

Jack Sparrow

Angelica

Hector Barbossa

Edward "Blackbeard" Teach

Joshamee Gibbs

Philip

Syrena

Scrum

Captain Teague

King George
Kaptan Jack Sparrow, Londra sokaklarında kendi adını kullanan bir sahtekarın peşine düşerken, geçmişinden gelen gizemli bir kadın olan Angelica ile karşılaşır. Angelica’nın onu gerçekten sevip sevmediği yoksa sadece efsanevi Gençlik Çeşmesi’ne ulaşmak için mi kullandığı belirsizdir. Jack, kendini bir anda tarihin en korkulan korsanı olan Karasakal’ın (Blackbeard) gemisi "Kraliçe Anne'in İntikamı"nda bulur.
Gençlik Çeşmesi’nin peşinde sadece Karasakal ve Jack yoktur; aynı zamanda İngiliz krallığı adına çalışan (ve korsanlıktan emekli olup özel izinli bir kaptan olan) Kaptan Barbossa ve İspanyol donanması da yarışa dahil olur. Ay ışığında avlanan tehlikeli deniz kızlarından, ayin için gereken gümüş kupalara kadar her adımda yeni bir ölümcül engel vardır. Jack, bu yolculukta kimin daha tehlikeli olduğuna karar vermek zorunda kalacaktır: Karasakal mı, yoksa eski aşkı Angelica mı?
Johnny Depp, Jack Sparrow rolüyle bir kez daha serinin sürükleyici gücü oluyor. Bu filmde Jack’in zekası ve şansının yanı sıra duygusal geçmişine de daha yakından tanık oluyoruz. Kadroya yeni katılan Penélope Cruz, Angelica rolüyle Jack Sparrow’a dişli bir rakip ve tutkulu bir partner olarak mükemmel bir enerji katıyor.
Serinin yeni kötü adamı Karasakal rolünde Ian McShane, büyü yetenekleri ve gaddarlığıyla Davy Jones’tan farklı ama bir o kadar etkileyici bir düşman portresi çiziyor. Geoffrey Rush ise Barbossa karakterini, bu kez peruklu bir İngiliz subayı kılığında ama yine o bildiğimiz kurnaz korsan ruhuyla harika bir şekilde canlandırıyor. Ayrıca Sam Claflin (misyoner Philip) ve Àstrid Bergès-Frisbey (deniz kızı Syrena) arasındaki hüzünlü aşk hikâyesi, filme duygusal bir derinlik katıyor.
Serinin dördüncü halkası olan bu filmde yönetmen koltuğuna Rob Marshall oturuyor. Marshall, önceki üçlemenin o devasa epik savaşlarından ziyade, daha karakter odaklı ve gizemli bir macera kurgulamayı tercih etmiştir. Görsel olarak deniz kızlarının saldırı sahneleri ve Karasakal’ın gemisindeki büyüleyici detaylar oldukça etkileyicidir. Hans Zimmer’ın müziklerine Rodrigo y Gabriela’nın flamenko tınıları eşlik ederek filme taze bir hava katmıştır. Film, ilk üçlemeden bağımsız bir hikâye sunmasıyla yeni bir başlangıç niteliği taşır.
Jack Sparrow’un maceralarına doyamayanlar, mitolojik deniz efsanelerini (özellikle deniz kızları ve ölümsüzlük temalarını) sevenler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer büyük deniz savaşlarından ziyade, ormanların derinliklerinde geçen ve daha çok keşif ruhu taşıyan bir hikâye arıyorsanız bu film beklentinizi karşılayacaktır. Penélope Cruz ve Johnny Depp arasındaki atışmaların keyfini çıkarmak isteyen sinemaseverler için ideal bir fantastik macera seçeneğidir.
Bu filmi izlemek için en ilgi çekici sebep, Karayip Korsanları evrenine dahil olan yeni mitolojik unsurlardır. Özellikle "Whitecap Bay" sahnelerindeki deniz kızı avı, serinin en yaratıcı ve görsel açıdan büyüleyici sekanslarından biridir. Jack Sparrow’un Barbossa ile olan o meşhur rekabetinin yeni bir boyuta evrilmesini görmek ve efsanevi korsan Karasakal’ın hikâyesine tanıklık etmek de cabası.
Gençlik ve Ölümsüzlük Arzusu: İnsanoğlunun ve korsanların sonsuz yaşam uğruna neleri feda edebileceği.
İnanç ve Bilim: Misyoner Philip karakteri üzerinden inanç ile doğaüstü olayların çatışması.
Baba-Kız İlişkisi: Angelica ve Karasakal arasındaki karmaşık, manipülatif ama bir o kadar da hüzünlü bağ.
Eğer hazine avı ve egzotik mekanlarda geçen maceraları sevdiyseniz, Indiana Jones serisi veya National Treasure (Büyük Hazine) filmleri size benzer bir keyif verecektir. Deniz kızlarının daha karanlık tasvirleri için The Lighthouse (çok daha yetişkin bir ton için) veya fantastik bir korsan atmosferi için Hook (Kaptan Kanca) klasik bir tercih olabilir.
Penélope Cruz çekimler sırasında hamile olduğu için, bazı geniş açılı sahnelerde ve aksiyon sahnelerinde ona fiziksel olarak çok benzeyen kız kardeşi Mónica Cruz dublörlük yapmıştır.
Film, 2011 yılında vizyona girdiğinde 1 milyar dolar barajını aşarak büyük bir gişe başarısı elde etmiştir.
Karasakal (Edward Teach) tarihte gerçekten yaşamış bir korsandır ve gemisi "Queen Anne's Revenge" gerçekten batmıştır; film bu tarihi figürü fantastik bir kurguyla harmanlar.
Üçüncü filmin sonunda Will Turner Uçan Hollandalı'nın kaptanı olarak denize mahkum olduğu ve Elizabeth de onu karada beklediği için hikâyeleri bir sona ermişti. Bu film, Jack Sparrow'un bağımsız maceralarına odaklanmak için yeni bir sayfa açmıştır.
Çeşmeden su içmek için iki gümüş kupa ve bir deniz kızının gözyaşı gerekmektedir. Bir kupa gözyaşıyla, diğeri ise sadece suyla doldurulur. İki kişi bu kupalardan içtiğinde; gözyaşlı kupayı içen kişi, diğerinin o ana kadar yaşadığı tüm yılları kendi ömrüne katar.
Jenerik sonrası sahnede, Angelica'nın Jack'in voodoo bebeğini denizde bulduğu görülür. Bu, ikili arasındaki hesabın henüz kapanmadığına ve Angelica'nın intikam alabileceğine dair bir işarettir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...