

Elizabeth I, Queen of England

Sir Christopher Hatton

Sir Walter Raleigh

Sir Francis Walsingham

Amyas Paulet

Elizabeth Throckmorton

Robert Reston

Mary, Queen of Scots

King Philip II of Spain

Anthony Babington
16. yüzyılın sonlarında İngiltere, dini çatışmalar ve dış tehditlerin kuşatması altındadır. Katolik İspanya Kralı II. Philip, Protestan Kraliçe Elizabeth’i devirmek ve İngiltere’yi tekrar Katolikliğe döndürmek için devasa bir donanma hazırlamaktadır. Saray içindeki ihanetler ve suikast girişimleriyle boğuşan Elizabeth, bir yandan da "Bakire Kraliçe" imajının getirdiği yalnızlıkla mücadele eder. Kendi duygularını devletin bekası için bastırmak zorunda kalan Elizabeth’in hayatı, maceracı denizci Sir Walter Raleigh’in saraya gelişiyle sarsılır.
Raleigh’in özgür ruhuna kapılan kraliçe, ona olan ilgisini nedimesi Bess üzerinden yaşamak zorunda kalır; ancak bu durum tehlikeli bir aşk üçgenine ve kıskançlığa yol açar. İspanyol Armada’sının İngiltere kıyılarına dayanmasıyla Elizabeth, bir kadın olarak zayıflıklarını bir kenara bırakıp zırhını giyerek halkının başına geçmek zorundadır. Film, bir hükümdarın kişisel arzuları ile toplumsal sorumlulukları arasındaki o keskin ve acımasız çizgiyi merkezine alıyor.
Cate Blanchett, Kraliçe I. Elizabeth rolünde bir kez daha devleşerek karakterin hem kırılganlığını hem de çelikten iradesini muazzam bir dengede sunuyor. Blanchett, kraliçenin yaşlanma korkusunu ve iktidar hırsını yüzündeki en küçük mimikle bile hissettiriyor. Sir Walter Raleigh rolündeki Clive Owen, filme macera dolu bir enerji katarken, kraliçenin sadık danışmanı Sir Francis Walsingham rolünde Geoffrey Rush, entrikalarla dolu saray hayatının beyni olarak kusursuz bir performans sergiliyor.
Samantha Morton, İskoç Kraliçesi Mary Stuart rolünde kısa ama hikâyenin kaderini belirleyen sarsıcı bir oyunculuk sergiliyor. Abbie Cornish ise Bess karakteriyle, kraliçenin yaşayamadığı hayatın bir yansıması olarak dramatik derinliği artırıyor.
Yönetmen Shekhar Kapur, 1998 yapımı ilk filmin ardından gelen bu devam halkasında, tarihi gerçekliği görsel bir operaya dönüştürüyor. Filmin sanat yönetimi ve kostüm tasarımı o kadar ihtişamlı ki, her kare bir Rönesans tablosunu andırıyor. Özellikle Elizabeth’in savaş alanındaki beyaz zırhlı görüntüsü sinema tarihinin ikonik anları arasına girmiştir. Aksiyon sahneleri, özellikle deniz savaşı sekansları, dönemin ruhunu yansıtan epik bir atmosfer sunuyor. Ancak film, sadece bir savaş filmi değil; aynı zamanda bir kadının güce sahip olma bedelini anlatan derin bir portre çalışması.
Tarihi dramaları ve dönem filmlerini seven izleyiciler için bu yapım bir görsel şölendir. Eğer güçlü kadın karakterlerin merkezde olduğu hikâyelerden hoşlanıyorsanız ve saray entrikaları ilginizi çekiyorsa Elizabeth: Altın Çağ tam size göre. Sinemada estetiğin ve görselliğin ön planda olduğu başarılı yapımlar arayanlar, Cate Blanchett’in bu devleşen performansını mutlaka görmelidir.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, Cate Blanchett’in bir kraliçeyi sadece bir otorite figürü olarak değil, etiyle kemiğiyle bir insan olarak canlandırmasıdır. Film, tarihin en büyük donanma savaşlarından birini anlatırken arka planda "mutlak güç yalnızlaştırır" felsefesini başarıyla işliyor. Ayrıca, Oscar ödüllü kostümleri ve görkemli mekan tasarımları, izleyiciyi 16. yüzyıl İngiltere'sine götüren büyüleyici bir zaman makinesi niteliğinde.
İktidar ve Yalnızlık: Hükümdar olmanın getirdiği kişisel fedakarlıklar.
İnanç Savaşı: İngiltere ve İspanya arasındaki dini ve siyasi kutuplaşma.
Kadınlık ve Otorite: Erkek egemen bir dünyada bir kadının kendini kabul ettirme çabası.
Ölümsüzlük: Fiziksel yaşlanmaya karşı tarihte kalıcı bir iz bırakma arzusu.
Bu filmin görkemini sevdiyseniz, hikâyenin başlangıcını anlatan Elizabeth (1998) ilk tercihiniz olmalı. Benzer bir saray entrikası ve kadın rekabeti için The Other Boleyn Girl (Sarayın Gözdesi) veya The Favourite harika alternatiflerdir. Daha modern bir krallık draması için The King’s Speech (Zoraki Kral) veya Cate Blanchett’in performansına doyamayanlar için Mary Queen of Scots keyifli seyirler sunacaktır.
Cate Blanchett, bu filmdeki performansıyla aynı karakteri canlandırarak iki farklı filmle Oscar'a aday gösterilen nadir oyunculardan biri olmuştur.
Filmdeki devasa katedraller ve saray çekimlerinin çoğu, İngiltere'nin gerçek tarihi mekanlarında, aslına uygun atmosferlerde gerçekleştirilmiştir.
Kostüm tasarımcısı Alexandra Byrne, kraliçenin ruh halini yansıtmak için her sahnede farklı renk sembolizmleri kullanmış ve bu emeğiyle Oscar kazanmıştır.
Film, ana hatlarıyla İspanyol Armada Savaşı ve Walter Raleigh ile olan ilişkisi gibi gerçek olaylara dayanmaktadır. Ancak dramatik etkiyi artırmak adına bazı zaman çizelgeleri ve karakter ilişkilerinde sinematik özgürlükler kullanılmıştır.
Elizabeth, evliliğin İngiltere üzerindeki kontrolünü kaybetmesine veya yabancı bir gücün egemenliğine girmesine neden olacağına inanıyordu. Filmde de vurgulandığı üzere, o kendini "İngiltere ile evli" olarak tanımlamış ve gücünü korumak için bekar kalmayı seçmiştir.
Tarihsel kayıtlara göre Raleigh, kraliçenin en sevdiği saray mensuplarından biriydi ancak aralarındaki ilişkinin boyutu hep bir tartışma konusu olmuştur. Film, bu ilişkiyi kraliçenin bastırılmış duygularını yansıtmak için bir araç olarak kullanır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...