
Romantik, Dram, Gizem

Virginia "Gin" Baker

Robert "Mac" MacDougal

Hector Cruz

Conrad Greene

Aaron Thibadeaux

Haas

Quinn

Security Chief

Chief of Police

Millennium Man
Entrapment, New York’ta paha biçilemez bir Rembrandt tablosunun çalınmasıyla başlayan, Londra’dan Malezya’ya uzanan yüksek tempolu bir macera sunuyor. Sigorta müfettişi Virginia "Gin" Baker, bu ustalık gerektiren hırsızlığın arkasında efsanevi sanat hırsızı Robert "Mac" MacDougal'ın olduğuna emindir. Onu suçüstü yakalamak için kendisini de yetenekli bir hırsız olarak tanıtan Gin, Mac'in güvenini kazanarak onunla büyük bir soygun planının içine girer.
Ancak bu kedi fare oyununda kimin kimi avladığı, hikâye ilerledikçe belirsizleşir. Milenyum kutlamalarının arifesinde, Kuala Lumpur'daki Petronas İkiz Kuleleri'nden milyarlarca dolar değerinde bir transferi çalmak için kurdukları plan, karakterleri hem fiziksel hem de duygusal sınırlarına iter. Güvenin en değerli para birimi olduğu bu dünyada, Gin ve Mac arasındaki profesyonel ortaklık, yerini tehlikeli bir çekime ve öngörülemez bir sadakat sınavına bırakır.
Sinemanın karizmatik aktörü Sean Connery, tecrübeli ve soğukkanlı hırsız Mac rolünde her zamanki beyefendi tavrıyla devleşiyor. Connery, karakterine kattığı gizem ve otorite ile filmin aksiyon dolu sahnelerine ağırlık kazandırıyor. Karşısında ise kariyerinin zirvesindeki Catherine Zeta-Jones, Gin Baker rolüyle büyüleyici bir performans sergiliyor. Zeta-Jones, sadece zarafetiyle değil, aynı zamanda fiziksel kondisyon gerektiren zorlu akrobasi sahnelerindeki başarısıyla da göz dolduruyor.
İkilinin arasındaki yaş farkına rağmen yakaladıkları ekran kimyası, filmin duygusal motorunu oluşturuyor. Yardımcı rollerde izlediğimiz Ving Rhames, Mac'in güvenilir dostu Aaron rolünde filme denge getirirken, Will Patton ise Gin’in peşindeki hırslı müfettiş olarak çatışmayı körüklüyor. Her bir oyuncu, bu modern soygun masalının inandırıcılığını artırarak izleyiciyi hikâyeye bağlıyor.
Yönetmen Jon Amiel, 90’ların sonunda yükselen teknolojik casusluk türünü, klasik soygun estetiğiyle harmanlıyor. Filmin görsel dili, özellikle lazerli güvenlik sistemlerinden geçiş sahneleri ve Malezya'nın görkemli mimarisini kullanan finaliyle zihinlere kazınmış durumda. Tempo, izleyiciyi yormadan sürekli tırmanan bir gerilim sunarken, senaryodaki zekice kurgulanmış ters köşeler merak unsurunu son ana kadar canlı tutuyor. Müzikler ve mekan seçimleri, filmin sunduğu küresel macera hissini başarıyla destekliyor.
Zekice planlanmış soygun hikâyelerini ve aksiyon filmi türünün şık örneklerini sevenler bu yapımı kaçırmamalıdır. Eğer Catherine Zeta-Jones ve Sean Connery gibi dev isimlerin karizmatik kapışmalarını izlemekten keyif alıyorsanız, bu kült film sizin için ideal bir seyirliktir. Ayrıca casusluk temalı, teknolojiyle harmanlanmış suç filmi meraklıları için de oldukça tatmin edici bir deneyim vaat ediyor.
Bu film, sadece bir hırsızlık öyküsü değil, aynı zamanda disiplin ve estetiğin buluştuğu bir sanat eseridir. Catherine Zeta-Jones'un lazerler arasından süzüldüğü ikonik sahne, sinema tarihinin en unutulmaz anlarından biri olarak kabul edilir. Karakterlerin birbirini alt etmeye çalışırken geliştirdikleri stratejiler, izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkarıp bir bulmacanın içine dahil ediyor.
Güven ve İhanet: Kimsenin göründüğü gibi olmadığı bir dünyada sadakatin sınırları.
Mükemmel Plan: Kusursuz bir soygun için gereken disiplin, teknoloji ve zekâ.
Usta-Çırak İlişkisi: Tecrübenin dinamizmle olan çatışmalı ortaklığı.
Zamanla Yarış: Milenyum gibi sembolik bir eşikte, saniyelerin hayati önemi.
Eğer Entrapment'ın yarattığı o yüksek teknoloji ve zekâ dolu hırsızlık atmosferini sevdiyseniz, Pierce Brosnan'ın başrolünde olduğu The Thomas Crown Affair (İkili Oyun) sizin için mükemmel bir devam filmi olacaktır. Ayrıca geniş kadrosuyla bir başka soygun klasiği olan Ocean's Eleven veya Tom Cruise'un başrolünde olduğu Mission: Impossible serisinin ilk filmleri de benzer bir aksiyon ve strateji keyfi sunacaktır.
Filmin çekimleri için Londra'daki Pinewood Stüdyoları'nın yanı sıra İskoçya'daki tarihi Duart Kalesi ve Malezya'nın o dönem dünyanın en yüksek binası olan Petronas İkiz Kuleleri kullanılmıştır. Catherine Zeta-Jones, filmdeki meşhur lazer sahnesi için haftalarca jimnastik eğitimi almış ve sahnelerin çoğunda dublör kullanmamıştır. Ayrıca Sean Connery, filmin yapımcılığını da üstlenerek hikâyenin her aşamasında aktif rol almıştır.
Zeta-Jones, özellikle lazerli sahnelerdeki esneklik ve denge gerektiren hareketlerin büyük bir kısmını, aldığı yoğun eğitimler sayesinde bizzat kendisi gerçekleştirmiştir.
Filmde kullanılan bazı teknolojik cihazlar kurgusal olsa da, soygun planlarının disiplini ve karakterlerin fiziksel hazırlık süreci hırsızlık literatüründeki detaylara sadık kalınarak işlenmiştir.
Evet, filmin finalindeki nefes kesen sahneler Kuala Lumpur'daki Petronas İkiz Kuleleri'nde çekilmiştir; bu durum o dönem Malezya turizmine büyük katkı sağlamıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...