

John Link

Lydia

Kirby Curtis

Preacher

Jason

Jonah

Cherise

Arturo Rios

Sheila

Joker
John Link, eski bir hükümlü ve alkol bağımlılığını yenmeye çalışan, toplumun kıyısında yaşayan bir adamdır. Çölün ortasında bir karavanda dövmecilik yaparak sessiz ve sakin bir hayat kurmaya çalışmaktadır. Ancak yıllardır görmediği kızı Lydia’nın bir gün aniden gelen yardım telefonuyla bu huzurlu hayatı yerle bir olur.
Lydia, uyuşturucu karteline mensup erkek arkadaşıyla girdiği bir olayda yanlışlıkla birini vurmuş ve hem polisin hem de acımasız kartel üyelerinin hedefi haline gelmiştir. Kızını korumak için eski karanlık yeteneklerini ve bağlantılarını yeniden devreye sokan John, Lydia ile birlikte uçsuz buçaksız çöllerde bir kaçışa başlar. Film, bir babanın günahlarından arınma çabasını ve evladı için neleri feda edebileceğini spoilersız bir şekilde, kemik kıran bir gerçekçilikle anlatıyor.
Filmin başrolünde yer alan Mel Gibson (John Link), karakterin yorgun ama kararlı ruh halini muazzam bir karizmayla yansıtıyor. Gibson, adeta "yaşayan bir efsane" olduğunu bu performansıyla tekrar kanıtlıyor. Ona eşlik eden genç yetenek Erin Moriarty (Lydia), çaresiz ama asi bir genç kız portresini başarıyla çiziyor. Kadroda ayrıca Diego Luna ve William H. Macy gibi usta isimlerin yer alması, filmin oyunculuk kalitesini üst seviyeye taşıyor.
Jean-François Richet tarafından yönetilen yapım, 70’lerin ve 80’lerin o "kirli" ve gerçekçi aksiyon filmlerine bir saygı duruşu niteliğinde. Film, gereksiz görsel efektlerden kaçınarak daha çok karakter derinliğine ve gergin atmosfere odaklanıyor. Tozlu yollar, eski model motosikletler ve sert diyaloglarla bezeli olan Kan Bağı, izleyiciye modern ama nostaljik bir aksiyon filmi deneyimi sunuyor.
Mel Gibson’ın sert ve karizmatik rollerini özleyenler, baba-kız dramasıyla harmanlanmış suç hikayelerinden hoşlananlar ve temposu yüksek ama hikayesi ayakları yere basan bir yapım arayanlar için ideal. Eğer Taken (70-80'ler dokusunda olan versiyonu gibi) veya Logan tarzı "koruyucu baba" temalı yapımları seviyorsanız, bu film tam size göre bir platform filmi.
Film, klişe bir "kurtarma" operasyonundan ziyade, bir babanın geçmişteki hatalarıyla yüzleşmesini ve kızıyla arasındaki kopuk bağı yeniden kurma çabasını çok insani bir yerden işliyor. Aksiyon sahneleri son derece çiğ ve etkileyici; Mel Gibson’ın sakallı ve sert görüntüsü ise filme ayrı bir ağırlık katıyor. Sadece bir dövüş hikayesi değil, aynı zamanda etkileyici bir yol hikayesi olması da cabası.
Günahlardan Arınma: Geçmişin yükünü taşıyan bir adamın, kızı üzerinden kendini affettirme çabası.
Koşulsuz Koruma: Bir ebeveynin, çocuğu ne kadar hata yapmış olursa olsun onun için dünyayı karşısına alması.
Yalnızlık ve Toplum Dışı Yaşam: Modern dünyadan kopmuş karakterlerin hayatta kalma mücadelesi.
Bu filmin sert ve gerçekçi tonunu sevdiyseniz, yine Mel Gibson'ın benzer bir tonda yer aldığı Get the Gringo veya bir intikam hikayesi olan Man on Fire (Gazap Ateşi) filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca çöl atmosferi ve suç temasını birleştiren Hell or High Water da benzer bir seyir zevki sunacaktır.
Film, Peter Craig'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır.
Mel Gibson, bu rol için uzun süre bir karavanda vakit geçirmiş ve karakterin o "toplumdan soyutlanmış" havasını bizzat deneyimlemiştir.
Çekimler, atmosferin kasvetini ve sıcaklığını hissettirmek için New Mexico'nun çöl bölgelerinde yapılmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...