

Sam Carpenter

Tara Carpenter

Chad Meeks-Martin

Mindy Meeks-Martin

Richie Kirsch

Amber Freeman

Gale Weathers

Dewey Riley

Sidney Prescott

Wes Hicks
Woodsboro kasabası, ilk maskeli katliamın üzerinden yirmi beş yıl geçtikten sonra yeni bir kabusla sarsılır. Hayalet Maske’yi takan yeni bir katil, kasabanın karanlık geçmişiyle bağlantılı bir grup genci hedef almaya başlar. Hikâyenin merkezinde yer alan Sam Carpenter, kız kardeşi Tara’yı korumak için şehre döndüğünde, kendisini sadece bir katil avının değil, kendi ailesine dair sarsıcı bir sırrın da ortasında bulur.
Katil, bu kez sinema dünyasındaki "requel" (hem devam filmi hem yeniden başlatma) trendini takip ederek, orijinal hikâyenin temellerine sadık kalan ama kuralları güncelleyen bir oyun kurgular. Çaresiz kalan yeni nesil, bu ölümcül bulmacayı çözmek için efsanevi hayatta kalanlar Sidney Prescott, Gale Weathers ve Dewey Riley’den yardım istemek zorunda kalır. Çığlık, geçmişle geleceğin kanlı bir şekilde çarpıştığı, gerilimi yüksek bir slasher deneyimi sunuyor.
Melissa Barrera (Sam) ve Jenna Ortega (Tara), serinin yeni nesil taşıyıcıları olarak güçlü ve duygusal performanslar sergiliyorlar. Özellikle Jenna Ortega, filmin açılış sahnesindeki performansıyla serinin ikonik başlangıç geleneğine modern ve sert bir yorum katıyor. Jack Quaid, Mason Gooding ve Jasmin Savoy Brown gibi isimler ise şüpheli ve kurban arasındaki ince çizgide yürüyen dinamik bir arkadaş grubuna hayat veriyor.
Ancak filmin asıl gücü, "Miras Karakterler" olarak adlandırılan efsanevi üçlüden geliyor. Neve Campbell, Sidney rolünde artık bir dövüşçüye dönüşmüş bilge bir lider olarak karşımıza çıkarken; Courteney Cox ve David Arquette, karakterlerinin yıllar içindeki değişimini ve aralarındaki buruk bağı ustalıkla yansıtan performanslar sunuyor. Bu kadro birleşimi, nostalji duygusunu modern bir aksiyonla harmanlıyor.
Wes Craven’ın vefatından sonra seriyi devralan yönetmen ikilisi Matt Bettinelli-Olpin ve Tyler Gillett, ustalarına büyük bir saygı duruşunda bulunuyorlar. Film, sadece bir korku filmi değil, aynı zamanda günümüzün "zehirli hayran kitlesi" (toxic fandom) ve sinema endüstrisindeki özgünlük krizine dair keskin bir eleştiri. Serinin meta-mizahı bu bölümde çok daha iğneleyici bir hal alırken, şiddet sahneleri serinin en sert ve çiğ anlarını barındırıyor. Çığlık, köklerine sadık kalarak kendini yenilemeyi başaran nadir yapımlardan biri.
Orijinal 1996 yapımı filmin hayranları için bu yapım kaçırılmaması gereken bir nostalji yolculuğu. Aynı zamanda modern korku sinemasının "requel" mantığını ve hayran kültürünü nasıl eleştirdiğini merak eden gerilim filmleri takipçileri bu zekice yazılmış senaryodan büyük keyif alacaktır. Eğer hem karakter odaklı bir dram hem de yüksek tempolu bir katil gizemi arıyorsanız, bu film tam size göre.
Bu film, bir serinin nasıl onurlandırılarak devam ettirileceğinin dersi niteliğinde. Karakterlerin sadece "orada olmak" için değil, hikâyeye yön vermek için geri dönmesi filmin kalitesini artırıyor. Sosyal medyanın ve modern korku klişelerinin (elevated horror gibi) zekice tiye alınması, seyirciyi sadece korkutmakla kalmıyor, aynı zamanda düşündürüyor. Finaldeki büyük ifşaat ve motivasyon açıklaması, günümüz dijital dünyasına dair çarpıcı bir ayna tutuyor.
Miras ve Soy: Geçmişteki günahların ve kahramanlıkların yeni nesil üzerindeki yükü.
Hayran Kültürü: Bir esere duyulan aşırı tutkunun yıkıcı boyutlara ulaşması.
Yeniden Canlandırma (Requel) Kuralları: Orijinal karakterlerin rehberliğinde yeni bir hikâye inşa etme gerekliliği.
Hayatta Kalma Travması: Sidney ve ekibinin yıllar boyu süren mücadelelerinin psikolojik yansımaları.
Bu filmin meta-anlatısını ve gerilimini sevdiyseniz, yine aynı yönetmen ekibinden çıkan Ready or Not (Hazır mısın?) kesinlikle izlemeniz gereken bir yapım. Klasik slasher türüne modern bir dokunuş arayanlar için 2018 yapımı Cadılar Bayramı (Halloween) veya türün kurallarıyla oynayan Dehşet Kapanı (The Cabin in the Woods) harika alternatifler olacaktır.
Film, 2015 yılında vefat eden serinin yaratıcısı Wes Craven'a ithaf edilmiştir ve jenerikte "Wes İçin" notu yer alır.
Filmin çekimleri sırasında sızıntıları önlemek için birden fazla alternatif senaryo ve farklı katillerin olduğu sahneler çekilmiştir.
Filmdeki "Stab 8" yönetmeninin Rian Johnson olduğu esprisi, hayran kitlesinin modern sinemaya verdiği tepkilere yönelik gerçek bir hicivdir.
Film, kendisini bir "requel" olarak tanımlar. Yani önceki filmlerin kronolojisini devam ettirirken, yeni bir oyuncu kadrosuyla seriyi tazeleyen bir yapıdadır.
Dewey'in çağrısı ve yeni katilin doğrudan orijinal olaylarla bağlantılı olması, onları bu kanlı döngüyü sonsuza dek bitirmek üzere eski evlerine çeker.
Evet, bu filmdeki katil, serinin hayranı olduğu "Stab" filmlerinin kötü gidişatına "gerçek hayatta malzeme vererek" müdahale etmek isteyen radikal bir hayran profili çizmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...