
Serinin ilk filminde, Deccal’in doğumu için seçilen kadının yaşadığı kabus dolu süreç anlatılmıştı. Deccal 2, bu uğursuz doğumun ardından yaşananları konu alır. Kehanet gerçekleşmiş ve kıyametin habercisi olan "o çocuk" dünyaya gelmiştir.
Dünya üzerindeki karanlık bir tarikat, bu bebeği korumak ve gücünü serbest bırakmak için her türlü vahşeti göze alırken; bir grup insan da bu kötücül gücü yok etmek için zamana karşı umutsuz bir savaşa girer.
Filmde, korku türünün gerektirdiği o tekinsiz atmosferi başarıyla yansıtan bir kadro yer alıyor:
Murat Özgen: Hikayenin merkezindeki karanlık olayları çözmeye çalışan veya bu girdaba kapılan karakterlerden birine hayat veriyor.
Burak Sarımola: Performansıyla gerilimi artıran kilit isimlerden biri.
Emel Karaköse: Yaşanan dehşetin psikolojik boyutunu izleyiciye hissettiriyor.
Yönetmenliğini Türk korku sinemasının üretken isimlerinden Özgür Bakar’ın üstlendiği yapım, yerli korku sinemasındaki "cin" temasından biraz daha sıyrılarak, evrensel "Deccal ve Kıyamet" mitolojisine odaklanıyor. Film, görsel efektleri ve ses tasarımıyla izleyiciyi sürekli bir huzursuzluk içinde bırakmayı hedefliyor.
Sinematografik açıdan düşük ışıklı sahneler, klostrofobik mekanlar ve rahatsız edici sembolizm ön planda. Bir yerli korku filmi olarak, türün meraklılarına "saf bir dehşet" vaat ediyor.
Dabbe veya Siccin serisi gibi yüksek gerilimli ve doğaüstü temalı korku filmlerini sevenler.
Kıyamet senaryoları ve antik kehanetler üzerine kurulu gizemli hikayelere ilgi duyanlar.
Yerli sinemada daha karanlık ve sert sahneleri olan yapımları arayanlar.
Film, insanlığın en eski korkularından biri olan "mutlak kötü" ile yüzleşmeyi anlatıyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o kişisel vicdan azabı ve insani çöküşünün aksine; Deccal 2, insanın kontrolü dışında gelişen devasa bir şer odağının yarattığı çaresizliği vurguluyor. Özellikle doğum sonrası gelişen olaylardaki sembolik anlatım, yerli korku türü içinde farklı bir deneme olarak dikkat çekiyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...