

Moll Huntford

Pascal Renouf

Clifford

Hilary Huntington

Harrison

Fletcher

Jade

Polly
Spencer

Leigh Dutot
Jersey adasındaki izole bir toplulukta yaşayan Moll, baskıcı ailesinin ve katı toplumsal kuralların kıskacında boğulmaktadır. 27. yaş gününde bu boğucu hayattan kaçmaya karar verdiği an, karşısına gizemli ve vahşi bir çekiciliği olan Pascal çıkar. Pascal, Moll’un hayatında daha önce hiç tatmadığı bir özgürlük ve heyecan dalgası yaratır. Ancak bu tutkulu başlangıç, adada işlenen bir dizi vahşi cinayetin gölgesinde kalır.
Kasaba halkı ve polis, Pascal’ı baş şüpheli olarak görürken, Moll sevdiği adamı her ne pahasına olursa olsun savunmaya karar verir. Ancak bu süreçte Moll, hem Pascal’ın hem de kendi içindeki karanlığın sınırlarını keşfedecektir. Gerilim filmleri türüne taze bir soluk getiren yapım, izleyiciyi "asıl canavar kim?" sorusuyla baş başa bırakıyor.
Filmin başarısının en büyük payı, Moll karakterine hayat veren Jessie Buckley’e ait. Buckley, bastırılmış bir öfkeden patlama noktasına gelen bir kadının ruh halini olağanüstü bir kırılganlık ve sertlikle canlandırıyor. Onun performansı, filmi sıradan bir suç draması olmaktan çıkarıp derinlikli bir karakter incelemesine dönüştürüyor.
Pascal rolünde izlediğimiz Johnny Flynn, tekinsiz cazibesiyle izleyicinin zihninde sürekli soru işaretleri bırakıyor. Flynn ve Buckley arasındaki gerilimli kimya, filmin atmosferini besleyen en temel unsur. Moll’un otoriter annesi rolünde Geraldine James ise, soğuk ve kontrolcü tavrıyla hikâyedeki baskı unsurlarını mükemmel bir şekilde temsil ediyor.
Yönetmen Michael Pearce, ilk uzun metrajlı filminde masalsı bir atmosfer ile ham bir gerçekçiliği ustalıkla harmanlıyor. Filmin geçtiği Jersey adasının sarp kayalıkları ve hırçın denizi, karakterlerin iç dünyasındaki fırtınaları yansıtan bir dekor görevi görüyor. Pearce, hikâyeyi bir "kim yaptı?" gizeminden ziyade, bir kadının uyanışı ve kendi içindeki vahşetle yüzleşmesi olarak kurguluyor. Psikolojik gerilim unsurlarını senaryoya yedirme biçimi, filmi yılın en dikkat çekici yapımlarından biri yapıyor.
Klasik polisiye kalıplarının dışına çıkan, karakterlerin karanlık yanlarını deşen yapımları sevenler için Beast ideal bir tercih. Eğer toplumsal baskıya başkaldıran kadın hikâyeleri ve bağımsız sinema örnekleri ilginizi çekiyorsa, bu filmi mutlaka izlemelisiniz. Rahatsız edici ama bir o kadar da sürükleyici bir atmosfer arayan izleyiciler bu deneyimden memnun kalacaktır.
Beast, aşkın bazen ne kadar yıkıcı ve kör edici olabileceğini gösterirken, insanın içindeki vahşi doğayı (beast) nasıl evcilleştiremediğini tokat gibi yüzümüze çarpıyor. Filmi izlemek için en büyük sebep, Jessie Buckley’nin yıldızlaştığı o muazzam oyunculuk gösterisidir. Ayrıca, İngiliz sinemasının son yıllarda çıkardığı en özgün ve stilize gerilim örneklerinden biri olması, onu türün meraklıları için kaçınılmaz kılıyor.
İçsel Vahşet: Toplumun "canavar" olarak damgaladıklarıyla insanın kendi içindeki karanlığın benzerliği.
Baskı ve Kurtuluş: Ailevi ve toplumsal prangalardan kaçış arzusu.
Güven ve Şüphe: Sevgi uğruna nelerin görmezden gelinebileceği.
İzolasyon: Hem coğrafi hem de duygusal yalnızlığın insan üzerindeki etkileri.
Bu filmin yarattığı tekinsiz havayı sevdiyseniz, bir kadının içsel dönüşümünü ve karanlığını işleyen Promising Young Woman (Yetenekli Genç Kadın) veya doğayla iç içe geçmiş gerilimiyle The Lure filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, benzer bir kasaba gizemi ve sınıf çatışması sunan Stoker (Lanetli Kan) da ilginizi çekebilir.
Film, yönetmen Michael Pearce’ın çocukluğunu geçirdiği Jersey adasında gerçekten yaşanmış bazı olaylardan esinlenmiştir.
Jessie Buckley, bu filmdeki performansıyla BAFTA Yükselen Yıldız Ödülü adaylığı dahil birçok prestijli adaylık kazanmıştır.
Filmin çekimleri sırasında adanın doğal dokusunu bozmamak için büyük çaba sarf edilmiş, mekanlar karakterlerin ruh halini yansıtacak şekilde seçilmiştir.
Film, 1960'larda Jersey'de faaliyet gösteren "Jersey Canavarı" olarak bilinen gerçek bir suçludan esinlenerek kurgulanmış olsa da karakterler ve olay örgüsü tamamen kurgusaldır.
Film, izleyicinin zihninde karakterlerin geleceğine ve yaptıkları seçimlerin ahlaki boyutuna dair derin tartışmalar bırakacak sarsıcı bir final sunar.
Hayır, Beast klasik anlamda bir korku filmi değildir; daha çok karakter odaklı, gerilimi yüksek bir psikolojik dram ve suç filmidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...