

Jackie Brown

Ordell Robbie

Louis Gara

Melanie Ralston

Ray Nicolette

Max Cherry

Mark Dargus

Beaumont Livingston

Sheronda

Winston
Jackie Brown, yaşı geçmekte olan ve düşük bütçeli bir havayolu şirketinde çalışan bir hostestir. Ancak Jackie’nin asıl kazancı, silah kaçakçısı Ordell Robbie için yurt dışından nakit para taşıyarak elde ettiği ek gelirdir. Bir gün federal ajanlar tarafından yakalandığında, hapse girmemek için Ordell’i ele vermesi istenir. Jackie, bir yanda acımasız bir suçlu olan patronu, diğer yanda ise ensesinde nefesini hissettiği yasalar arasında sıkışıp kalır.
Ancak Jackie, sadece kurban olmayı reddeder. Kendi kurtuluş planını devreye sokan bu zeki kadın, hem polisin hem de Ordell’in birbirini yemesini sağlayacak riskli bir oyun kurar. Bu süreçte tanıştığı kefalet memuru Max Cherry ile aralarında kurulan sessiz ve derin bağ, planın en beklenmedik ve insani halkasını oluşturur. Jackie Brown, sadece bir suç filmi değil, aynı zamanda sistemin kıyısında kalmış insanların hayatta kalma mücadelesidir.
Pam Grier, Jackie Brown rolünde kariyerinin en iyi performansını sergileyerek karaktere muazzam bir vakar ve direnç katıyor. 70’li yılların blaxploitation sinemasına bir saygı duruşu niteliğindeki bu tercih, Grier’ın güçlü ekran enerjisiyle birleşiyor. Karşısında ise Robert Forster, Max Cherry rolünde o kadar doğal ve etkileyici bir oyunculuk sergiliyor ki, bu rolüyle Oscar adaylığı kazanmıştır.
Ordell Robbie rolündeki Samuel L. Jackson, Tarantino evreninin o bildik enerjik ve tehlikeli tarzını konuştururken; Robert De Niro, Louis Gara rolünde şaşırtıcı derecede pasif ve beceriksiz bir suçluyu canlandırarak izleyiciyi ters köşeye yatırıyor. Bridget Fonda ve Michael Keaton da kadronun zenginliğini ve editoryal derinliğini tamamlayan performanslar sunuyorlar.
Tarantino, Elmore Leonard’ın "Rum Punch" romanından uyarladığı bu filmde, Pulp Fiction’ın o hiperaktif ve parçalı yapısından uzaklaşıp daha lineer, daha karakter odaklı ve ritmik bir anlatımı tercih ediyor. Filmin atmosferi 70’li yılların ruhuyla besleniyor; funk ve soul müziklerinden oluşan eşsiz soundtrack, her sahneye ayrı bir melankoli ve şıklık katıyor. Yönetmen, şiddeti bir gösteri unsuru yapmaktan ziyade, karakterlerin arasındaki gerilime ve ustalıkla yazılmış diyaloglara odaklanıyor. Jackie Brown, Tarantino sinemasının en "insani" ve duygusal açıdan en olgun halkası olarak sinema tarihindeki yerini alıyor.
Klasik suç dramalarını, karakter odaklı gerilimleri ve kaliteli diyalogları seven her sinemasever bu filmi mutlaka izlemelidir. Eğer aksiyondan ziyade, ince ince işlenmiş bir planın ve karakterler arası psikolojik oyunların peşindeyseniz Jackie Brown sizi tatmin edecektir. Ayrıca 70’lerin suç sinemasına ve funk kültürüne ilgi duyanlar için bu gerilim filmi tam bir görsel ve işitsel şölen sunuyor.
Film, başkarakterinin bir süper kahraman ya da genç bir figür değil, hayatta kalmaya çalışan orta yaşlı bir kadın olmasıyla benzerlerinden ayrılıyor. Pam Grier ve Robert Forster arasındaki o hüzünlü ve olgun romantizm, sinemada nadir rastlanan bir doğallığa sahip. Ayrıca Bobby Womack’in "Across 110th Street" parçasıyla açılan o muhteşem giriş sahnesi için bile bu kült yapım defalarca izlenebilir.
Hayatta Kalma ve Zeka: Güç dengelerinin ortasında zekanın fiziksel güçten daha etkili olması.
İkinci Şanslar: Hayatın sonbaharında olan iki insanın (Jackie ve Max) kaderlerini değiştirme çabası.
Sadakat ve İhanet: Suç dünyasında güvenin ne kadar kırılgan bir zemin üzerine kurulu olduğu.
Zamanın Geçişi: Karakterlerin yaşlanma, emeklilik ve geçmiş hatalarıyla yüzleşme süreçleri.
Bu filmin sunduğu o sakin ama derin suç atmosferini sevdiyseniz, bir başka Elmore Leonard uyarlaması olan Out of Sight (Aşk ve Para) filmini beğenebilirsiniz. Ayrıca Tarantino’nun diğer eserlerinden Pulp Fiction veya suç ve karakter analizini başarıyla birleştiren Heat (Büyük Hesaplaşma) bu tarzın zirve noktalarıdır.
Quentin Tarantino, filmi Elmore Leonard’ın kitabından uyarlarken ana karakterin soyadını ve ırkını değiştirerek Pam Grier’a özel hale getirmiştir.
Robert Forster, bu filmden önce uzun süredir önemli roller alamıyordu; Tarantino’nun ona olan güveni aktörün kariyerini yeniden canlandırdı.
Filmin çekimleri sırasında Robert De Niro, karakterinin pasif doğasını yansıtmak için sahnelerinin çoğunda oldukça düşük bir enerjiyle oynamayı tercih etmiştir.
Filmdeki meşhur alışveriş merkezi sahnesi, aynı olayın farklı karakterlerin gözünden üç kez anlatıldığı bir kurgu tekniğiyle çekilmiştir.
Hayır, Jackie Brown bağımsız bir hikayedir ancak evrensel olarak diğer Tarantino filmleriyle küçük stilistik bağlar ve benzer suç dünyası motifleri taşır.
Diğer Tarantino filmlerine kıyasla şiddet dozu daha düşüktür; film daha çok karakter psikolojisi, planlama ve diyaloglar üzerine kuruludur.
Aralarındaki bağ, gençlik aşklarından ziyade karşılıklı saygı, güven ve sessiz bir hayranlık üzerine kurulu, oldukça olgun ve hüzünlü bir yakınlaşmadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...