

Elliot Garfield

Paula McFadden

Lucy McFadden

Mark

Donna

Mrs. Crosby
Ronnie

Rhonda
Assistant Choreographer

Linda
Neil Simon’ın keskin zekalı kaleminden çıkan film, New York’ta yaşayan eski bir dansçı olan Paula’nın hikâyesine odaklanır. Paula, erkek arkadaşı tarafından terk edildiğini ve oturdukları dairenin kendisinden habersiz bir başkasına kiralandığını öğrendiğinde hayatının şokunu yaşar. Kapıda beliren kişi ise Chicago’dan gelen hırslı ve nevrotik tiyatro oyuncusu Elliot Garfield’dır. Paula’nın küçük kızı Lucy ile birlikte ortada kalmaması için Elliot, daireyi onlarla paylaşmayı kabul eder.
Film, birbirine tamamen zıt karakterdeki bu iki insanın dar bir alanda yaşamak zorunda kalmasıyla başlayan komik ve gerilimli süreci işler. Paula, daha önce defalarca terk edildiği için savunmacı ve güvensizdir; Elliot ise disiplinli, kendi kuralları olan ve kariyeri için her şeyi göze alan bir sanatçıdır. Başlarda bitmek bilmeyen tartışmalarla geçen bu mecburi ev arkadaşlığı, zamanla karşılıklı anlayışa ve beklenmedik bir romantizme dönüşür.
Filmin başarısının ardındaki en büyük güç, Elliot Garfield rolüyle sinema tarihine geçen Richard Dreyfuss’tur. Dreyfuss, bu performansıyla o dönemin "En İyi Erkek Oyuncu" Oscar’ını kazanan en genç aktörü olmuş; karakterin sahnede Richard III'ü canlandırmaya çalışırken yaşadığı trajikomik halleri ve Paula’ya duyduğu ilgiyi muazzam bir enerjiyle yansıtmıştır.
Marsha Mason, hayata karşı gardını almış ama kalbi hala yumuşak olan Paula karakterinde harika bir denge kurar. Kızı Lucy rolündeki Quinn Cummings ise, yaşından büyük olgunluğu ve zekice esprileriyle filmin en sevilen karakterlerinden biri olmayı başarır. Bu üçlü arasındaki dinamik, filmi sıradan bir romantik komedi olmaktan çıkarıp gerçekçi bir aile dramına dönüştürür.
Herbert Ross tarafından yönetilen film, Neil Simon’ın senaryosundaki o meşhur hızlı ve iğneleyici diyaloglarla nefes alan bir yapımdır. New York’un karmaşası içinde iki yabancının birbirine tutunma hikâyesi, ajitasyondan uzak, samimi ve bol kahkahalı bir dille anlatılır. 1978 yılında 5 dalda Oscar adaylığı alması, bu mütevazı hikâyenin ne kadar güçlü bir anlatıma sahip olduğunun kanıtıdır. Modern ilişkilerin zorluklarını ve "elveda" demekten yorulmuş bir ruhun yeniden "merhaba" deme cesaretini harika bir tempoyla işler.
Neil Simon tarzı zeki diyaloglardan ve karakter odaklı komedi filmleri türünden hoşlananlar için bu yapım bir hazinedir. "Zıt kutuplar birbirini çeker" temasını en nitelikli haliyle izlemek isteyen romantikler ve 70'lerin New York atmosferini seven sinemaseverler mutlaka listesine eklemelidir. Ayrıca oyunculuk sanatının inceliklerini ve sahne arkası sancılarını merak eden izleyiciler Elliot karakterinin maceralarından büyük keyif alacaktır.
Bu filmi izlemek için en önemli sebep, Richard Dreyfuss’un Oscar kazanan o efsanevi ve hayat dolu performansıdır. Sinema tarihinde ilişkileri bu kadar dürüst, esprili ve aynı zamanda duygusal bir yerden yakalayan senaryo sayısı oldukça azdır. Karakterlerin kusurları, sakarlıkları ve hayalleri o kadar gerçektir ki, kendinizi bir anda o küçük New York dairesinin bir parçası gibi hissedersiniz.
Güven ve İkinci Şanslar: Geçmişteki hayal kırıklıklarına rağmen yeniden sevebilme cesareti.
Sanatçı Sancıları: Kariyerinde tutunmaya çalışan bir oyuncunun yaşadığı zorluklar ve hırslar.
Aile Olmak: Kan bağı olmasa bile ortak yaşamın getirdiği sorumluluk ve yakınlık.
Hayatta Kalma Mücadelesi: Büyük şehirde tek başına çocuk yetiştiren bir kadının direnci.
Eğer bu filmin sıcaklığını ve diyalog yapısını sevdiyseniz, yine Neil Simon imzalı The Odd Couple veya Woody Allen klasiği Annie Hall ilginizi çekebilir. Daha modern bir bakış açısı için ise Jack Nicholson’ın başrolünde olduğu As Good as It Gets (Benden Bu Kadar) benzer bir romantik dram atmosferi sunacaktır.
Richard Dreyfuss, bu filmle Oscar kazandığında 30 yaşındaydı ve o güne kadar bu ödülü kazanan en genç aktör unvanını almıştı (bu rekor daha sonra Adrien Brody tarafından kırıldı).
Senarist Neil Simon, bu hikâyeyi aslında eşi Marsha Mason (filmdeki Paula) için özel olarak kaleme almıştır.
Film, Broadway’de sahnelenmiş başarılı bir tiyatro oyununun tadını verir; çünkü diyaloglar tiyatro estetiğiyle yazılmıştır.
Evet, çekimlerin büyük bir kısmı New York'un Upper West Side bölgesinde gerçekleştirilmiş ve şehrin 70'li yıllardaki dokusu filme başarıyla yansıtılmıştır.
Karakteri Elliot, deneysel bir Richard III prodüksiyonunda oynamak zorunda kaldığı için, yönetmenin garip istekleri doğrultusunda abartılı ve eksantrik bir oyunculuk sergilemektedir; bu da filmin en komik sahnelerini oluşturur.
Lucy karakteri, sadece bir yan karakter değil; annesi ve Elliot arasındaki ilişkinin katalizörü ve filmin mantık sesi olarak merkezi bir öneme sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...