
Korku, Gerilim
Soner, İzmir’de arkadaş grubu ve sevgilisi Azra ile sakin bir hayat sürerken, çocukluğundan beri gördüğü kabusların ardındaki gizemi çözmeye karar verir. Reankarne olduğuna ve 200 yıl önce Yahya ismiyle yaşadığına inanan Soner, geçmiş yaşamında iki büyücünün tılsımlı bir kitabı İstanbul yakınlarındaki bir mağaraya gömşüne şahitlik ettiğini hatırlar. Bu kitap, yeryüzündeki tüm cinlere hükmetme gücüne sahiptir. Arkadaşlarını bu hazineyi bulmaya ikna eden Soner, aslında geri dönüşü olmayan bir laneti de tetikler. Evde kitabın adı geçer geçmez doğaüstü olaylar başlar ve sevgilisi Azra gizemli bir şekilde hayatını kaybedip, cinlerin kontrolünde geri döner.
İzmir’den İstanbul’a uzanan yolculuk, grubun ormanlık bir alanda yakıtlarının bitmesiyle tam bir kapana dönüşür. Sığındıkları köhne ev, geçmişte ölüm büyüleri yapan bir büyücünün mekanıdır ve hem ev hem de civardaki ıssız köy, cinlerin istilası altındadır. Kitabın üzerindeki ağır koruma büyüsü, Soner ve arkadaşlarını mağaraya yaklaştıkça birer birer ölüme sürükler. Grubun içindeki asıl tehlikenin kim olduğunu anlamak için artık çok geçtir; kadim sırrı öğrenen herkes bedelini canıyla ödemek zorundadır.
Filmin başrolünde yer alan Serkan Güler, geçmiş yaşamı ile bugünü arasında sıkışmış Soner karakterinin ruhsal çöküşünü ve saplantısını başarılı bir şekilde canlandırıyor. Azra rolündeki Aslı Kökçe, karakterin masumiyeti ile bedeni ele geçirildikten sonraki ürkütücü dönüşümü arasındaki keskin farkı etkileyici bir performansla sergiliyor. Türk sinemasının tanınan isimlerinden Sibel Gökçe, Naira Seyidova ve Sinan İçsel de hikâyenin mistik ve karanlık dokusuna güç katan performanslarıyla kadroyu tamamlıyor.
Yönetmen Deniz Deniz, reenkarnasyon temasını geleneksel yerli korku unsurlarıyla harmanlayarak izleyiciye farklı bir perspektif sunuyor. Filmin temposu, İzmir’den yola çıkışla birlikte artarken, ormandaki terkedilmiş ev sahnelerinde zirveye ulaşıyor. Görüntü yönetmeni Murat Alphan’ın karanlık ve puslu orman çekimleri, Samet Akkuş’un gerilimi tırmandıran müzikleriyle birleşerek izleyiciyi klostrofobik bir atmosferin içine çekiyor. Kitabın üzerindeki lanetin işleniş biçimi, filmi standart bir define avı öyküsünden çıkarıp karanlık bir doğaüstü gerilime dönüştürüyor.
Geçmiş yaşamlar, reenkarnasyon ve mistik filmler üzerine kurgulanmış hikâyeleri sevenler için Kitap 1820 oldukça ilgi çekici bir yapım. Özellikle kadim büyüler ve cin temalı korku filmleri izleyicisi, filmin sunduğu karanlık atmosferden ve beklenmedik finalinden tatmin olacaktır. Gizem ve gerilimin iç içe geçtiği yol filmlerini seven sinemaseverler de bu tehlikeli yolculuğa şans verebilir.
Kitap 1820, sadece bir korku filmi olmanın ötesinde, insan hırsının ve kadim sırları kurcalamanın bedelini çarpıcı bir şekilde gösteriyor. "Katil aramızda" temasını doğaüstü bir güçle birleştirmesi, izleyiciyi son ana kadar ters köşe yapmaya aday. Ayrıca 1820 yılına dayanan tarihi arka planı ve tılsımlı bir kitabın yarattığı dehşet, filmi türün diğer örneklerinden ayıran merak uyandırıcı unsurlar arasında yer alıyor.
Reenkarnasyon: Geçmiş yaşamdaki anıların ve yarım kalmış işlerin bugünkü hayata etkisi.
Hırs ve Güç Tutkusu: Tüm cinlere hükmetme arzusunun getirdiği yıkım.
İhanet ve Ele Geçirilme: En yakınındaki kişinin, karanlık güçlerin kontrolünde bir tehdide dönüşmesi.
Kadim Lanetler: Yüzyıllardır korunan sırların bozulmasıyla ortaya çıkan kaçınılmaz son.
Eğer bu filmdeki atmosferden hoşlandıysanız, yine bir yolculukla başlayan ve dehşetle sonuçlanan Büyü veya reenkarnasyon ve lanetli nesne temalarını işleyen Dabbe serisi gibi yerli korku yapımlarına göz atabilirsiniz. Ayrıca bir grubun ormanda mahsur kalıp teker teker avlandığı The Blair Witch Project atmosferi de benzer bir gerilim sunmaktadır.
Film, özellikle orman ve terkedilmiş ev sahneleri için uzun süren mekan araştırmaları sonucunda çekilmiştir. Kitabın 1820 yılındaki Yahya karakteriyle olan bağlantısı için özel bir sanat yönetimi çalışması yapılmış ve dönemin atmosferini yansıtan detaylara yer verilmiştir. Kurgu masasında Cafer Deniz’in dokunuşlarıyla, gerilim anlarının vuruculuğu artırılmıştır.
Soner, tüm arkadaşlarını kaybettikten sonra hayatta kalan tek kişidir ancak zihnini kaybettiği için bir akıl hastanesine yatırılır; tılsımlı kitap ise yeni bir kurban beklemek üzere tekrar gömülür.
Filmdeki "Kitap 1820", senaryo gereği oluşturulmuş tılsımlı bir nesnedir ancak içeriği Anadolu'daki büyü ve cin inanışlarından esinlenerek kurgulanmıştır.
Azra, İzmir'deki ilk olayda cinler tarafından ele geçirildiği için artık kendi iradesiyle değil, kitabın korunması için hareket eden karanlık varlıkların bir piyonu olarak hareket eder.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...