
Suç, Dram, Gerilim

Mickey Haller

Louis Roulet

Frank Levin

Maggie McPherson

Ted Minton

Val Valenzuela

Jesus Martinez

Cecil Dobbs

Mary Windsor

Eddie Vogel
Mick Haller, Los Angeles'ın suç dünyasında kendine has bir isim yapmış, ofis olarak kullandığı siyah Lincoln Town Car'ın arka koltuğundan müvekkillerini savunan, kurnaz ve ağzı laf yapan bir savunma avukatıdır. Mick için adalet, genellikle pazarlık masasında ya da yasal boşluklarda bulunur. Ancak bir gün, zengin bir emlakçının oğlu olan Louis Roulet'nin, bir kadına saldırmak ve öldürmeye teşebbüs etmekle suçlandığı "altın değerindeki" dava önüne geldiğinde işler değişir.
İlk bakışta basit bir iftira ve kolay bir kazanç gibi görünen bu vaka, Mick derinlere indikçe karanlık bir labirente dönüşür. Bu dosya, sadece Roulet’nin masumiyetiyle ilgili değildir; Mick’in geçmişte baktığı bir davanın vicdani yüküyle de göbekten bağlıdır. Kendi güvenlik sınırlarını aşan ve ailesini de tehlikeye atan bu süreçte Mick, sadece bir davayı kazanmak için değil, sistemin içinde kaybolan kendi adalet duygusunu kurtarmak için de savaşmak zorunda kalacaktır.
Matthew McConaughey, Mick Haller rolünde kariyerinin dönüm noktalarından birini yaşıyor. Karakterin o kendinden emin, hafif ukala ama derinlerde bir yerlerde hala vicdan kırıntısı taşıyan halini muazzam bir karizmayla sergiliyor. McConaughey’nin bu performansı, kendisinin daha sonra kazanacağı Oscar ödülünün de sinyallerini verir nitelikte. Karşısında ise Louis Roulet rolüyle, masumiyetle psikopatlık arasındaki o ince çizgide başarıyla gidip gelen Ryan Phillippe yer alıyor.
Marisa Tomei, Mick’in eski eşi ve savcı rolünde hikayeye duygusal bir denge katarken; William H. Macy, Mick’in sağ kolu ve araştırmacısı Frank Levin karakteriyle her zamanki gibi izlemesi keyifli bir iş çıkarıyor. Bryan Cranston ise sert polis memuru rolünde, kısa ama etkili sahneleriyle kadronun kalitesini perçinliyor.
The Lincoln Lawyer, klasik mahkeme dramalarını modern bir suç gerilimiyle harmanlayan çok katmanlı bir yapım. Yönetmen Brad Furman, filmi Los Angeles’ın ışıltılı binalarından ziyade tozlu ve gerçekçi sokaklarında tutarak hikayeye bir "film noir" havası katıyor. Filmin temposu, senaryonun sunduğu sürprizlerle birlikte hiç düşmüyor. Özellikle hukuk sistemindeki boşlukların bir silah olarak nasıl kullanılabileceğini gösteren sahneler, editoryal bir zekayla işlenmiş. Film, izleyiciyi sürekli bir "kim haklı?" sorgulaması içinde tutarak, türünün en başarılı örneklerinden biri olmayı başarıyor.
Hukuk gerilimlerini, mahkeme salonu düellolarını ve ana karakterin zekasıyla düğümleri çözdüğü hikayeleri sevenler için bu film tam bir şölendir. Eğer Michael Connelly romanlarının hayranıysanız veya gerilim filmi türünde temposu yüksek, zihin açıcı bir yapım arıyorsanız The Lincoln Lawyer sizi hayal kırıklığına uğratmayacaktır. Ayrıca Matthew McConaughey’nin o kendine has tarzını özleyen her sinemasever bu suç filmi deneyimini mutlaka yaşamalıdır.
Film, adaletin her zaman "doğru" olanın yanında değil, "en iyi savunulanın" yanında olduğunu sarsıcı bir dille anlatıyor. Bir avukatın, müvekkili suçlu olsa bile onu savunmak zorunda olması ile kendi vicdanı arasındaki çatışmayı izlemek son derece düşündürücü. Karakterlerin gri bölgelerde dolaşması, keskin diyaloglar ve Los Angeles’ın arka sokak atmosferi, bu filmi benzeri mahkeme dramalarından ayıran en güçlü yönler.
Adalet ve Hukuk Çatışması: Kanunların bazen adaleti sağlamak yerine gerçeği gizlemek için kullanılması.
Vicdanın Bedeli: Geçmişteki hataların insanın karşısına en beklenmedik anda çıkması.
Güven ve İhanet: En yakınındakilerin bile birer şüpheliye dönüşebildiği tehlikeli bir oyun.
Pragmatizm: Hayatta kalmak için sistemin kurallarını sistemin aleyhine çevirme sanatı.
Eğer Mick Haller’ın kurnazlıklarını sevdiyseniz, yine bir hukuk gerilimi klasiği olan Primal Fear (İlk Korku) veya gerçeğin peşindeki bir avukatı anlatan Dark Waters filmlerine göz atabilirsiniz. Daha tempolu ve suç odaklı bir yapım arayanlar için ise Matthew McConaughey’nin bir başka başarılı işi olan Mud veya mahkeme salonunun stresini hissettiren A Few Good Men (Birkaç İyi Adam) önerilebilir.
Film, dünyaca ünlü yazar Michael Connelly’nin aynı adlı çok satan romanından uyarlanmıştır.
Matthew McConaughey, karakteri daha iyi anlayabilmek için çekimler boyunca gerçekten bir Lincoln Town Car’ın arka koltuğunda vakit geçirmiştir.
Filmin başarısı, yıllar sonra karakterin bir dizi projesi olarak yeniden canlandırılmasına (The Lincoln Lawyer dizisi) ön ayak olmuştur.
Filmdeki mahkeme sahnelerinin çoğu, gerçekçiliği artırmak için Los Angeles’taki gerçek adliye binalarında çekilmiştir.
Çünkü başkarakter Mick Haller, bir ofis tutmak yerine günlük işlerini ve toplantılarını şoförlü Lincoln Town Car aracının arka koltuğunda yapmaktadır.
Evet, Michael Connelly’nin Mick Haller karakterini merkezine aldığı geniş bir kitap serisinin ilk halkasıdır.
Film daha çok psikolojik gerilim ve diyalog odaklıdır; ancak bazı sahnelerde suçun doğası gereği sert ve sarsıcı anlar mevcuttur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...