
Komedi, Romantik

Theodore Pierce

Buddy

Joey

Didi
Mikey

Charlotte

Ms. Milner

Richard

Shelly

Bartender
Teddy Pierce, San Francisco'da yaşayan, iyi bir işi, mutlu bir evliliği ve sadık arkadaşları olan sıradan bir aile babasıdır. Ancak bir gün kapalı bir otoparkta, kırmızı elbiseli muhteşem bir kadının havalandırma ızgarası üzerinde dans edişine tanık olduğunda, bu rutin hayatı bir anda rotasından çıkar. Gördüğü bu büyüleyici kadın, Teddy'nin zihninde takıntılı bir arzuya dönüşür ve onu daha önce hiç girmediği riskli bir yola sürükler.
Teddy, bu gizemli kadının peşine düşerken bir yandan da sadık bir eş olma imajını korumaya çalışır. Arkadaş grubunun da dahil olduğu bu macera, yalanların yalanları doğurduğu, komik yanlış anlaşılmaların ve trajikomik durumların yaşandığı bir serüvene dönüşür. Teddy'nin masum bir flört beklentisiyle başlayan bu serüveni, aslında bir adamın kendi yaşamını, değerlerini ve kaçırdığı fırsatları sorguladığı bir orta yaş bunalımı parodisine evrilir.
Filmin yönetmenliğini de üstlenen Gene Wilder, Teddy Pierce rolünde her zamanki nevrotik, sempatik ve şaşkın tavrıyla harika bir performans sergiliyor. Wilder, karakterin içine düştüğü ahlaki ikilemi izleyiciyi kızdırmadan, tam aksine ona acıyarak gülmemizi sağlayacak bir ustalıkla sunuyor.
Filmin asıl parlayan yıldızı ise, kırmızı elbiseli Charlotte rolüyle ilk sinema deneyimini yaşayan Kelly LeBrock’tur. LeBrock, sadece güzelliğiyle değil, karakterin ulaşılamaz ve ikonik havasıyla filmin görsel hafızasına kazınmıştır. Ayrıca Teddy'nin arkadaş grubundaki Charles Grodin ve Joseph Bologna gibi isimler, dostluk ve sadakat üzerine kurulu mizahi sahneleriyle filmin komedi dozunu artıran performanslar ortaya koyuyorlar.
1984 yapımı bu film, Fransız yapımı Un éléphant ça trompe énormément filminin Amerikan uyarlamasıdır. Gene Wilder, orijinal hikâyeyi Amerikan banliyö hayatının dinamikleriyle başarıyla harmanlamıştır. Film, sadece bir "aldatma" hikâyesi değil, aynı zamanda erkek psikolojisi ve arkadaşlık bağları üzerine yapılmış keskin bir gözlemdir. Filmin sinematografisinden çok, müzikal başarısı öne çıkmaktadır; özellikle Stevie Wonder tarafından film için bestelenen "I Just Called to Say I Love You" şarkısı, 1985 yılında En İyi Orijinal Şarkı dalında Oscar kazanarak filmi ölümsüzleştirmiştir.
Hafif, eğlenceli ve nostaljik komedi filmleri sevenler için bu yapım mükemmel bir tercihtir. 80'li yılların kendine has atmosferini, moda anlayışını ve mizah dilini özleyen her sinemasever bu film izle listesine The Woman in Red'i mutlaka eklemelidir. İlişkilerdeki absürt durumlar ve insan doğasının zaafları üzerine çekilmiş samimi yapımlardan hoşlananlar için keyifli bir yabancı film deneyimi olacaktır.
The Woman in Red, sinema tarihinin en ikonik sahnelerinden birine (kırmızı elbisenin havalanması) ev sahipliği yapması sebebiyle izlenmelidir. Sadece kahkaha atmak için değil, aynı zamanda insanın monotonluktan kurtulma çabasının ne kadar gülünç durumlara yol açabileceğini görmek için de izlenmeye değerdir. Stevie Wonder'ın eşsiz müzikleri eşliğinde akan hikâye, bittiğinde izleyicide hem neşeli hem de düşündürücü bir tat bırakır.
Orta Yaş Krizi: İstikrarlı bir hayatın içinde aniden beliren heyecan arayışı.
Sadakat ve İhanet: Masum görünen bir hayalin gerçek hayattaki bedelleri.
Erkek Dayanışması: Arkadaşların birbirlerinin hatalarını örtme ve destekleme çabası.
Fantezi vs. Gerçek: Zihinde canlandırılan kusursuz kadın imajının gerçeklikle çatışması.
The Seven Year Itch (Yaz Bekarı): Marilyn Monroe'nun ikonik sahnesiyle benzerlik taşıyan, erkeklerin sadakat sınavını işleyen klasik bir eser.
Tootsie: Kimlik ve ilişkiler üzerine kurulu, 80'lerin bir diğer başarılı komedi filmi örneği.
Annie Hall: İlişkilerin karmaşıklığını ve bireysel takıntıları mizahi bir dille anlatan güçlü bir yapım.
Kelly LeBrock'un meşhur havalandırma sahnesi, Marilyn Monroe'nun efsanevi sahnesine doğrudan bir göndermedir.
Stevie Wonder'ın film için hazırladığı soundtrack albümü, filmin kendisinden bile daha büyük bir ticari başarı yakalamıştır.
Gene Wilder, bu filmle yönetmenlik koltuğunda üçüncü kez oturmuştur.
Kelly LeBrock bu filmden önce çok ünlü bir modeldi; The Woman in Red onun sinemaya adım attığı ve dünya çapında tanındığı ilk filmidir.
Evet, temel olarak romantik komedi türünde olsa da içerisinde güçlü bir "fars" (absürt komedi) ve toplumsal taşlama unsurları barındırır.
Film, 1976 yapımı Fransız filmi "Pardon Mon Affaire" (Un éléphant ça trompe énormément) yapımının yeniden çevrimidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...