
-

-

-

-
-
-
-
-
-
-
Sarı Siyah, Türk eğitim ve savaş tarihinin en hüzünlü, bir o kadar da onurlu sayfalarından birini beyaz perdeye taşıyor. Yıl 1915; Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin cephelerinden biri olan Çanakkale, vatanın her bir ferdini göreve çağırmaktadır. Bu çağrıya kayıtsız kalmayanlar arasında, henüz hayatlarının baharında olan İstanbul Lisesi (İstanbul Sultanisi) son sınıf öğrencileri de vardır. 50 genç öğrenci, kalemlerini bırakıp tüfeklerini kuşanarak gönüllü olarak cepheye gitmeye karar verirler.
Film, bu gençlerin vatan sevgisiyle dolu yüreklerini, aileleriyle olan vedalaşmalarını ve cephedeki sarsıcı mücadelelerini odağına alıyor. 19 Mayıs 1915 sabahı saat 03.30’da Kabatepe’de gerçekleşen taarruzda, bu 50 fidanın tamamı şehit düşer. İstanbul Tıbbiyesi’nin o yıl tek bir mezun bile verememesine neden olan bu büyük kayıp, okulun koridorlarında yankılanır. Kalan öğrencilerin, büyüklerinin şehadet haberi üzerine sarı olan okul binasının kapı ve pencerelerini yas alameti olarak siyaha boyamasıyla, bir okulun renkleri ebediyen "Sarı Siyah" olarak mühürlenir.
Filmin başrollerinde ve oyuncu kadrosunda Yusuf Güney, Burcu Binici, Yavuz Bingöl ve Halit Akçatepe gibi tanınmış isimler yer alıyor. Yusuf Güney, bu ilk sinema deneyiminde vatanı için canını feda etmeye hazır bir genci canlandırırken; usta oyuncu Halit Akçatepe, hikâyeye her zamanki sıcaklığı ve tecrübesiyle derinlik katıyor.
Oyuncu kadrosu, bir devrin kapanışını ve gençliğin fedakarlığını yansıtırken oldukça samimi bir performans sergiliyor. Özellikle cephe sahnelerindeki duygu yoğunluğu ve öğrencilerin birbirlerine olan bağlılığı, oyuncuların kolektif çalışmasıyla izleyiciye güçlü bir şekilde geçiyor. Her bir oyuncu, temsil ettikleri gerçek şahsiyetlerin onuruna yakışır bir ciddiyetle karakterlerine hayat veriyor.
Yönetmen Levent Akçay, Sarı Siyah ile sadece bir savaş filmi değil, aynı zamanda bir saygı duruşu niteliğinde eser ortaya koyuyor. Film, savaşın teknik detaylarından ziyade insan onuru, vatan sevgisi ve arkada bırakılanların yaşadığı büyük yasa odaklanıyor. Dönem atmosferini yansıtan kostümler ve okul binasının siyahla bütünleşen o hüzünlü sahneleri, filmin editoryal gücünü artırıyor. Tarihsel gerçekliğe sadık kalınarak çekilen yapım, genç kuşağın kendi yaşıtlarının bir asır önce gösterdiği kahramanlığı anlaması açısından büyük bir önem taşıyor.
Bu film, yakın tarihimize ilgi duyan, Çanakkale ruhunu derinden hissetmek isteyen herkes için sarsıcı bir drama örneğidir. Özellikle eğitim camiası, öğrenciler ve öğretmenler için milli bir şuur aşılayan bu yapım, bir aile filmi olarak da izlenebilir. Tarihin tozlu sayfalarındaki gerçek kahramanlık öykülerini sevenler ve vatan savunmasının bedellerini anlamak isteyen kaliteli sinema izleyicileri bu filmi mutlaka izlemelidir.
Sarı Siyah'ı izlemek için en önemli sebep, bugün özgürce yaşadığımız toprakların bedelinin kimler tarafından ödendiğini bir kez daha hatırlamaktır. Film, bir lise binasının neden sarı ve siyah renklerle bezendiğinin ardındaki o derin acıyı ve gururu iliklerinize kadar hissettiriyor. Kahramanlığın sadece profesyonel askerlere mahsus olmadığını, vatan söz konusu olduğunda öğrencilerin bile nasıl birer devleşen savaşçıya dönüştüğünü görmek için bu film eşsiz bir fırsat sunuyor.
Vatan Sevgisi ve Fedakarlık: Genç yaşta her şeyden vazgeçip vatan için canını feda etme bilinci.
Yas ve Vefa: Şehit olan öğrencilerin anısını yaşatmak için okulun renklerinin değiştirilmesi.
Gençliğin Sorumluluğu: Bir ülkenin eğitimli kuşağının, en zor zamanda aldığı tarihi sorumluluk.
Savaşın Acı Yüzü: Geriye dönmeyen öğrencilerin ardından bir okulun ve kentin yaşadığı derin keder.
Bu etkileyici tarihsel anlatımı sevdiyseniz, yine Çanakkale Savaşı’nı farklı perspektiflerden ele alan Çanakkale 1915 veya bir başka öğrenci taburu hikâyesini anlatan Veda filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca, savaşın insani boyutuna odaklanan Son Umut (The Water Diviner) gibi yapımlar da bu türdeki macera ve tarih arayışınız için kaliteli alternatifler olabilir.
İstanbul Lisesi, günümüzde hala mezuniyet törenlerini ve okul etkinliklerini bu Sarı-Siyah renklerin gölgesinde ve şehitlerinin anısıyla gerçekleştirmektedir.
Filmde anlatılan 19 Mayıs 1915 taarruzu, Çanakkale Cephesi'nin en kanlı günlerinden biri olarak tarihe geçmiştir.
Yapım sürecinde İstanbul Lisesi'nin arşivlerinden ve tarihi belgelerden yararlanılarak gerçekçilik en üst seviyede tutulmuştur.
Okulun renkleri, 1915 yılında şehit düşen son sınıf öğrencileri anısına kalıcı olarak değiştirilmiştir; sarı okulun rengini, siyah ise yası temsil eder.
Evet, tarihi kayıtlara göre gönüllü olarak cepheye giden 50 kişilik öğrenci grubunun tamamı 19 Mayıs taarruzunda şehit düşmüştür.
Savaş temalı olması nedeniyle bazı hüzünlü ve sert sahneler içerse de, milli bilincin gelişmesi açısından ebeveyn denetiminde izlenmesi önerilen bir yapımdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...