

Selva

David

Lou

Daddy

Emmanuelle

Gazelle

Taylor

Psyche

Ivana

Eva
90’lı yılların ortasında, birbirinden yetenekli yirmi kadar sokak dansçısı, büyük bir turneye hazırlanmak için orman içindeki eski ve boş bir okul binasında bir araya gelir. Filmin ilk yarısı, karakterlerin enerjik dans provaları, birbirleriyle olan flörtöz diyalogları ve dış dünyadan izole bu mekandaki neşeli kutlamalarıyla geçer. Ancak bu enerji dolu atmosfer, partinin ortasında ikram edilen büyük bir kase sangria’nın içine kimliği belirsiz biri tarafından LSD karıştırıldığının anlaşılmasıyla yerini dehşete bırakır.
Madde etkisini göstermeye başladıkça, provanın disiplinli ritmi yerini kaotik bir kabusa bırakır. Dansçılar, kontrol edemedikleri dürtülerinin, bastırılmış öfkelerinin ve paronoyalarının esiri olurlar. Bir zamanlar uyum içinde hareket eden bu grup, hayatta kalma içgüdüsünün ve halüsinasyonların tetiklediği vahşi bir şiddet sarmalına sürüklenir. Climax, cennetten cehenneme tek bir gecede inişin, bedensel haz ile ruhsal yıkım arasındaki o ince çizginin hikayesidir.
Filmin başrolünde, profesyonel dansçı kökenli Sofia Boutella yer alıyor. Boutella, canlandırdığı Selva karakterinin yaşadığı panik atağı ve bedensel çözülmeyi o kadar çiğ ve gerçekçi bir performansla sergiliyor ki, izleyici onunla birlikte o klostrofobik koridorlarda kayboluyor. Boutella’nın dans geçmişi, Gaspar Noé’nin uzun ve kesintisiz çekimlerinde karakterin fiziksel sınırlarını zorlamasına imkan tanıyor.
Kadroda yer alan diğer isimlerin çoğu profesyonel oyuncu değil, gerçek sokak dansçılarıdır. Souheila Yacoub ve Romain Guillermic gibi isimler, karakterlerinin yaşadığı trans halini ve şiddet eğilimlerini doğaçlama sahnelerle destekleyerek filmin bir belgesel kadar gerçekçi hissettirmesini sağlıyorlar. Bu oyuncu grubu, bireysel performanslardan ziyade kolektif bir "cinnet senfonisi" yaratarak filmin editoryal gücünü perçinliyor.
Gaspar Noé, Climax ile sinemanın sınırlarını zorlayan, izleyiciyi hipnotize eden bir deneyim sunuyor. Yönetmenlik dili, baş döndürücü kamera hareketleri, ters dönen kadrajlar ve neon ışıkların yarattığı halüsinatif görsellikle karakterlerin zihinsel çöküşünü bizzat deneyimletmeyi hedefliyor. Film, 2018 Cannes Film Festivali'nde "Yönetmenlerin On Beş Günü" bölümünde en büyük ödülü kazanarak Noé sinemasının zirve noktalarından biri olduğunu kanıtladı. Uzun sekans çekimler ve yüksek sesli tekno müzik kullanımı, bu yapımı sadece bir film değil, fiziksel bir maraton haline getiriyor.
Sıra dışı sinema dillerinden hoşlanan, provokatif yönetmenlerin dünyasına aşina olan ve görselliğin hikaye anlatımının önüne geçtiği yapımları sevenler için bu film bir başyapıt. Eğer bedensel dışavurumun doruk noktasına ulaştığı yapımları ve gerilimin iliklere kadar hissedildiği korku filmi türünü seviyorsanız, Climax sizi derinden sarsacaktır. Ancak, yoğun şiddet, uyuşturucu kullanımı ve psikolojik gerilim içeren yapımlara karşı hassasiyeti olan izleyiciler için oldukça zorlayıcı bir deneyim olabilir.
Bu filmi izlemek için en geçerli neden, dansın ve müziğin bir yıkım aracına dönüşmesini izlemektir. Noé, insan doğasının en karanlık köşelerine ışık tutarken, toplumsal maskelerin madde etkisiyle nasıl düştüğünü ve geriye sadece ham bir vahşet kaldığını gösteriyor. Sinematografik açıdan bakıldığında, 15-20 dakikalık kesintisiz dans ve cinnet sahneleri bir yönetmenlik ve koreografi harikasıdır. Sadece görselliğiyle değil, yarattığı klostrofobik ve tekinsiz atmosferiyle de benzersiz bir müzikal dram deneyimi sunuyor.
Kontrol Kaybı: Medeniyetin ve disiplinin, kontrol edilemeyen dış etkenlerle (madde kullanımı) ne kadar hızlı yok olabileceği.
Kolektif Cinnet: Bireysel korkuların grup içinde nasıl büyüyerek kitlesel bir yıkıma dönüştüğü.
Bedenin İsyanı: Dansın bir özgürleşme aracı olmaktan çıkıp, acı ve şiddetin dışavurumuna dönüşmesi.
Doğum ve Ölüm: Noé’nin filmde sıkça vurguladığı gibi, "Hayat imkansız bir vaattir."
Gaspar Noé’nin diğer sert yapımları olan Irreversible (Dönüş Yok) veya Enter the Void (Boşluk) bu filmin ruhsal kardeşleridir. Ayrıca toplu bir deliliği işleyen The Exterminating Angel veya dansın karanlık yüzüne odaklanan Suspiria (2018) bu yapımla benzer tematik bağlar kurar. Eğer bu tarz sarsıcı ve sanatsal yönü güçlü yabancı filmler ilginizi çekiyorsa, Climax listenizin başında yer almalı.
Film sadece 15 gün gibi kısa bir sürede, terk edilmiş bir binada çekilmiştir. Senaryo sadece bir sayfalık bir taslaktı ve oyuncuların neredeyse tüm diyalogları ile dans sahneleri doğaçlama olarak gelişti. Gaspar Noé, oyuncu kadrosunu kulüplerden ve sokak dansı kapışmalarından bizzat seçmiştir. Filmin açılışındaki karakter mülakatları sahnesinde ekranın kenarında görülen kitaplar ve kasetler, Noé’nin sinemasını besleyen kültürel referansların bir özetidir.
Gaspar Noé, filmin 1996 yılında Fransa’da yaşanmış gerçek bir olaydan esinlendiğini iddia etse de, bu durumun filmin pazarlama stratejisinin bir parçası olup olmadığı hala tartışma konusudur.
Filmin başındaki prova sahnesi titiz bir koreografiye dayanırken, madde etkisinin başladığı bölümlerdeki danslar büyük oranda oyuncuların o anki ruh haline göre yaptığı doğaçlamalardan oluşmaktadır.
Filmin müzikleri 90'ların ruhunu yansıtan Daft Punk, Aphex Twin ve Soft Cell gibi dev isimlerin parçalarından oluşmaktadır ve filmin ritmini bu müzikler belirler.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...