

Bruno Haroche

Malik

Hélène, Joseph's Mother

Dylan

Menahem

Joseph

Valentin

Doctor Ronssin

IGAS Inspector

IGAS Inspector
Film, gerçek bir hikâyeden esinlenerek, otizm spektrumunda olan ve diğer kurumların "bakımı çok zor" diyerek kabul etmediği çocuklara ve gençlere kapılarını açan iki adamın mücadelesini anlatıyor. Bruno (Vincent Cassel) dindar bir Yahudi, Malik (Reda Kateb) ise dindar bir Müslümandır. Bu iki dost, 20 yılı aşkın bir süredir devletin ve resmi kurumların görmezden geldiği "en ağır" vakalarla ilgilenmekte, onlara bir yuva ve amaç sunmaktadırlar.
Bir yandan bu zorlu gençleri topluma kazandırmaya çalışırken, bir yandan da dezavantajlı bölgelerden gelen gençleri bu çocuklara "refakatçi" olarak eğiterler. Ancak, derneklerinin resmi bir lisansı olmadığı gerekçesiyle sosyal hizmetler müfettişlerinin denetimi altına girerler. Film, bürokrasinin soğuk kuralları ile insan sevgisinin kuralsız gücü arasındaki o amansız çatışmayı konu alır.
Filmin samimiyeti, başroldeki iki dev ismin gösterişten uzak, son derece doğal performanslarından geliyor:
Vincent Cassel (Bruno): Genellikle sert ve karizmatik rollerde görmeye alışık olduğumuz Cassel, bu filmde hayatını başkalarına adamış, yorgun ama inatçı Bruno rolünde kariyerinin en insancıl performansını sergiliyor.
Reda Kateb (Malik): Sakinliği ve otoritesiyle dengeleyici bir güç olan Malik karakterinde, Cassel ile muazzam bir uyum yakalıyor.
Amatör Oyuncular: Filmde otizmli gençleri canlandıran oyuncuların bir kısmı gerçek hayatta da bu spektrumda yer alan bireylerdir. Bu tercih, filme bir belgesel dürüstlüğü ve benzersiz bir duygusal ağırlık katıyor.
The Specials, dram ve mizahı o kadar hassas bir dengede tutuyor ki, bir sahnede gözyaşlarınızı tutamazken bir sonraki sahnede karakterlerin birbirine olan bağlılığına gülümseyebiliyorsunuz. Yönetmen ikilisi, otizmi bir "hastalık" veya "acıma nesnesi" olarak değil; sabır, sevgi ve doğru yaklaşımla aşılabilecek bir iletişim engeli olarak gösteriyor. Filmin temposu, Paris sokaklarındaki o koşturmacayı ve aciliyet hissini yansıtacak şekilde dinamik kurgulanmış. 2019 Cannes Film Festivali'nin kapanış filmi olarak seçilmesi, başarısının en büyük kanıtlarından biridir.
İnsanlık onuruna dair, gerçekçi ve ilham verici hikâyelerden hoşlanan herkes bu filmi izlemeli. Eğitimciler, sağlık çalışanları ve sosyal sorumluluk projelerine ilgi duyanlar için bu yapım adeta bir rehber niteliğinde. Eğer Can Dostum (Intouchables) filmini sevdiyseniz, aynı yönetmenlerin bu çok daha derin ve toplumsal mesajı güçlü olan eserine bayılacaksınız.
Film, modern toplumun "kusursuzluk" takıntısına ve bürokrasinin hantallığına karşı harika bir eleştiri sunuyor. Benzerlerinden ayrılan en büyük farkı, ajitasyon yapmadan gerçek sorunlara parmak basması ve "normal" olarak kabul edilenin ne kadar göreceli olduğunu göstermesidir. Film bittiğinde kendinizi "Ben başkaları için ne yapıyorum?" sorusunu sorarken bulabilirsiniz.
Ötekileştirme ve Kabul: Sistemin "sorunlu" olarak yaftaladığı bireylerin toplumda bir yer bulma çabası.
İnançlar Arası Dostluk: Din ve kültür farklarının, ortak bir insani amaç uğruna nasıl anlamsızlaştığı.
Fedakarlık: Kendi hayatından vazgeçip başkalarının hayatına dokunmanın zorlukları ve güzellikleri.
Sistem Eleştirisi: Kuralların bazen insanların ihtiyaçlarının önüne geçmesi.
Bu filmin duygusal dokusunu sevdiyseniz, şu yapımlara da göz atabilirsiniz:
Can Dostum (Intouchables): Aynı yönetmenlerden, yine gerçek bir dostluk ve bakım hikâyesi.
Benim Adım Sam (I Am Sam): Zihinsel engelli bir babanın kızı için verdiği hukuk mücadelesi.
Mucize (Wonder): Farklılıklarıyla kabul görmeye çalışan bir çocuğun sıcak hikâyesi.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...