
Adrian Tripod
-
-
-
-
-
-
-
-
-
Antoine Rouge, dünya çapında kadın nüfusunu yok eden "Rouge Hastalığı" adlı gizemli bir salgının ardından ortadan kaybolan bir dermatologdur. Onun öğrencisi Adrian Tripod, akıl hocasının izini sürerken kendisini tuhaf tıbbi organizasyonların ve sapkın bilimsel deneylerin tam ortasında bulur. Salgın, kozmetik ürünlerin kullanımıyla tetiklenmiş ve insan biyolojisini geri dönülemez bir şekilde bozmuştur.
Adrian, bu kaotik dünyada kadınların yokluğuyla başa çıkmaya çalışan erkek toplulukları arasında gezinirken, kendi bedeninde de tuhaf değişimler fark eder. Vücudu, hiçbir işlevi olmayan yeni ve gizemli organlar üretmeye başlamıştır. Bu deneysel yapım, medeniyetin çöküşünü değil, insan bedeninin bu çöküşe verdiği biyolojik ve psikolojik tepkiyi merkeze alarak izleyiciyi rahatsız edici bir yolculuğa çıkarır.
Ronald Mlodzik, Adrian Tripod rolünde donuk, mesafeli ve neredeyse mekanik bir performans sergileyerek filmin steril atmosferine uyum sağlıyor. Cronenberg'in erken dönem gözdelerinden olan Mlodzik, karakterin yaşadığı varoluşsal boşluğu editoryal bir soğuklukla yansıtıyor. Filmde yer alan diğer oyuncular da profesyonel isimlerden ziyade, yönetmenin o dönemki çevresinden ve yeraltı sanat camiasından seçilen figürlerle hikayenin gerçeküstü dokusunu güçlendiriyor.
1970 yapımı Crimes of the Future, David Cronenberg'in henüz kariyerinin başında çektiği, diyalogsuz ve son derece deneysel bir yeraltı filmidir. Yönetmenin 2022'de çektiği aynı isimli filmle hikaye bağı olmasa da, "beden korkusu" temalarının tohumlarını burada görmek mümkündür. Film, bir anlatıdan ziyade görsel bir şiir veya tıbbi bir kabus gibi ilerler. Mimari yapıların soğukluğu ve senkronize olmayan ses kuşağı, seyirciyi yabancılaştıran bir atmosfer yaratır.
Avangart sinemaya ilgi duyanlar ve bir yönetmenin sanatsal evrimini köklerinden incelemek isteyenler bu filmi mutlaka izlemelidir. Klasik bir bilim kurgu beklentisi yerine, deneysel görsellik ve biyolojik felsefe üzerine kurulu yabancı film arayışında olan sinemaseverler için eşsiz bir deneyim sunar. Cronenberg’in sonraki başyapıtlarındaki takıntıların ilk izlerini sürmek isteyenler için bu film bir zorunluluktur.
Film, sinema tarihinin en özgün yaratıcılarından birinin ilk vizyoner adımlarını temsil ediyor. Bedenin kendi kendine ihanet etmesi ve işlevsiz organlar üretmesi fikri, dönemi için son derece kışkırtıcıdır. Minimalist yapısına rağmen yarattığı tekinsiz huzursuzluk, izleyiciyi modern tıbbın ve evrimin karanlık yüzüyle baş başa bırakır. Sadece 63 dakikalık süresiyle, saf bir konseptin en yalın halini sunması açısından değerlidir.
İşlevsiz Evrim: Vücudun hayatta kalmak yerine anlamsız mutasyonlar geçirmesi.
Cinsiyet Krizi: Kadınların yokluğunda erkekliğin ve toplumsal rollerin çöküşü.
Tıbbi Paranoya: Kozmetik ve kimyasal ürünlerin insan biyolojisi üzerindeki yıkıcı etkisi.
Mekânsal Yabancılaşma: Modern mimarinin insan ruhu üzerindeki steril ve dondurucu etkisi.
Eğer bu deneysel ve biyolojik atmosfer ilginizi çektiyse, yine Cronenberg imzalı olan ve benzer temaları çok daha büyük bir bütçeyle işleyen 2022 yapımı Crimes of the Future filmini izleyebilirsiniz. Ayrıca David Lynch’in siyah-beyaz kabusu Eraserhead (1977) veya yönetmenin bir diğer erken dönem deneyi olan Stereo (1969), bu gerilim filmleri ve avangart yapımlar arasında benzer bir ruh taşımaktadır.
Film tamamen sessiz çekilmiş, tüm ses efektleri ve monologlar post-prodüksiyon aşamasında eklenmiştir.
2022 yapımı aynı isimli filmle başlık dışında doğrudan bir hikaye bağlantısı yoktur; ancak yönetmen "beden korkusu" temasına geri dönmek için bu ismi tekrar kullanmıştır.
Çekimler Toronto Üniversitesi'ndeki çeşitli modernist binalarda gerçekleştirilerek filmin fütüristik ve soğuk havası pekiştirilmiştir.
Hayır, 1970 yapımı bu film yönetmenin kariyerinin başındaki deneysel bir çalışmadır ve 2022 yapımı filmle sadece isim ve bazı tematik benzerlikler paylaşır.
Dönemin yeraltı sinema akımlarından etkilenen Cronenberg, geleneksel anlatı kalıplarını yıkarak izleyiciyi sadece görseller ve atmosferle baş başa bırakmayı tercih etmiştir.
Filmde Dr. Antoine Rouge'un adıyla anılan bu hastalık, kozmetik ürünlerin kullanımıyla tetiklenen ve sadece kadınları öldüren kurgusal bir biyolojik felaketi simgeler.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...