
Dram, Gerilim
Maddie, küçük yaşta geçirdiği bir hastalık sonucu duyma ve konuşma yetisini kaybetmiş, şehirden uzak bir orman evinde kendi başına yaşayan başarılı bir yazardır. Kariyerine odaklandığı bu sakin yaşam, evin camında beliren maskeli ve eli tatar yaylı bir yabancının ortaya çıkışıyla altüst olur. Katil, Maddie’nin sağır olduğunu fark ettiğinde bu durumu sadistçe bir oyunun parçası haline getirmeye karar verir; evin içine girmek yerine, kurbanının çaresizliğini izleyerek ona psikolojik bir işkence çektirir.
Film, Maddie’nin hayatta kalmak için tek seçeneğinin kendi sınırlarını aşmak olduğu bir kedi-fare oyununa dönüşür. Dış dünya ile iletişimi kesilen ve sesleri duyamayan Maddie, katilin nerede olduğunu sadece görsel ipuçlarıyla tahmin etmek zorundadır. Sessizliğin hem en büyük düşmanı hem de en güçlü müttefiki olduğu bu gece, fiziksel bir çatışmadan çok bir zihin savaşına evrilir. Maddie, kendi hikâyelerinin kurgusal dünyasından çıkıp gerçek bir ölüm kalım senaryosunun başrolü haline gelir.
Maddie karakterine hayat veren Kate Siegel, kelimelere dökemediği korkusunu ve kararlılığını sadece yüz ifadeleri ve vücut diliyle yansıtarak muazzam bir performans sergiliyor. Duyma yetisi olmayan bir karakterin hissettiği o tekinsiz boşluğu izleyiciye geçirmeyi başaran Siegel, filmin aynı zamanda senaristlerinden biri. Oyuncunun bu performansı, karakteri sıradan bir kurbandan ziyade zeki ve dirençli bir savaşçıya dönüştürüyor.
Filmin isimsiz katili rolünde izlediğimiz John Gallagher Jr. ise, alışılagelmiş maskeli katil klişelerinin dışına çıkarak oldukça rahatsız edici, soğukkanlı ve "sıradan" bir kötü adam portresi çiziyor. Katilin motivasyonsuzluğu ve sadece bu durumdan zevk alıyor oluşu, Gallagher’ın performansıyla birleşince gerilim dozunu katlıyor. İki oyuncu arasındaki bu sessiz ama yoğun dinamik, filmin minimal kadrosuna rağmen etkileyici bir derinlik sağlıyor.
Yönetmen Mike Flanagan, kısıtlı bir mekânda ve neredeyse hiç diyalog olmadan nasıl yüksek tansiyonlu bir iş çıkarılacağını tüm dünyaya kanıtlıyor. Ses tasarımının dahice kullanımı, izleyiciyi Maddie'nin sessiz dünyasına hapsederken, ani sesler ve titreşimlerle gerilimi fiziksel bir boyuta taşıyor. Bu yapım, "istila" temalı gerilim türüne taze bir soluk getiren, her dakikası titizlikle kurgulanmış modern bir gerilim filmi klasiği.
Minimalist mekânlarda geçen ve izleyiciyi sürekli tetikte tutan hayatta kalma hikâyelerini sevenler için bu film bir zorunluluk. Eğer başkarakterin zekasını kullanarak kurtulmaya çalıştığı, psikolojik derinliği olan bir macera filmi ve korku karışımı arıyorsanız Hush beklentilerinizi karşılayacaktır. Gereksiz diyaloglardan arındırılmış, saf bir sinema dili arayan izleyiciler bu sessiz maceradan büyük keyif alacaktır.
Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, ana karakterin engelini bir acizlik değil, stratejik bir unsura dönüştürmesi. İzleyiciye "Ben olsaydım ne yapardım?" sorusunu sorduran gerçekçi senaryosu ve Flanagan’ın ustalıklı yönetimi, filmi sıradan bir tür örneğinin çok üzerine çıkarıyor. Kısa süresi ve bitmek bilmeyen temposuyla tam bir adrenalin deposu olan yapım, nitelikli bir korku filmi izlemek isteyenleri hayal kırıklığına uğratmıyor.
İzolasyon ve Çaresizlik: Modern dünyadan ve insanlardan kopuk olmanın getirdiği güvenlik açığı.
Hayatta Kalma İçgüdüsü: İnsanın ölümle yüzleştiğinde ortaya çıkan beklenmedik direnci.
Sessizliğin Gücü: Sesin olmadığı bir dünyada duyuların nasıl keskinleştiği.
Kurban-Avcı Rol Değişimi: Zekanın, kaba kuvvet karşısındaki üstünlüğü ve rollerin yer değiştirmesi.
Bu filmin yarattığı klostrofobik ve sessiz gerilimi beğendiyseniz, ses çıkaranın avlandığı bir dünyayı anlatan A Quiet Place kesinlikle listenizde olmalı. Ayrıca, benzer bir ev istilası temasını işleyen Don't Breathe (Nefesini Tut) filmi de benzer bir gerilim filmi etkisi yaratacaktır. Daha psikolojik bir derinlik için yine Mike Flanagan imzalı bir dram ve korku örneği olan Gerald's Game izlenebilir.
Filmin çekimleri sadece 18 gün gibi kısa bir sürede tamamlanmıştır.
Kate Siegel ve yönetmen Mike Flanagan gerçek hayatta evlidir ve filmin senaryosunu birlikte kaleme almışlardır.
Filmin bazı sahnelerinde ses tamamen kapatılarak izleyicinin Maddie’nin dünyasını birebir deneyimlemesi amaçlanmıştır.
Evinin ıssız bir bölgede olması ve katilin internet bağlantısını kesip telefonunu çalması nedeniyle dış dünya ile iletişimi tamamen kopmuştur.
Hayır, film katilin geçmişine veya neden böyle bir şey yaptığına dair bir açıklama yapmaz; bu da onu daha öngörülemez ve korkutucu bir figür haline getirir.
Oyuncu Kate Siegel gerçek hayatta sağır değildir, ancak karakterine hazırlanmak için işaret dili eğitimi almış ve sağır bireylerin reflekslerini uzun süre gözlemlemiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...