

Chandru

Sengani Rajakannu
Alli Rajakannu

Rajakannu

Mythra

Perumalsamy

Ram Mohan

Chellapandiyan

Gurumoorthy

Veerasamy
Sengeni ve Rajakannu, toplumun en alt katmanında görülen ve yılan avlayarak geçinen "Irula" kabilesine mensup, birbirine aşık bir çifttir. Hayatları, köydeki bir hırsızlık olayının ardından Rajakannu'nun polis tarafından haksız yere gözaltına alınmasıyla cehenneme döner. Polis, suçu Rajakannu'nun üzerine yıkmak için ona ve ailesine ağır işkenceler uygular. Bir gece Rajakannu polis karakolundan "kaçtığı" iddia edilerek ortadan kaybolur.
Çaresiz kalan ve adaletin kapılarının kendisine kapandığını gören Sengeni, insan hakları avukatı Chandru'ya ulaşır. Chandru, sadece ezilenlerin davasını savunan, anayasayı en güçlü silahı olarak kullanan idealist bir hukukçudur. Chandru, Rajakannu'nun başına gelenlerin ardındaki korkunç gerçeği ortaya çıkarmak için eyalet polisine ve köklü kast önyargılarına karşı devasa bir hukuk savaşı başlatır.
Suriya (Avukat Chandru): Güney Hindistan sinemasının süper yıldızı Suriya, karizmatik ama gösterişten uzak, tamamen adalete odaklanmış avukat rolünde kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiliyor.
Lijomol Jose (Sengeni): Çocuğuyla birlikte kocasının izini süren acılı ama dirençli anne rolünde, izleyicinin yüreğine dokunan bir performans sergiliyor.
Manikandan (Rajakannu): İşkence sahnelerindeki gerçekçiliği ve sessiz çığlığıyla sistemin kurbanı olan masum insanı başarıyla temsil ediyor.
Yönetmen T. J. Gnanavel, Hindistan'ın en büyük yaralarından biri olan kast ayrımcılığını ve bu sistemin devlet kurumlarına (özellikle polise) nasıl nüfuz ettiğini sansürsüz bir şekilde gözler önüne seriyor. Film, şiddeti sadece göstermek için değil, sistemin çürümüşlüğünü kanıtlamak için bir araç olarak kullanıyor. Adını, Hindistan Anayasası'nın babası B. R. Ambedkar'ın takipçileri tarafından kullanılan ve "Bhim'e Selam" anlamına gelen bir slogan olan Jai Bhim’den alan film, hukukun üstünlüğüne dair güçlü bir manifestodur.
Hukuk dramalarını, gerçek olaylara dayanan insan hakları mücadelelerini ve toplumsal adaletsizliği eleştiren sert yapımları seven herkes bu filmi izlemeli. Eğer "12 Angry Men" veya "Just Mercy" gibi filmlerden etkilendiyseniz, Jai Bhim size çok daha çiğ ve yerel bir perspektiften benzer bir tat verecektir. IMDb puanıyla dünya çapında dikkat çeken bu yapım, sadece bir film değil, bir farkındalık projesidir.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, "adalet" kavramının bazen sadece bir kişinin inadı ve dürüstlüğü sayesinde yerini bulabileceğini görmektir. Film, sinemanın bir değişim aracı olabileceğini kanıtlıyor. Ayrıca, Hindistan'ın sadece dans ve şarkılardan ibaret olmayan, karanlık ve gerçekçi yüzüyle tanışmak isteyenler için sarsıcı bir deneyim sunuyor.
Sistemik Baskı: Devlet gücünün, korumasız ve fakir halk üzerinde bir baskı aracına dönüşmesi.
Kast Sistemi: İnsanların doğuştan gelen kimlikleri yüzünden adaletten mahrum bırakılması.
Hukukun Gücü: Fiziksel gücün bittiği yerde, anayasanın ve mahkemelerin en büyük sığınak olması.
Film, emekli yüksek mahkeme yargıcı Justice K. Chandru'nun 1993 yılında avukatken üstlendiği gerçek bir davadan uyarlanmıştır.
Jai Bhim, vizyona girdikten kısa bir süre sonra IMDb'de en yüksek puanlı film listelerinde zirveye oynayarak dünya genelinde bir fenomen haline gelmiştir.
Filmdeki "Habeas Corpus" (kişiyi hürriyetinden mahrum eden güce karşı mahkemeye çıkarma talebi) dilekçesi, Hindistan hukuk sisteminde bu aracın önemini halka hatırlatmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...