
Film, Sarıkamış’ın dondurucu soğuğunda ve zorlu doğa koşullarında yaşayan bir ailenin hikayesine odaklanır. Mustafa ve eşi Şerife, bedensel engelli olan oğulları Rıza’nın diğer çocuklar gibi okuyabilmesi ve hayata karışabilmesi için büyük bir özveriyle çalışmaktadır. Mustafa, oğlunu her gün sırtında taşıyarak okula götürüp getirmekte, onun eğitimden geri kalmaması için tüm imkansızlıklara göğüs germektedir.
Rıza ise, fiziksel engellerine rağmen içinde kocaman bir umut ve yaşama sevinci taşıyan bir gençtir. Ailesinin desteğiyle kendi sınırlarını aşmaya çalışan Rıza’nın hikayesi, sadece bir engellilik öyküsü değil, aynı zamanda imkansızlıklar içinde yaratılan bir mucizenin hikayesidir. Film, fedakarlığın, sabrın ve bir ailenin birbirine olan sarsılmaz bağlılığının spoilersız, en saf halini izleyiciye sunuyor.
Yönetmen Mustafa Karadeniz, bu filmde kendi hayat hikayesinden esinlenmiş ve başrolü gerçek bir engelli birey olan Yunus Emre Çelik’e vermiştir. Yunus Emre, karakterin yaşadığı zorlukları ve iç dünyasını o kadar samimi bir şekilde yansıtıyor ki, izleyiciyle arasında çok güçlü bir bağ kuruyor.
Baba Mustafa rolünde Sezgin Erdemir, bir babanın metanetini ve oğluna olan derin sevgisini ustalıkla sergiliyor. Anne Şerife karakterine hayat veren Peri Berivan, Anadolu kadınının o sessiz ama dirençli gücünü başarıyla temsil ediyor. Kadrodaki diğer isimler olan Mert Karabulut ve Şakir Güler, hikayenin duygusal dokusunu tamamlayan performanslar sergiliyorlar.
Çınar, ticari kaygılardan uzak, tamamen duygu ve samimiyet üzerine inşa edilmiş bir yerli film. Yönetmen Mustafa Karadeniz, filmi kendi annesi ve babasına bir vefa borcu olarak nitelendiriyor. Sarıkamış’ın o meşhur ve sert kışı, filmde sadece bir dekor değil, ailenin karşılaştığı zorlukların görsel bir simgesi olarak kullanılmış.
Sinematografik açıdan karlı manzaraların geniş açı çekimleri ve doğanın sessizliği, filmin şiirsel dilini kuvvetlendiriyor. Bir platform filmi olarak da büyük ilgi gören yapım, engellilik konusunu ajitasyon yapmadan, tam aksine onurlu bir yaşam mücadelesi üzerinden ele almasıyla takdir topluyor. Teknik olarak sade ama etkisi oldukça derin bir yapım.
Hayata dair umudunu tazelemek isteyen, gerçek yaşam öykülerinden ilham alan ve aile bağlarının gücüne inanan herkes bu filmi izlemeli. Özellikle eğitimciler ve ebeveynler için bu aile filmi çok değerli dersler barındırıyor. Eğer klasik bir başarı hikayesinden ziyade, sessiz ve derinden ilerleyen etkileyici bir dram arıyorsanız, Çınar listenizde mutlaka yer almalı.
Film, bize sahip olduğumuz "yürüme" veya "okula gitme" gibi basit görünen imkanların aslında ne kadar büyük birer nimet olduğunu hatırlatıyor. Rıza’nın ve ailesinin mücadelesini izlerken kendi hayatınızdaki engellere olan bakış açınız değişebilir. Nicole Kidman’ın Destroyer filmindeki o karanlık yıkımın aksine, Çınar’da en sert kışın ortasında bile yeşermeye çalışan bir sevgi ağacının sıcaklığı var.
Koşulsuz Sevgi: Bir ailenin çocukları için her türlü zorluğa göğüs germesi.
Eğitim Hakkı: Fiziksel engellerin, zihinsel gelişimin ve okuma azminin önüne geçemeyeceği.
Doğa ve İnsan: Sert iklim koşullarının insan iradesi üzerindeki etkisi.
Vefa: Bir evladın ailesine, bir yönetmenin ise geçmişine olan vefası.
Eğer bu tarzdaki dokunaklı ve gerçekçi Anadolu hikayelerini seviyorsanız, bir babanın adalet arayışını anlatan Babamın Kanatları veya engelli bir gencin hikayesini işleyen gerilim filmleri yerine daha dramatik olan Mavi Bisiklet filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca dünya sinemasından Sol Ayağım (My Left Foot), azim ve engelleri aşma teması bakımından benzer bir ruh taşır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...