
Dram, Romantik

Nora

Hae Sung

Arthur

Young Nora

Young Hae Sung

Nora's Mom

Nora's Dad

Hae Sung's Mom

Young Si Young

Hae Sung's Friend 1
Başka Bir Hayatta, izleyiciyi Seul’den New York’a uzanan, yirmi yılı aşkın bir zaman dilimine yayılan, derinlikli ve melankolik bir yolculuğa çıkarır. Hikaye, Güney Kore’de birbirine derinden bağlı iki çocukluk arkadaşı olan Nora ve Hae Sung’un, Nora’nın ailesinin Kanada’ya göç etmesiyle ayrılmasını konu alır. Bu zorunlu ayrılık, ikilinin hayatında kapatılamayan bir parantez olarak kalır.
Yıllar sonra, teknoloji sayesinde internet üzerinden yeniden bağ kuran ikili, geçmişin masumiyeti ile bugünün gerçekliği arasında sıkışıp kalır. Ancak asıl kırılma noktası, ayrılıklarından 24 yıl sonra, Hae Sung’un Nora’yı görmek için New York’a gelmesiyle yaşanır. Artık evli bir yazar olan Nora ve geleneksel köklerine bağlı Hae Sung, geçirdikleri o kader belirleyici haftada, aşk, kader (Kore inancındaki "In-Yun") ve yaşamlarında yaptıkları seçimlerle yüzleşmek zorunda kalırlar. Film, klasik bir romantizmden ziyade, hayatın "eğer öyle olsaydı" denilen anlarına ışık tutar.
Filmin gücü, karakterlerin söylenmemiş sözlerini bakışlarıyla anlatan oyuncuların minimalist ve etkileyici performanslarından gelmektedir.
Greta Lee (Nora): Kariyerine odaklanmış, rasyonel ama geçmişiyle bağını tam koparamamış Nora karakterine hayat veriyor. Lee, karakterin göçmen kimliği ile yeni hayatı arasındaki dengeyi ustalıkla kuruyor.
Teo Yoo (Hae Sung): Nora’nın çocukluk aşkı ve geçmişinin canlı bir temsilcisi olan Hae Sung’u canlandırıyor. Teo Yoo, karakterin içe dönük hüznünü ve sadakatini, abartısız bir oyunculukla yansıtıyor.
John Magaro (Arthur): Nora’nın Amerikalı eşi rolünde. Genellikle bu tür hikayelerde "engel" olarak görülen eş figürünün aksine, durumu anlayan, destekleyici ve son derece gerçekçi bir karakter portresi çiziyor.
Celine Song’un ilk uzun metrajlı yönetmenlik denemesi olan Başka Bir Hayatta, A24 yapım şirketi etiketiyle vizyona girmiş ve modern sinemanın en zarif aşk hikayelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Film, Hollywood’un alışılagelmiş melodram kalıplarını reddeder; büyük kavgalar veya toksik kıskançlıklar yerine, yetişkin insanların duygusal olgunluğuna ve sessiz kabullenişlerine odaklanır.
Görsel olarak New York ve Seul’ün atmosferini büyüleyici bir sinematografiyle perdeye taşıyan yapım, "In-Yun" (kader/bağ) felsefesini merkeze alır. Bu felsefe, insanların önceki hayatlarındaki etkileşimlerinin bugünü nasıl şekillendirdiğini anlatır. Eleştirmenlerden tam not alan film, En İyi Film ve En İyi Özgün Senaryo dallarında Oscar’a aday gösterilmiştir. Hikayenin sadeliği, izleyicide bıraktığı duygusal etkinin derinliğiyle tezat oluşturarak unutulmaz bir deneyim sunar.
"Before Sunrise" (Gün Doğmadan) üçlemesindeki gibi bol diyaloglu, zamana ve ilişkilere odaklanan filmleri sevenler.
"Lost in Translation" (Bir Konuşabilse) tarzı, melankolik ve şehir atmosferini hisseden yapımlardan hoşlananlar.
