaşın soğuk ve ölümcül atmosferinde Süleyman, Ayla’yı birliğine getirir ve ona bir baba gibi şefkat gösterir. Ayla zamanla Türkçeyi öğrenir ve tüm birliğin neşesi haline gelir. Ancak savaş bittiğinde Süleyman'ın Türkiye'ye dönmesi gerekir. Dönemin yasaları ve şartları nedeniyle Ayla'yı yanında götüremez. Bu ayrılık, yarım asırdan fazla sürecek bir hasretin başlangıcı olur.
Film, hem Türkiye hem de Güney Kore'den güçlü isimleri bir araya getiriyor:
İsmail Hacıoğlu (Genç Süleyman): Süleyman Dilbirliği’nin gençliğini, o merhametli ve sarsılmaz duruşunu kariyerinin en iyi performanslarından biriyle canlandırıyor.
Kim Seol (Küçük Ayla): Sevimliliği ve doğal oyunculuğuyla filmin duygusal yükünü başarıyla taşıyor.
Çetin Tekindor (Yaşlı Süleyman): Usta oyuncu, final sahnelerindeki o derin bekleyişi ve özlemi tek bir bakışıyla anlatıyor.
Ali Atay (Ali): Süleyman’ın en yakın arkadaşı rolünde, filme hem neşe katan hem de dostluğun değerini hatırlatan harika bir performans sergiliyor.
Murat Yıldırım: Üstteğmen Mesut rolüyle kadroyu güçlendiriyor.
Gerçek Bir Hikaye: Filmi özel kılan, her sahnesinin gerçek bir yaşanmışlığa dayanmasıdır. Süleyman Dilbirliği ve Ayla (Kim Eun-ja) gerçekten 2010 yılında bir belgesel çekimi için buluşmuşlardır.
Uluslararası Başarı: Prodüksiyon kalitesi, sanat yönetimi ve müzikleri (Fahir Atakoğlu) dünya standartlarındadır.
İnsanlık Dersi: Savaşın nefreti yerine, sevginin ve merhametin evrenselliğini ön plana çıkarır.
Duygusal Katarsis: "Duygusuzum" diyen birini bile ağlatabilecek kadar saf ve güçlü bir anlatımı vardır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...