

Charlie Wilson

Joanne Herring

Gust Avrakotos

Bonnie Bach

Jane Liddle

President Zia

Jailbait - Charlie's Angels

Suzanne - Charlie's Angels

Receptionist - Charlie's Angel

Crystal Lee
Teksaslı demokrat milletvekili Charlie Wilson, renkli gece hayatı ve kadınlara olan düşkünlüğüyle tanınan, siyasi arenada pek de ciddiye alınmayan bir figürdür. Ancak 1980’lerin başında, Sovyetler Birliği’nin Afganistan’ı işgali sırasında yaşanan insani dram, Wilson’ın dünyasını değiştirir. Wilson, zengin ve antikomünist bir sosyetik olan Johanna Herring’in de teşvikiyle, Afgan mücahitlerine gizlice destek sağlamak için Amerikan tarihinin en büyük gizli operasyonlarından birini başlatır.
Bu tehlikeli ve absürt planı hayata geçirmek için dışlanmış ama dahi bir CIA ajanı olan Gust Avrakotos ile iş birliği yapan Wilson, Kongre’nin bütçelerini manipüle ederek Sovyet helikopterlerini düşürecek silahların bölgeye gitmesini sağlar. Film, sadece bir siyasi başarıyı değil, aynı zamanda dış politikanın arka odalarında dönen pazarlıkları ve "kazanılan" bir savaşın ardından gelen ihmalkârlığın gelecekte nasıl daha büyük felaketlere (11 Eylül’e giden yol gibi) kapı araladığını zekice bir mizahla işliyor.
Tom Hanks, Charlie Wilson rolünde her zamanki sempatikliğini, karakterin kurnaz ve stratejik zekasıyla birleştirerek muazzam bir denge kuruyor. Karakterin zaaflarını ve vatanseverliğini aynı potada eritmeyi başarıyor. Julia Roberts, muhafazakâr ve manipülatif Johanna Herring rolünde, görkemli kostümleri ve sert duruşuyla filmin politik ağırlığını artırıyor.
Filmin asıl yıldızı ise CIA ajanı Gust Avrakotos rolüyle Philip Seymour Hoffman’dır. Hoffman, öfke patlamaları, keskin zekası ve sisteme olan inançsızlığıyla sergilediği performans sayesinde En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday gösterilmiştir. Bu üç dev ismin arasındaki dinamik, filmi sıradan bir politik dramdan çıkarıp yüksek tempolu bir oyunculuk şölenine dönüştürüyor.
Usta yönetmen Mike Nichols ve efsanevi senarist Aaron Sorkin’in bir araya geldiği bu yapım, Sorkin’in alametifarikası olan hızlı, zeki ve ritmik diyaloglarla bezeli. Film, son derece ciddi ve trajik sonuçları olan bir konuyu, yer yer kahkahalar attıran bir hiciv diliyle anlatmayı başarıyor. Nichols’ın akıcı yönetimi, karmaşık jeopolitik hamleleri izleyici için anlaşılır ve sürükleyici bir hale getiriyor. Charlie Wilson'ın Savaşı, Amerikan dış politikasının "öngörülemezliği" üzerine yapılmış en eğlenceli ama bir o kadar da düşündürücü eleştirilerden biri.
Siyasetin perde arkasını, diplomasi oyunlarını ve yakın tarih olaylarını merak eden herkes bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Aaron Sorkin’in The West Wing veya The Social Network gibi diyalog odaklı işlerini seviyorsanız, bu film tam size göre. Tarihi gerçekleri mizahla harmanlayan başarılı yapımlar arayanlar ve Philip Seymour Hoffman’ın oyunculuk dehasına tanıklık etmek isteyenler için kaçırılmaması gereken bir seçenek.
Bu filmi izlemek için en önemli sebep, tek bir insanın (ve onun tuhaf ekibinin) dünya tarihinin akışını nasıl değiştirebileceğini görmektir. Film, sadece zaferi kutlamakla kalmıyor, aynı zamanda "savaşı kazanıp barışı inşa etmemenin" bedelini de sorgulatarak izleyiciye güçlü bir ders veriyor. Tom Hanks ve Philip Seymour Hoffman’ın ofis içindeki tartışma sahneleri, sinemada diyalog yazımının ve oyunculuğun zirve noktalarından biri olarak kabul edilir.
Gizli Diplomasi: Devletlerin resmi kanallar yerine kişisel ilişkiler ve örtülü ödeneklerle yürüttüğü politika.
İstenmeyen Sonuçlar (Blowback): Geçmişte yapılan askeri yardımların gelecekte bir tehdide dönüşme riski.
Bireyin Gücü: Ciddiye alınmayan bir siyasetçinin küresel bir güce karşı duruşu.
Bürokrasi ve Lobi: Karar alma süreçlerindeki yozlaşma ve çıkar çatışmaları.
Politik hiciv ve gizli operasyon temalı filmleri sevdiyseniz, George Clooney imzalı Argo veya yine bir dış politika eleştirisi olan Vice harika tercihler olacaktır. Benzer bir mizahi tonda ilerleyen Wag the Dog (Başkanın Adamları) veya Amerikan siyasetinin içine bakan The Ides of March (Zirveye Giden Yol) da keyifli seyirler sunacaktır.
Film, George Crile III’ün gerçek olayları anlatan aynı adlı kitabından uyarlanmıştır ve gerçek Charlie Wilson, filmin çekim süreciyle yakından ilgilenmiştir.
Philip Seymour Hoffman, canlandırdığı Gust Avrakotos karakterinin gerçek hayattaki ailesiyle görüşerek onun alışkanlıklarını ve tavırlarını incelemiştir.
Filmin sonunda Charlie Wilson'ın kazandığı ödül töreni sahnesi, gerçek hayattaki ödül töreninin yapıldığı mekanda çekilmiştir.
Evet, gerçek hayatta Charlie Wilson, Afgan mücahitlerine giden yardımı milyon dolarlardan milyar dolarlara çıkaran kilit isimdi. Operasyonun başarısında onun kişisel çabaları ve bütçe komitesindeki gücü belirleyici olmuştur.
Doğrudan göstermese de filmin finali, Afganistan’daki Sovyet işgali bittikten sonra bölgenin kendi haline bırakılmasının radikal grupların (El-Kaide gibi) yükselişine nasıl zemin hazırladığına dair çok net bir uyarı ve eleştiri ile biter.
Film ana hatlarıyla gerçeğe dayanmaktadır ancak Aaron Sorkin’in senaryosu, dramatik etkiyi ve mizahi tonu artırmak amacıyla bazı diyalogları ve karakter karşılaşmalarını kurgusallaştırmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...