
Dram, Suç, Gizem, Gerilim

Gustave Minda, dit 'Gu'

Manouche

le commissaire Blot

Orloff

Alban

Jo Ricci

Venture Ricci

Antoine

Inspecteur Fardiano

Pascal
Gu Minda, Fransa’nın en tehlikeli ve saygı duyulan suçlularından biridir. Sıkı korunan bir hapishaneden firar ettikten sonra, hayatının geri kalanını huzur içinde geçirebilmek için yurt dışına kaçmayı planlar. Ancak bu kaçış için büyük bir paraya ihtiyacı vardır. Eski dostları ve yeraltı dünyasının karanlık figürleriyle yeniden bir araya gelen Gu, son bir altın soygunu işine girmeyi kabul eder.
Soygun başarılı geçse de, Gu kendisini polisin kurnazca hazırladığı bir tuzağın ve suç dünyasındaki ihanetlerin ortasında bulur. Müfettiş Blot, Gu’yu yakalamak için sadece yasaları değil, suçlunun kendi onur kodlarını da ona karşı kullanır. Gu, bir yandan polis baskısından kaçarken diğer yandan adının "muhbir" olarak lekelenmesini temizlemek zorundadır. Eski toprak bir gangsterin, değişen dünyanın kurallarına ve yozlaşmış adalete karşı verdiği bu savaş, kanlı ve kaçınılmaz bir finale doğru sürüklenir.
Filmin başrolünde, Fransız sinemasının dev ismi Daniel Auteuil, Gu Minda karakterine hayat veriyor. Auteuil, karakterin yorgunluğunu, kararlılığını ve eski moda suçlu ahlakını tek bir bakışıyla izleyiciye hissettiriyor. Ona karşı zeki bir kedi-fare oyunu yürüten Müfettiş Blot rolünde ise usta oyuncu Michel Blanc, alışılagelmiş polis figürlerinden farklı, daha analitik ve manipülatif bir performans sergiliyor.
Monica Bellucci, Gu’nun sadık dostu ve aşkı Manouche rolünde, filmin karanlık atmosferine zarafet ve duygusal bir derinlik katıyor. Eric Cantona ve Jacques Dutronc gibi isimlerden oluşan yardımcı oyuncu kadrosu, yeraltı dünyasının acımasız ve tekinsiz yapısını tamamlayan çok güçlü karakter portreleri çiziyorlar. Oyuncuların her biri, noir sinemanın gerektirdiği o ağır ve vakur duruşu başarıyla sergiliyor.
Yönetmen Alain Corneau, Jean-Pierre Melville’in 1966 tarihli aynı isimli kült eserini yeniden yorumlarken, türe modern bir estetik ve daha sert bir ton ekliyor. İki buçuk saati aşan süresine rağmen film, titizlikle kurgulanmış sahneleri ve derinlikli karakter gelişimleriyle temposunu korumayı başarıyor. Corneau, noir atmosferini yaratırken ışık ve gölge oyunlarını ustalara saygı duruşunda bulunacak şekilde kullanıyor. Bu yapım, sadece bir suç filmi değil, aynı zamanda değişen zamanın ve yok olan değerlerin hüzünlü bir ağıtı niteliğinde.
Klasik Fransız "polar" sinemasına ilgi duyanlar, ağır tempolu ama gerilimi yüksek suç öykülerini sevenler bu filmi kesinlikle listesine eklemeli. Eğer polisiye türünde karakterlerin psikolojik derinliklerine ve onur mücadelelerine önem veriyorsanız, İkinci Nefes size aradığınız doyurucu hikâyeyi sunacaktır. Daniel Auteuil ve Monica Bellucci hayranları için de bu yapım, kariyerlerinin en olgun performanslarından birini izlemek için harika bir fırsat.
Bu film, suç dünyasının sadece silah seslerinden ibaret olmadığını, aynı zamanda bir duruş ve etik meselesi olduğunu gösterdiği için izlenmeli. Melvillian tarzın modern bir sinema diliyle nasıl yeniden canlandırılabileceğinin en başarılı örneklerinden biridir. İhanet, sadakat ve kaçınılmaz kader temalarının bu denli şık bir görsellikle işlendiği nadir yapımlardan biridir.
Suçlu Onuru: Eski toprak gangsterlerin, her ne pahasına olursa olsun muhbir damgası yememe çabası.
Zamanın Değişimi: Eski dünyanın kuralları ile modern suç dünyasının acımasız ve ilkesiz yapısı arasındaki çatışma.
Kader ve Kaçınılmazlık: Hapishaneden kaçışın aslında daha büyük bir hapis hayatına (vicdan ve polis takibi) dönüşmesi.
Sadakat: İhanetin kol gezdiği bir dünyada gerçek dostluğun ve aşkın bedeli.
Bu filmin orijinali olan Jean-Pierre Melville imzalı 1966 yapımı Le Deuxième Souffle ilk bakmanız gereken eserdir. Ayrıca, Alain Delon’un başrolünde olduğu Le Samouraï veya suç dünyasının sert gerçekliğini işleyen Heat (Büyük Hesaplaşma) bu tarzın zirve noktalarıdır. Benzer bir Fransız noir havası için 36 Quai des Orfèvres (36. Karakol) de güçlü bir film önerisi olarak değerlendirilebilir.
Film, ünlü yazar José Giovanni'nin kendi hayat tecrübelerinden yola çıkarak yazdığı romandan uyarlanmıştır.
Orijinal 1966 yapımı film siyah-beyazken, Alain Corneau bu versiyonda dijital renk paletini çok spesifik kullanarak filme modern ama nostaljik bir hava katmıştır.
Monica Bellucci, filmdeki ikonik sarı saçlı imajı için "hayatımın en radikal değişimlerinden biriydi" ifadesini kullanmıştır.
Gu için hapse geri dönmekten daha korkunç olan şey, yeraltı dünyasında "muhbir" olarak anılmaktır; onurunu temizlemeden teslim olmayı reddeder.
Yönetmen, karakterlerin arasındaki gerilimi ve planlanan soygunun teknik detaylarını izleyiciye tam olarak hissettirmek için geniş bir zaman dilimi kullanmayı tercih etmiştir.
Evet, Blot suçluya karşı yasaları savunsa da, Gu'nun eski moda onur anlayışına ve zekasına içten içe derin bir saygı beslemektedir; bu da aralarındaki oyunu daha ilginç kılar.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...