
Dram, Romantik

Fred Derry

Al Stephenson

Homer Parrish

Peggy Stephenson

Milly Stephenson

Wilma Cameron

Marie Derry

Butch Engle

Hortense Derry

Pat Derry
Savaş sona ermiştir. Farklı sosyal sınıflardan gelen üç asker; Fred, Al ve Homer, aynı uçakla memleketleri Boone City’ye dönerler. Her biri, geride bıraktıkları sevdiklerine kavuşmanın hayalini kursa da, sivil hayata dönüş bekledikleri kadar kolay olmayacaktır.
Fred Derry: Savaşta bir hava subayıyken, döndüğünde eski düşük ücretli işine ve savaşın heyecanına kapılıp evlendiği ama aslında tanımadığı karısına geri dönmek zorundadır.
Al Stephenson: Başarılı bir bankacıdır. Ailesine kavuşur ancak savaşta gördüklerinden sonra bankacılık dünyasının soğuk ve kâr odaklı yapısına uyum sağlamakta zorlanır, teselliyi alkolde arar.
Homer Parrish: Genç bir denizcidir ve savaşta her iki elini de kaybetmiştir. Kancalarla yaşamaya alışmaya çalışırken, nişanlısının ve ailesinin ona acımasızca değil, gerçekten sevgiyle bakıp bakmadığından emin olamaz.
Film, bu üç adamın birbirine tutunarak, toplumun onlardan beklediği "normalliğe" dönme çabalarını ve savaşın aslında sadece cephede bitmediğini derinden işler.
Fredric March (Al Stephenson): Olgun, hafif alaycı ama içten içe yaralı bankacı rolüyle harika bir performans sergiler.
Dana Andrews (Fred Derry): Savaşın parıltılı kahramanlığından sonra sivil hayatın sıradanlığına düşen askerin çaresizliğini çok iyi yansıtır.
Harold Russell (Homer Parrish): Belki de filmin en etkileyici ismi. Russell, profesyonel bir oyuncu değil, gerçekten ellerini savaşta kaybetmiş bir gazidir. Doğal performansı izleyiciyi derinden sarsar.
Myrna Loy ve Teresa Wright: Askerlerin hayatlarındaki güçlü kadın figürleri olarak hikâyeye nezaket ve derinlik katarlar.
Yönetmen William Wyler, savaşı cephelerden değil, evlerin içindeki sessiz mutfaklardan ve yabancılaşmış bakışlardan anlatmayı seçmiştir. Görüntü yönetmeni Gregg Toland'ın kullandığı "derin odak" (deep focus) tekniği sayesinde, aynı karede hem ön plandaki hem de arka plandaki olaylar tüm netliğiyle görülür; bu da karakterler arasındaki kopukluğu veya bağı vurgulayan muazzam bir görsel dil yaratır. 1947 Oscar töreninde "En İyi Film" dahil 7 ödül kazanarak bir rekor kırmıştır.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, savaş sonrası travmayı (PTSD) daha bu terim tıp dünyasında popülerleşmeden çok önce, tüm çıplaklığıyla ve ajitasyona kaçmadan anlatabilmesidir. Harold Russell’ın kancalarıyla piyano çaldığı veya yatağa girmeden önce kancalarını çıkardığı sahneler, sinema tarihinin en dürüst ve dokunaklı anlarındandır.
Homer karakterini canlandıran Harold Russell, bu filmdeki rolüyle aynı yıl içinde iki Oscar kazanan tek oyuncudur. Akademi, onun bir amatör olduğunu düşünerek ona "Gazilere umut verdiği için" bir Onur Ödülü vermişti; ancak oylama sonucunda Russell aynı zamanda "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" Oscar'ını da kazandı.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...