
Film, çocuk sahibi olmak isteyen ancak bu yolda büyük acılar çeken bir çiftin, umutsuzluk anında başvurdukları karanlık yolların bedelini konu alır. Doğal yollarla çocuk sahibi olamayan aile, çevrelerinin ve geçmişten gelen batıl inançların etkisiyle yasaklı bir ayine dahil olur. Bu ayin sonucunda dünyaya gelen bebek, aslında bekledikleri mucize değil, cinler aleminin en karanlık kabilelerinden birinin dünyaya sızmak için kullandığı bir "kapı"dır.
Bebek büyüdükçe evde açıklanamayan olaylar başlar ve ailenin etrafındaki herkes birer birer bu görünmez varlığın hedefi haline gelir. Anne ve baba, çocuklarını kurtarmak ile bu musallatı sona erdirmek arasında korkunç bir ikilemde kalır. Film, bir bebeğin masumiyeti ile kadim bir kötülüğün vahşetini karşı karşıya getiren bir gerilim sunuyor.
Filmin kadrosu, dramatik derinliği korkuyla birleştirebilen isimlerden oluşuyor:
Enis Boztepe: Çaresiz ve korumacı baba rolünde.
Melisa Şalgam: Bebeği ile inancı arasında kalan, psikolojik sınırları zorlanan anne karakterine hayat veriyor.
Bahtiyar Engin: Doğaüstü olaylar konusunda derin bilgiye sahip, olayların çözümü için kilit rol oynayan karakteri canlandırıyor.
Yönetmen koltuğunda yine korku türündeki tecrübesiyle bilinen Ahmet Arslan oturuyor. Serinin bu üçüncü filmi, önceki filmlere göre daha klostrofobik bir atmosferde, yani ağırlıklı olarak evin içinde geçiyor. "Bebek" gibi saf bir masumiyet simgesinin korku objesine dönüştürülmesi, izleyicideki tekinsizlik hissini artırıyor. Görsel efektlerden ziyade ses tasarımları ve makyaj teknikleri ile ön plana çıkan yapım, Türk korku sinemasının dinsel motiflerini modern bir aile trajedisiyle harmanlıyor.
Korku sinemasında "musallatlı çocuk" ve "lanetli bebek" temalarından hoşlananlar, yerli cin korkularının o kendine has karanlık atmosferini sevenler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Rosemary’nin Bebeği tarzı hikâyelerin yerli bir yorumunu merak ediyorsanız, bu film sizin için gerilimli bir platform filmi deneyimi olacaktır.
Psikolojik Gerilim: Sadece korkutmakla kalmayıp, bir annenin evladı üzerinden yaşadığı çaresizliği de hissettirdiği için.
Mihrez Mitolojisi: Serinin diğer filmlerinde kurulan cinler alemi hiyerarşisinin yeni ve daha kişisel bir halkasını görmek için.
Atmosfer: Dar mekanların ve sessizliğin korku unsuru olarak başarıyla kullanılması nedeniyle.
Ebeveynlik ve Fedakârlık: Bir evlat için nelerin feda edilebileceği ve bu fedakârlığın sınırları.
Yasak Bilgi: İnsan elinin değmemesi gereken doğaüstü sırlar ve bu sınırları zorlamanın bedeli.
Masumiyetin Çürümesi: En saf varlığın (bebek) bile kötülüğe araç edilebilmesi.
İnanç ve Batıl İnanç: Çaresizlik anında sığınılan yanlış inançların yarattığı felaketler.
Film, serinin hayranları tarafından özellikle "bebek" teması nedeniyle merakla beklenmiş ve vizyona girdiğinde ses getirmiştir.
Makyaj tasarımları için profesyonel ekiplerle çalışılmış, gerçekçi bir dehşet hissi yaratılmaya çalışılmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...