Göçmenlik, kimlik arayışı ve geçmişle hesaplaşma temalarına ilgi duyanlar.
Sessiz, sakin ilerleyen ancak duygusal olarak sarsıcı dramaları tercih eden sinemaseverler.
Bu film, "ruh eşi" kavramına getirdiği gerçekçi ve felsefi bakış açısıyla son yılların en özgün yapımlarından biridir. Sadece bir aşk hikayesi değil, aynı zamanda insanın geride bıraktığı hayatlara ve benliklere yakılmış bir ağıttır. Greta Lee ve Teo Yoo’nun arasındaki kimya, kelimelere dökülmeyen duyguları bile izleyiciye geçirir. Celine Song’un kendi hayatından esinlenerek yazdığı senaryo, izleyen herkesin kendi geçmişindeki "acaba"ları sorgulamasına neden olacak kadar güçlü ve samimidir.
In-Yun (Kader): İnsanlar arasındaki görünmez bağların, reenkarnasyon ve kader bağlamında incelenmesi.
Göç ve Kimlik: Bir ülkeden ayrılmanın sadece mekanı değil, kişinin olabileceği diğer versiyonlarını da geride bırakması.
Zaman ve Değişim: Yılların insanları nasıl değiştirdiği ve çocukluk anılarının bugünkü gerçeklikle çatışması.
Seçimler ve Bedeller: Hayatta seçilen her yolun, seçilmeyen diğer yolların yasını tutmayı gerektirmesi.
Before Sunrise (Gün Doğmadan): İki yabancının kısıtlı zamanda kurduğu derin bağ.
In the Mood for Love (Aşk Zamanı): Yarım kalmış, naif ve görsel olarak büyüleyici bir aşk hikayesi.
Minari: Koreli bir ailenin Amerika'daki göçmenlik deneyimi.
Brooklyn: Bir kadının iki ülke ve iki hayat arasında yaptığı seçim.
Normal People: İnsanların yıllar içinde birbirlerinin hayatına girip çıkmasını konu alan dizi/hikaye yapısı.
Yarı Otobiyografik: Yönetmen Celine Song, filmin senaryosunu gerçek hayatta yaşadığı bir andan esinlenerek yazmıştır. Bir barda, Amerikalı eşi ve Kore'den gelen çocukluk aşkının arasında oturduğu sırada hissettiği duygular filmin çıkış noktasıdır.
Fiziksel Temas Yasağı: Yönetmen, oyuncular Greta Lee ve Teo Yoo’nun çekimler sırasında, senaryodaki kavuşma sahnesine kadar birbirlerine fiziksel olarak dokunmalarını yasaklamıştır. Bu sayede o sahnedeki gerginlik ve heyecan gerçekçi kılınmıştır.
Dil Kullanımı: Filmde İngilizce ve Korece geçişleri, karakterlerin ait oldukları (veya uzaklaştıkları) dünyaları sembolize edecek şekilde kurgulanmıştır.
Filmde sıkça geçen "In-Yun", Korece'de "kader" veya "takdir-i ilahi" anlamına gelen Budist kökenli bir kavramdır. İki insanın bu hayatta karşılaşmasının, geçmiş hayatlardaki binlerce etkileşimin sonucu olduğuna inanılır.
Tamamen biyografik bir belgesel olmasa da, yönetmen Celine Song'un kendi hayatından çok güçlü izler taşır. Özellikle final sahneleri ve bar sahnesi yönetmenin kişisel deneyimlerine dayanır.
Başka Bir Hayatta (Past Lives), vizyon takviminin ardından TV+ ve MUBI gibi platformların kütüphanelerinde dönem dönem yer almaktadır. Ayrıca Apple TV ve Google Play üzerinden kiralanabilir.
Evet, film dünya çapında birçok eleştirmen birliğinden ödül almış, Altın Küre ve Oscar gibi prestijli törenlerde En İyi Film ve En İyi Özgün Senaryo dallarında aday gösterilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...