

Cindy Campbell

Brenda Meeks

George

Mahalik

Tom

President Baxter Harris

CJ

Ross Giggins

Becca

Kate
Cindy Campbell artık haber muhabiridir ve gizemli olayların peşinde koşarken kendisini içinden çıkılması imkansız bir karmaşanın ortasında bulur. Bir yanda izleyenlerin yedi gün içinde öleceği iddia edilen lanetli bir video kaset, diğer yanda ise çiftliklerde beliren tuhaf ekin çemberleri dünyayı tehdit etmektedir. Cindy, bu iki alakasız olayın bir şekilde bağlantılı olduğunu keşfeder ve insanlığı kurtarmak için harekete geçer.
Mesele sadece uzaylı istilası veya lanetli bir kız çocuğu değildir; Cindy aynı zamanda yeğenine bakmak, başarısız bir beyaz rapçi olan George ile bağ kurmak ve sürekli sakarlık yapan bir başkanla uğraşmak zorundadır. Michael Jackson’dan Matrix’e kadar uzanan geniş bir referans ağıyla hikâye, her saniyesinde izleyiciyi şaşırtan bir mantıksızlıkla ilerler. Korku sinemasının en ürkütücü sahneleri, bu filmde kahkaha dolu birer fiyaskoya dönüşür.
Anna Faris, serinin kalbi olan Cindy Campbell karakteriyle yine sahnede. Bu kez daha tecrübeli ama bir o kadar şaşkın olan Cindy, Faris’in komedi zamanlamasıyla devleşiyor. Kadroya bu filmle dahil olan ve efsaneleşen Regina Hall, Brenda rolünde sinema tarihinin en absürt "ölüm ve diriliş" sahnelerinden birine imza atıyor.
Efsanevi oyuncu Charlie Sheen, Tom Logan karakteriyle İşaretler filminin Mel Gibson’ını başarıyla tiye alırken; Leslie Nielsen, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı rolünde sergilediği beceriksizlikle filmin mizah dozunu zirveye taşıyor. Ayrıca Queen Latifah ve Eddie Griffin gibi isimlerin "The Oracle" parodileri, filmin unutulmaz performansları arasında yer alıyor.
Serinin bu üçüncü halkasında yönetmen koltuğuna, Çıplak Silah serisinden tanıdığımız usta isim David Zucker oturuyor. Zucker’ın gelişiyle birlikte mizah tarzı, Wayans kardeşlerin bel altı ağırlıklı esprilerinden daha çok durum komedisine ve görsel şakalara (slapstick) kayıyor. Film, popüler kültürün en taze örneklerini hedef alarak komedi filmi türünde parodinin nasıl daha geniş kitlelere hitap edebileceğini kanıtlıyor.
Özellikle Halka (The Ring), İşaretler (Signs) ve Matrix Reloaded gibi filmleri izlemiş olanlar, bu yapımı çok daha büyük bir keyifle izleyecektir. Absürt mizahın ve mantık aramayan eğlenceli filmler kuşağının hayranları için bu film biçilmiş kaftandır. Leslie Nielsen’ın klasikleşmiş şaşkın başkan tiplemesini özleyenler ve nostaljik bir kült film arayan her sinemasever bu maceraya dahil olmalıdır.
Korku unsurlarının bu kadar büyük bir ciddiyetle başlayıp saniyeler içinde saçma bir şakaya dönüşmesi, izleyicide eşsiz bir rahatlama ve eğlence hissi yaratıyor. Parodi türünün altın çağını temsil eden yapım, döneminin ruhunu ve popüler kültür takıntılarını harika bir şekilde özetliyor. Özellikle Michael Jackson göndermeleri ve rap savaşı sahneleriyle sinema tarihinin en çok konuşulan komedi sekanslarından bazılarına sahip olması, filmi izlemek için yeterli bir nedendir.
Doğaüstü Parodi: Korku sinemasının ikonik doğaüstü karakterlerinin gülünç duruma düşürülmesi.
Medya Eleştirisi: Haber kanallarının reyting uğruna her şeyi nasıl sansasyonel hale getirdiği.
Uzaylı İstilası ve Kehanet: Kader ve uzaylılar gibi ciddi temaların yerle bir edilmesi.
Yanılgı ve Sakarlık: Karakterlerin en kritik anlarda bile yaptığı trajikomik hatalar.
Eğer bu tarzdaki yoğun parodi akışını sevdiyseniz, aynı yönetmenin elinden çıkan Uçak! (Airplane!) veya Çıplak Silah serisi listenizde olmalı. Ayrıca yine benzer bir kurguyla çekilen parodi filmleri arasında olan Superhero Movie de bu türün meraklılarını memnun edecek yapımlardan biridir.
Bu film, seride Wayans kardeşlerin senaryo veya oyuncu olarak yer almadığı ilk filmdir.
Filmdeki rap savaşı sahnesi, o dönem fırtınalar estiren 8 Mile filmine yapılmış en ünlü göndermelerden biridir.
Leslie Nielsen’ın başkan karakteri, aslında Uçak! ve Çıplak Silah filmlerindeki ciddiyetle yapılan saçmalık geleneğini sürdürür.
Film temel olarak Halka, İşaretler, 8 Mile, Matrix Reloaded ve Diğerleri (The Others) filmlerini merkezine alarak bu yapımların meşhur sahnelerini tiye alır.
Bu öznel bir durum olsa da, David Zucker’ın yönettiği üçüncü film, durum komedisi ve geniş kitlelere hitap eden espri anlayışıyla çoğu hayran tarafından serinin en başarılı halkalarından biri olarak kabul edilir.
Halka parodisi olan sahnede Brenda’nın televizyondan çıkan kızla kavgası sinema tarihine geçmiştir. Serinin genel absürt yapısı gereği karakterlerin ölümü hiçbir zaman kesin değildir ve her an geri dönebilirler.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...