

Bruce Wayne / Batman

Harvey Dent / Two-Face

Edward Nygma / The Riddler

Dr. Chase Meridian

Dick Grayson / Robin

Alfred Pennyworth

Commissioner James Gordon

Sugar

Spice

Dr. Burton
Batman Daima, Gotham Şehri’nin karanlık koruyucusu Bruce Wayne’in hem içsel dünyasındaki çatışmaları hem de şehri tehdit eden yeni ve renkli düşmanlarını odağına alıyor. Joel Schumacher’in yönetmen koltuğunda oturduğu bu yapım, serinin önceki filmlerine göre daha dışa dönük, enerjik ve çizgi roman estetiğine yakın bir atmosfer sunuyor. Hikâye, Bruce’un çocukluk travmalarıyla yüzleşmeye başladığı bir dönemde, eski bir savcı olan Harvey Dent’in trajik dönüşümüyle şekillenen İki Yüz karakterinin ortaya çıkışıyla başlıyor.
Filmin kalbinde, sadece suçla savaşan bir kahraman değil, aynı zamanda ailesini kaybetmiş bir yetim olarak Bruce Wayne’in kimlik arayışı yatıyor. Bruce, bir yandan İki Yüz’ün intikam hırsıyla baş ederken, diğer yandan dahi ama dengesiz Edward Nygma’nın Bilmececi’ye dönüşerek kurduğu zihin oyunlarıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Bu kaosun ortasında, ailesini bir sirk faciasında kaybeden genç Dick Grayson ile kurduğu bağ, Batman’in yalnızlığına son verecek olan Robin’in doğuşuna zemin hazırlıyor.
Val Kilmer, Bruce Wayne rolünde ağırbaşlı ve melankolik bir performans sergileyerek, Batman’in karizmatik ama yaralı ruh halini başarıyla yansıtıyor. Önceki filmlerdeki Michael Keaton performansının ardından bayrağı devralan Kilmer, özellikle maskenin altındaki hüzünlü bakışlarıyla dikkat çekiyor. Filmin kötü adamları ise adeta rol çalıyor; Jim Carrey, Bilmececi (The Riddler) rolünde kendine has hiperaktif tarzıyla karakteri bir enerji patlamasına dönüştürürken, Tommy Lee Jones ise İki Yüz (Two-Face) karakterine karikatürize edilmiş bir öfke ve kaos katıyor.
Chris O'Donnell, genç ve asi Dick Grayson rolüyle dinamik bir enerji getirirken, Nicole Kidman ise Dr. Chase Meridian karakteriyle hem Bruce’un hem de Batman’in aklını başından alan zeki bir psikiyatrist olarak karşımıza çıkıyor. Kidman’ın performansı, filme romantik bir derinlik ve olgun bir bakış açısı kazandırıyor.
Batman Daima, Tim Burton’ın gotik ve karanlık dünyasından keskin bir kopuşu temsil ediyor. Joel Schumacher, neon ışıkların hakim olduğu, devasa set tasarımları ve stilize edilmiş bir Gotham yaratarak seriyi daha pop-art bir seviyeye taşıyor. Temponun hiç düşmediği film, aksiyon sahneleriyle olduğu kadar karakterlerin psikolojik analizleriyle de ilgileniyor. Her ne kadar estetik tercihler tartışmalı olsa da, 90’ların sinema anlayışını ve blokbuster ruhunu en iyi yansıtan yapımlardan biridir.
Çizgi roman estetiğini sevenler ve daha renkli bir süper kahraman evreni arayanlar için bu yapım idealdir. Eğer 90'lı yılların nostaljik atmosferini özlediyseniz ve fantastik filmler kategorisinde yer alan yüksek enerjili yapımlardan keyif alıyorsanız, Batman Daima listenizde mutlaka yer almalı. Ayrıca Batman mitolojisinin en ikonik kötü adamlarını bir arada görmek isteyen izleyiciler için de doyurucu bir seyirlik sunuyor.
Bu film, Batman’in ilk kez bir ortağa sahip olma sürecini ve "yalnız kovboy" imajından sıyrılıp bir aile kurma çabasını anlatması bakımından kritiktir. Jim Carrey’nin kariyerinin zirvesindeyken sergilediği Bilmececi performansı tek başına bile izleme sebebidir. Ayrıca dönemin teknolojik sınırlarını zorlayan görsel efektleri ve Elliot Goldenthal’ın epik müzikleri, filmi teknik açıdan da izlenmeye değer kılıyor.
Kimlik ve Çift Kişilik: Filmde hemen her karakterin (Bruce/Batman, Harvey/İki Yüz, Edward/Bilmececi) kendi içinde yaşadığı bölünmüşlük ve kimlik çatışması işlenir.
İntikam ve Adalet: İki Yüz’ün kişisel intikam hırsı ile Batman’in adalet arayışı arasındaki ince çizgi vurgulanır.
Korkuyla Yüzleşmek: Bruce Wayne’in çocukluğundaki yarasa mağarasına düşme anısı üzerinden korkularını yenmesi anlatılır.
Aile ve Aidiyet: Dick Grayson’ın gelişiyle birlikte, kan bağı olmasa da bir aile kurabilmenin önemi gösterilir.
Eğer bu yapımı sevdiyseniz, aynı yönetmenin devam filmi olan ve kamp tarzıyla bilinen Batman & Robin (1997) ilginizi çekebilir. Daha karanlık bir başlangıç arayanlar için ise Tim Burton imzalı Batman (1989) ve Batman Dönüyor (1992) klasiklerini izleyebilirsiniz. Ayrıca fantastik filmler evreninde farklı bir ton arayanlara, o dönemin benzer estetiğine sahip olan Dick Tracy önerilebilir.
Filmin kostüm tasarımı, Batman’in kıyafetine eklenen "anatomik detaylar" nedeniyle o dönemde çok konuşulmuş ve eleştirilmişti.
Michael Keaton, senaryoyu fazla hafif bulduğu için filmden çekilmiş ve yerine Val Kilmer getirilmiştir.
Jim Carrey, Bilmececi rolü için çekimler boyunca sürekli antrenman yapmış ve asasıyla yapacağı zorlu numaralara hazırlanmıştır.
Filmin soundtrack albümünde yer alan Seal’ın "Kiss from a Rose" şarkısı, filmden daha büyük bir popülariteye ulaşarak Grammy ödülleri kazanmıştır.
Val Kilmer, yönetmen Joel Schumacher ile sette yaşadığı bazı uyumsuzluklar ve çekim takviminin yoğunluğu nedeniyle sonraki filmde rol almamayı tercih etmiştir.
Filmde Dick Grayson karakteri, orijinal çizgi romanlardaki çocuk halinden ziyade üniversite çağında bir genç olarak tasvir edilmiştir.
Yönetmen Joel Schumacher, Batman’in dünyasını 1940’ların ve 50’lerin renkli çizgi roman estetiğine ve pop-art sanatına yaklaştırmak istediği için neon ışıklı bir tasarım tercih etmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...