
Macera, Fantastik, Gizem

Doctor Parnassus

Valentina

Tony

Anton

Percy

Devil

Imaginarium Tony 1

Imaginarium Tony 2

Imaginarium Tony 3

Dancing Policeman
Bin yaşındaki Dr. Parnassus, gezgin bir tiyatro kumpanyasıyla dünyayı dolaşırken insanlara hayal güçlerinin ötesine geçebilecekleri sihirli bir ayna sunmaktadır. Ancak bu mucizevi yeteneğin karanlık bir bedeli vardır. Parnassus, yüzyıllar önce bizzat Şeytan (Mr. Nick) ile bir iddiaya girmiş ve ölümsüzlüğü kazanmıştır. Yıllar sonra aşkı bulduğunda yaptığı ikinci pazarlık ise, doğacak ilk çocuğunun 16 yaşına bastığında Şeytan’a verilmesini öngörmektedir.
Kızı Valentina’nın doğum günü yaklaşırken Parnassus, onu kurtarmak için Şeytan ile son bir iddiaya girer. Bu sırada kumpanyaya dahil olan gizemli yabancı Tony, Dr. Parnassus’un hayal dünyasını modern dünyaya pazarlayarak gidişatı değiştirmeye çalışır. Aynanın içindeki fantastik dünyalarda geçen bu mücadele, ruhların kurtuluşu ve seçimin gücü üzerine gerçeküstü bir yolculuğa dönüşür.
Filmin kalbinde, çekimler sırasında hayatını kaybeden Heath Ledger yer alıyor. Ledger, Tony karakterine kendine has enerjisini ve gizemini katarken, zamansız ölümü nedeniyle rolü üç dev isim tamamlıyor. Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell, karakterin aynanın içindeki farklı yansımalarını canlandırarak Ledger’ın mirasına onurlu bir selam duruyorlar.
Christopher Plummer, Dr. Parnassus rolünde bilge ama kederli bir baba figürünü muazzam bir ağırlıkla taşıyor. Tom Waits ise Mr. Nick (Şeytan) rolünde, sinema tarihinin en karizmatik ve alaycı şeytan tasvirlerinden birini sunuyor. Andrew Garfield ve Lily Cole, kumpanyanın genç ve masum üyeleri olarak bu kaotik dünyada dengeleyici bir rol üstleniyorlar.
Yönetmen Terry Gilliam, kendine has kaotik ve barok görselliğini bu filmde zirveye taşıyor. CGI teknolojisini sadece efekt için değil, saf bir hayal dünyası inşa etmek için kullanan Gilliam, izleyiciyi adeta bir tabloyu izliyormuş hissine sürüklüyor. Filmin yapım aşamasında yaşanan trajediler, senaryonun akıllıca revize edilmesiyle sanatsal bir derinliğe dönüştürülmüş. Tempo yer yer sarsılsa da, sunduğu görsel metaforlar ve felsefi alt metin filmi benzersiz bir fantastik dram haline getiriyor.
Sürrealist anlatımlardan, rüya benzeri atmosferlerden ve görsel sanatlardan hoşlanan izleyiciler bu filmi mutlaka görmeli. Terry Gilliam sinemasına aşina olanlar veya Heath Ledger’ın son performansını merak edenler için bu yapım bir hazine değerindedir. Eğer macera filmi kalıplarının dışına çıkan, felsefi sorular soran ve estetik kaygısı yüksek işleri seviyorsanız bu film sizi büyüleyecektir.
Dr. Parnassus, modern dünyanın rasyonelliğine karşı hayal gücünün ve hikaye anlatıcılığının bir savunmasıdır. Heath Ledger’ın ardından rolü devralan oyuncuların gösterdiği dayanışma, filmi sinematografik bir başarıdan öte insani bir anıta dönüştürüyor. Her karesinde keşfedilmeyi bekleyen bir detay barındırması ve Şeytan ile girilen o zekice diyaloglar, filmi tekrar tekrar izlenebilir kılıyor.
Seçim ve Özgür İrade: İnsanların hayal dünyasındaki yolları seçerken kendi kaderlerini belirlemesi.
Pazarlık ve Bedel: Arzu edilen şeylere ulaşmak için verilen sözlerin yıkıcı sonuçları.
Hayal Gücünün Ölümü: Modern dünyanın rasyonalizmi karşısında mucizelerin ve hikayelerin yok oluşu.
Ölümsüzlük ve Lanet: Zamanın ötesinde yaşamanın getirdiği ruhsal yorgunluk ve kayıp korkusu.
Bu filmin sunduğu fantastik ve rüya gibi evreni sevdiyseniz, yönetmenin bir diğer kült yapımı olan Brazil filmini mutlaka izlemelisiniz. Benzer bir görsel zenginlik ve masalsı anlatım için Pan’ın Labirenti veya hayal gücüyle gerçekliği harmanlayan Big Fish (Büyük Balık) harika birer fantastik film seçeneği olacaktır.
Heath Ledger’ın ölümü üzerine Johnny Depp, Jude Law ve Colin Farrell bu filmden kazandıkları tüm geliri Ledger’ın kızı Matilda’ya bağışlamışlardır.
Tony karakterinin aynanın içinden geçtiğinde değişmesi, aslında senaryoda olmayan, Ledger’ın ölümü sonrası filmi tamamlamak için bulunan dahi bir çözümdür.
Tom Waits, Şeytan rolünü canlandırırken kendi kıyafetlerinden bazı parçaları ve karakteristik şapkasını kullanmıştır.
Ledger, filmin gerçek dünyada geçen kısımlarının büyük bir çoğunluğunu tamamlamıştı. Eksik kalan kısımlar, karakterin sihirli aynadan geçtiği sahneler olduğu için diğer oyuncuların devreye girmesi senaryoya organik bir şekilde yedirildi.
Ayna, insanların bastırılmış arzularını, korkularını ve hayallerini fiziksel bir mekana dönüştüren zihinsel bir kapıdır. Orada yapılan her tercih, ruhun saflığını veya karanlığını temsil eder.
Evet, ancak bu ölümsüzlük bir lütuf değil, Mr. Nick ile yaptığı iddialar sonucu kazandığı ve sevdiklerini kaybetmesine neden olan ağır bir yüktür.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...