

Louis Bloom

Rick

Nina Romina

Joe Loder

Frank Kruse

Detective Frontieri

Detective Lieberman

Kent Shocknek

Sharon Tay

Linda
İşsiz ve hırslı bir adam olan Lou Bloom, Los Angeles gecelerinde polis telsizlerini dinleyerek kaza ve cinayet mahallerini görüntüleyen "gece muhabirleri" (nightcrawlers) dünyasını keşfeder. Elinde bir kamera ve polis telsiziyle sokaklara düşen Lou, kısa sürede bu kanlı işin doğasına uyum sağlar. Ancak Lou için sadece tanık olmak yeterli değildir; en iyi görüntüyü yakalamak ve yerel bir haber kanalına satmak için olay mahallerine müdahale etmeye, delillerle oynamaya ve hatta kendi haberini "yaratmaya" başlar. Film, kapitalizmin ve medya tüketiminin yarattığı canavarı, Lou’nun ürkütücü yükselişi üzerinden anlatır.
Jake Gyllenhaal, Lou Bloom rolünde kariyerinin en sarsıcı ve ikonik performansını sergiliyor. Bu rol için yaklaşık 10 kilo veren Gyllenhaal; çökmüş gözleri, hiç kırpmadığı bakışları ve sahte nezaketiyle izleyiciyi huzursuz eden bir sosyopatı muazzam bir başarıyla canlandırır. Haber müdürü Nina rolünde Rene Russo, reyting uğruna ahlaki değerlerini satan profesyoneli yansıtırken; Lou’nun saf yardımcısı Rick rolünde Riz Ahmed, hikâyenin trajik ve insani yanını temsil eder. Gyllenhaal'ın bu filmle Oscar adayı gösterilmemesi, o yıl sinema dünyasının en çok tartışılan konularından biri olmuştur.
Yönetmen ve senarist Dan Gilroy, ilk yönetmenlik denemesinde Los Angeles’ı geceleyin parlayan ama içinde çürümüşlük barındıran bir vahşi orman gibi resmeder. Filmin senaryosu, modern iş dünyasının jargonuyla konuşan bir canavarın portresini çizmesi bakımından oldukça zekicedir. 87. Akademi Ödülleri'nde En İyi Özgün Senaryo dalında aday gösterilen yapım, Robert Elswit’in elinden çıkan gece çekimleriyle görsel bir stil abidesidir. Eleştirmenler, yapımı Taxi Driver ve Network gibi klasiklerin modern bir akrabası olarak nitelendirir.
Bu yapım, özellikle medya etiğini sorgulayan, karanlık karakter incelemelerini seven ve temposu yüksek gerilimlerden hoşlanan her izleyici için bir zorunluluktur. "Başarı için her yol mübahtır" felsefesinin en uç noktasını görmek isteyenler ve Jake Gyllenhaal’ın oyunculuk dehasına tanıklık etmek isteyen sinemaseverler bu filmden büyülecektir. Modern toplumun röntgencilik merakını ve haberlerin "eğlenceye" dönüşmesini eleştiren derin bir eser arayanlar için mükemmel bir tercihtir.
Eğer bu filmin sunduğu tekinsiz atmosfer ve medya eleştirisi ilginizi çektiyse, televizyon dünyasının acımasızlığını anlatan kült film Network (Şebeke) veya Los Angeles’ın yalnızlığını işleyen Drive mutlaka listenizde olmalı. Benzer bir sosyopat karakter portresi için American Psycho veya ahlaki yozlaşmayı konu alan The Wolf of Wall Street de güçlü alternatiflerdir.
2014 yapımı olan filmde Jake Gyllenhaal, Lou Bloom karakterinin aç bir çakalı andırmasını istediği için çekimler boyunca çok az uyumuş ve fiziksel formunu kasten bozmuştur. Lou’nun aynaya vurduğu sahnede Gyllenhaal aynayı gerçekten kırmış ve eline dikiş atılması gerekmiştir; bu sahne filmde orijinal haliyle yer alır. Nightcrawler, izleyiciyi ana karakterle özdeşleştirmek yerine, onu bir mikroskop altında inceliyormuş hissi veren mesafeli ama sarsıcı anlatımıyla fark yaratır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...