

Brody

Quint

Hooper

Ellen Brody

Vaughn

Meadows

Hendricks

Chrissie

Cassidy

Estuary Victim
New England kıyılarındaki turistik Amity Adası, yaz sezonunun başında korkunç bir saldırıyla sarsılır. Genç bir kadının denizde parçalanmış bedeni kıyıya vurunca, kasabanın yeni polis şefi Martin Brody plajları kapatmak ister. Ancak kasaba ekonomisinin yaz turizmine bağlı olması nedeniyle belediye başkanı bu talebi reddeder ve olayları örtbas etmeye çalışır. Bu ihmalkârlık, devasa bir beyaz köpekbalığının saldırılarının devam etmesine ve Amity sularının bir kan gölüne dönüşmesine neden olur.
Kasaba halkı büyük bir korku içindeyken, köpekbalığını yakalamak için ödül avcıları devreye girer. Brody, okyanus bilimci Matt Hooper ve deneyimli, sert mizaçlı köpekbalığı avcısı Quint ile birlikte denize açılır. Orca adlı küçük teknede, bu üç farklı karakterin arasındaki gerilim, denizin altından gelen devasa tehditle birleşince hayatta kalma savaşı psikolojik bir derinlik kazanır. Artık sadece köpekbalığını avlamak değil, sonsuz maviliğin ortasında sağ kalmak da bir mucize gerektirecektir.
Roy Scheider, sudan korkan polis şefi Martin Brody rolünde harika bir "sıradan kahraman" portresi çiziyor. Robert Shaw, savaş görmüş eski denizci Quint karakterine kattığı vahşi karizma ve meşhur "Indianapolis" tiradıyla filmin editoryal gücünü zirveye taşıyor. Genç Richard Dreyfuss ise Matt Hooper rolüyle, bilimin ve teknolojinin heyecanını ekrana yansıtarak Quint’in geleneksel yöntemleriyle tezat bir denge kuruyor.
Bu üç aktörün tekne üzerindeki etkileşimi, filmin sadece bir canavar hikâyesi değil, aynı zamanda karakter odaklı güçlü bir dram olduğunu kanıtlıyor. Özellikle Robert Shaw ve Richard Dreyfuss arasındaki sürtüşmeler, gerilimin tırmandığı anlarda bile izleyiciyi hikâyeye bağlı tutuyor.
Steven Spielberg’ün henüz kariyerinin başında yönettiği Jaws, sinema tarihinin ilk "blockbuster" (büyük gişe filmi) olarak kabul edilir. Filmin çekimleri sırasında mekanik köpekbalığının sürekli arızalanması, Spielberg’ü yaratığı göstermek yerine varlığını hissettirmeye zorlamış; bu zorunluluk, sinema tarihinin en dahice gerilim tekniklerinden birini doğurmuştur. John Williams imzalı, sadece iki notadan oluşan o meşhur tema müziği, köpekbalığı görünmese bile izleyicinin iliklerine kadar korku hissetmesini sağlar. Jaws, temposu, kurgusu ve korkuyu zamana yayma becerisiyle tam bir yönetmenlik dersidir.
Sinema tarihinin dönüm noktalarını merak edenler ve korku filmleri ile gerilim türünün nasıl inşa edildiğini görmek isteyen herkes bu başyapıtı izlemeli. Eğer doğanın insana karşı üstünlüğünü konu alan macera filmleri ilginizi çekiyorsa, Jaws sizin için hala aşılamamış bir zirvedir. Gerçekçi karakter çatışmaları ve klostrofobik atmosfer seven izleyiciler için de eşsiz bir deneyim sunar.
Jaws, üzerinden onlarca yıl geçmesine rağmen etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen ender yapımlardan biridir. Modern sinemanın pazarlama ve dağıtım stratejilerini değiştiren bu film, "görünmeyen tehlikenin" görünenden çok daha korkutucu olduğu gerçeğini en saf haliyle sunar. Sadece bir köpekbalığı saldırısı değil, insanın doğa karşısındaki çaresizliğini ve kibrini anlattığı için izlenmelidir.
Doğa vs. İnsan: Teknolojinin ve insan zekasının, doğanın ilkel ve devasa gücü karşısındaki yetersizliği.
Açgözlülük ve İhmal: Siyasi otoritelerin ekonomik çıkarlar uğruna insan hayatını hiçe sayması.
Korkuyla Yüzleşme: Sudan korkan bir adamın, ailesini korumak için okyanusun ortasında canavarla yüzleşmesi.
Erkeklik ve Rekabet: Farklı sosyal sınıflardan gelen üç erkeğin kapalı bir alanda güç mücadelesi.
Doğal dehşet ve hayatta kalma mücadelesi ilginizi çekiyorsa, Liam Neeson’lı Gri Kurt (The Grey) benzer bir atmosfer sunar. Deniz altındaki gerilimi daha modern bir dille hissetmek için Karanlık Sular (The Shallows) başarılı bir gerilim filmi örneğidir. Ayrıca Spielberg’ün bir diğer kült yapımı olan Jurassic Park, benzer bir "insan yapımı olmayan tehlike" temasını işler.
Filmin çekimleri sırasında mekanik köpekbalığı "Bruce" o kadar çok bozulmuştur ki, Spielberg çekimleri bitiremeyeceğinden korkmuştur.
Film, 100 milyon dolar barajını aşan ilk film olarak tarihe geçmiştir.
Köpekbalığının meşhur iki notalı müziği, başta Spielberg tarafından bir şaka sanılmış ancak sonradan dehası fark edilmiştir.
Çekimler gerçek okyanusta yapıldığı için lojistik olarak büyük zorluklar yaşanmış, tekneler batma tehlikesi atlatmıştır.
Mekanik köpekbalığı Bruce çekimler sırasında sık sık arızalandığı için Spielberg, gerilimi köpekbalığını göstermeden müzik ve kamera açılarıyla sağlamak zorunda kalmıştır.
Evet, Roy Scheider bu cümleyi çekimler sırasında setteki lojistik aksaklıklara bir gönderme olarak doğaçlama söylemiş ve replik sinema tarihine geçmiştir.
Film, Peter Benchley'nin romanından uyarlanmıştır. Benchley, 1916'da New Jersey kıyılarında yaşanan ve beş kişinin saldırıya uğradığı gerçek olaylardan esinlenmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...