

Stephen Hawking

Jane Hawking

Jonathan Hellyer Jones

Beryl Wilde

Frank Hawking

Dennis Sciama

Elaine Mason

Brian

Robert Hawking (Age 17)
Lucy Hawking (Age 14)
Film, 1960'lı yıllarda Cambridge Üniversitesi'nde parlak bir astrofizik öğrencisi olan Stephen Hawking’in, sanat öğrencisi Jane Wilde ile tanışıp ona aşık olmasıyla başlar. Ancak Hawking henüz 21 yaşındayken, motor nöron hastalığı (ALS) teşhisi alır ve doktorlar ona sadece iki yıl ömür biçer. Jane’in sarsılmaz desteğiyle evlenen ve bilime tutunan Stephen, zamanla fiziksel yetilerini kaybetse de zihniyle evrenin sınırlarını zorlamaya devam eder. Film, "zamanın başlangıcı" ve "kara delikler" üzerine yapılan devrimsel keşiflerin gölgesinde, bir evliliğin fedakârlık, hüzün ve başarı dolu yıllarına odaklanır.
Eddie Redmayne, Stephen Hawking rolünde sinema tarihinin en etkileyici fiziksel dönüşümlerinden birini gerçekleştirerek En İyi Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandı. Redmayne, hastalığın evrelerini ve Hawking'in ikonik mizah anlayışını öylesine gerçekçi yansıttı ki, bizzat Stephen Hawking filmi izledikten sonra "bazı sahnelerde kendimi izliyor gibi hissettim" demiştir. Jane Hawking rolünde Felicity Jones, bir bakıcının ötesinde, entelektüel derinliği ve sabrıyla hikâyenin duygusal omurgasını oluşturur. Jones'un performansı, sevginin sadece bir duygu değil, aynı zamanda büyük bir irade olduğunu kanıtlar niteliktedir.
Yönetmen James Marsh, filmi salt bir bilim insanı biyografisi olarak değil, insan ruhunun dayanıklılığı üzerine bir sanat eseri olarak kurgulamıştır. Filmin görselliği, Cambridge’in tarihi dokusuyla birleşen sıcak ve yumuşak ışık kullanımıyla dikkat çeker. 87. Akademi Ödülleri'nde En İyi Film dahil 5 dalda Oscar'a aday gösterilen yapım, Jóhann Jóhannsson'un naif ve umut dolu müzikleriyle izleyicide derin bir iz bırakır. Eleştirmenler, yapımın bilimsel detaylar ile insani dram arasındaki dengeyi başarıyla kurduğunu vurgulamaktadır.
Bu yapım, ilham verici gerçek yaşam öykülerini seven, deha ve hastalık arasındaki ince çizgiyi merak eden ve güçlü romantik dramlardan hoşlanan her yaştan izleyici için uygundur. Stephen Hawking’in teorilerine ilgi duyanlar kadar, bir ailenin zorluklar karşısındaki dayanışmasını görmek isteyen sinemaseverler de bu filmden çok etkilenecektir. Bilimin soğuk gerçekliği ile kalbin sıcaklığının buluştuğu bir film arıyorsanız, bu yapım tam size göredir.
Eğer bu filmin sunduğu bilimsel deha ve yaşam mücadelesi ilginizi çektiyse, bir diğer dahi matematikçi Alan Turing’in hikâyesini anlatan The Imitation Game veya John Nash’in hayatını konu alan A Beautiful Mind mutlaka listenizde olmalı. Benzer bir biyografik derinlik ve akademik atmosfer için The Man Who Knew Infinity (Sonsuzluk Teorisi) de güçlü bir alternatiftir.
2014 yapımı olan film, Jane Hawking’in "Travelling to Infinity: My Life with Stephen" adlı anı kitabından uyarlanmıştır.Stephen Hawking, filmi izledikten sonra yapımcılara kendi bilgisayarlı sesini filmde kullanmaları için izin vererek yapıma büyük bir otantiklik katmıştır. Film, Hawking’in sadece bilimsel dehasını değil, aynı zamanda ne kadar esprili ve hayata bağlı bir insan olduğunu geniş kitlelere tanıtmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...